Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Tekrar yargılama bizi neden geriyor?


Alem bir toplumuz.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önümüzdeki günlerde, Öcalan'ın adil yargılanmadığı yolundaki başvurusu ile ilgili kararını açıklayacak.
Aman efendim, Ankara'da bir gerilimdir gidiyor.
Muhalefet partileri bu karardan prim yapabileceklerini gördükleri için, ağızlarından su akarak olayın üstüne gidiyorlar. Öcalan'ın yeniden yargılanması olasılığını bir gerilim nedeni, Kürt sorununda bir zorlama ve tabii hükümetin acizliği gibi göstermeye çalışıyorlar. Dikkat edin, son bayrak olayları sırasında da, hiç ilişkisi bulunmamasına rağmen "Avrupa şimdi de Apo'yu yeniden yargılatacak" sloganları atılıyor. Bazı yazarlar dahaa da ileri gidip "Avrupa Apo'yu bizden alıp yeniden yargılayacak ve aklayacak" gibi inanılmaz komplo teorileri kuruyorlar.
Bir "yeniden yargılama" sendromu yaşıyoruz.
Hadi muhalefet, kendi çıkarları açısından böyle hareket ediyor, diyelim. Peki iktidara ne oluyor? Onlardaki telaş nedir? Öcalan'ın tekrar yargılanması toplumu neden rahatsız ediyor? Mahkemenin farklı bir karar verip Öcalan'ı beraat ettirmesinden mi korkuluyor?
AKP çevrelerindeki bu yaklaşamı hiç anlayamıyorum.
Özellikle, başından bu yanaki gelişmeleri bilenler kendileri. Yapılan yasal değişikliklerdeki küçük ayak oyunlarını yapanlar da kendileri. O taktirde, şimdi neden sinirleniyorlar?
1. 2003 yılında çıkarılan 4 üncü uyum paketinde, AİHM'nin kararlarının (tekrar yargılama) kabul edileceği ile ilgili maddesinde Öcalan istisnasını biz koymadık mı?
Bu istisnanın yürümeyeceğini, günün birinde ayağımıza dolanacağını bilmiyor muyduk?
Açıkça biliyorduk, ancak hem AKP içi, hem de muhalefetten oy alabilmek için böyle teknik bir istisna konmuştu. Aslında çok çocuksu bir formüldür, ancak ogün için iktidarı tatmin etti.
2. Böyle bir istisnanın ilerde başımıza iş açacağını, Anayasa'nın 90 ıncı maddesini yaparken görmedik mi?
Anayasa'nın 90'ıncı maddesi çok açık: AİHM'nin kararları Türk ulusal yasalarının üstündedir.
Sorarım sizlere, biz neyi tartışıyoruz?
Neden geriliyoruz?

ÖCALAN TEKRAR YARGILANSA NE OLUR?
Şimdi de sorunun bir diğer yanına bakalım ve şu soruya yanıt arayalım:AİHM tekrar yargılama tavsiyesinde bulunur ve Türk hükümeti de buna uyarsa ne olur?
Hiçbir şey olmaz.
İlk gün gündemi doldurur. İlk duruşmadaki aynı konuşmalar kamuoyunda bir süre ilgi yaratır, sonra ondan da bıkılır ve sonunda da karar aynen çıkar.
Bu senaryoda korkulacak ne var?
AİHM kararına uymamak için gereksiz ayak oyunları yapmak, Kürt vatandaşlar arasında gerilim yaratmak ve Avrupada kuşkuların doğmasına neden olmak ülkemizin çıkarına değildir.
Bazı işler vardır ki, zorlanmaz. Zorlarsanız ayağınıza dolanır. Çıkın ortaya, Avrupaya taahhütlerimize uyacağımızı gösterin. Hiç değilse ciddiyetimizi ispatlayın. Boş yere debelenmeyelim, yeni sorunlar yaratmayalım.

* * *

ECEVİT, ABD'NİN APO KARARINI BİLMİYORMUŞ (!)
Çok ilgimi çekti. Çarşamba günkü Sabah gazetesinde Balçiçek Pamir'in yaptığı söyleşide, Bülent Ecevit, Amerika'nın Kenya'da bulduğu Abdullah Öcalan'ı Türkiye'ye teslim edilmesi (1999) kararının nedenini bilmediğini söylemiş. "Gerekçe meçhul. Bize hiçbir şey söylemediler...Ayrıca bize hiçbir koşulda koymadılar" demiş.
İnanamadım. Herhalde unutmuş olacak. Belki de farkına varmadı. Sağır sultan bile duydu. Herkes biliyor.
Sayın Ecevit 2002 yılında Manşt programını (CNN TÜRK hafta içi hergün 17:00) izleseydi bile, Clinton yönetiminin gerekçesini öğrenebilirdi.
Başkan Clinton'ın kararını verdiği toplantıda bulunan, Milli Güvenlik Konseyi danışmanı Antony Blinken'ın bana yaptığı açıklama çok netti.
Blinken, bu kararın tamamen Clinton tarafından alındığını, zira Başkanın Türkiye'yi bölgede yükselen yıldız olarak görmek istediğini, bunun için de Kürt sorunu baskısından kurtulması gerektiğine inandığını söyledikten sonra şöyle devam etmişti:
"Türkiye'ye teslim koşulları da vardı. Biri, Öcalan'ın bir kazaya kurban gitmemesi (!), diğeri Öcalan'ın adil bir yargılamaya tabi olması ve üçüncüsü de, Türkiye'nin Kürt sorununun çözümü için Kürtlerin doğal haklarını tanımasıydı..."
Başta Ecevit, bilmeyenlere ve ilgilenenlere duyurulur. Ayrıca, bu 3 koşulun yerine getirildiğine de dikkatlerinizi çekerim...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
AKP, CHP ve seçim barajı
DEHAP milletvekili adayları Resul Sadak ve Me...
Çetin ALTAN
"Gömlek kirli" de olsa, kükremeler yerinde...
Diş doktorunun muayenehanesindeki özel kotluğ...
Melih AŞIK
DİE hikâyeleri...
Kimsenin aklı yatmıyor o muazzam büyüme rakam...
Fikret BİLA
Denktaş'tan Talat'a: Kıbrıs'ı verirsen kıyamet kopar
Görevinden pazar günü ayrılacak olan KKTC Cum...
Hasan CEMAL
Vicdani olan...
Soykırım mı, değil mi?
Güneri CIVAOĞLU
Sözün arkasında
Başbakan Erdoğan, Ermenistan Başkanı Koçaryan...
Abbas GÜÇLÜ
Açıköğretimliler için büyük fırsat
Açıköğretim Fakültesi, 23 yıl önce eğitime ba...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik, milliyetçilik ve sol
Orhan Pamuk'un Ermeni soykırımı iddiasından s...
Semih İDİZ
Suriye, AB ile özel ilişki istiyor
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in yüksek pr...
Sami KOHEN
Şam'ın şekeri... Kardak'ın gölgesi...
İZNİMİZİ yurtdışında geçirdiğimiz günlerde, T...
Mehmet Y. YILMAZ
Tehciri içinden çıkılmaz hale getiren, 'faal' aktörlerin bilgisizliği
Bize göre "tehcir"in, Ermenilere ve bir çok B...
Faik ÖZTRAK
Hükümet neden kızıyor?
Geçtiğimiz hafta partisinin grup toplantısınd...
Hasan PULUR
Anıları yazmak kolay değil...
GÜNLERDİR Altemur Kılıç'la uğraşıyoruz, daha ...
Derya SAZAK
Denktaş: Yunan darbesi CIA'nın işi
Cumhurbaşkanlığı Sarayı bahçesindeki 'veda tu...
Meral TAMER
Fortis bizi niye öptü?
Kendimin bildiğini sizden niye saklayayım?
Ece TEMELKURAN
Ruh tamircileri
İnsanlar günlerdir birbirini dövüyordu. Dinle...
Güngör URAS
Kıbrıs'ta 'çözüm', 'vermek' demek
Kıbrıs'ta Gazimağusa'da Namık Kemal'in kapatı...
M. Ali BİRAND
Tekrar yargılama bizi neden geriyor?
Alem bir toplumuz.

© 2005 Milliyet