Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mondi'ye duacılar


İlk yarıdaki gibi garip bir mücadeleyi herhalde hiç görmemişsinizdir. Eğer Akçaabat gol vuruşlarında bu sezonki başarısızlığını tekrarlamasa, hatta kaçırdıklarının yüzde 50'sini gole çevirse Galatasaray bırakın galip gelmeyi ikinci yarıda futbolun en muhteşemini de oynasa maçı koparamazdı.
O 45 dakika, bir Galatasaraylı'nın asla hatırlamaması gereken periyottu. Bir takım bu kadar mı kötü olur? Sebat ataklarında forvet oyuncuları her an kaleci Mondragon ile çaprazdan ve göbekten karşı karşıya kaldı. Yusuf ve Selahattin 3'er kez ve birkaç pozisyonda ismini hatırlayamadığım Sebatlı oyuncular, hep Mondi ile karşı karşıya kaldı. Mondi belki çok komik bir gol yedi, ancak ilk yarıda takımını hezimetten kurtardı. Her uzvuyla Sebat'a engel oldu.
Bu yarıda Galatasaray orta alanı, başta Conceiçao olmak üzere o kadar çok top kaptırdı ki, inanmak mümkün değil. Galatasaray gibi şampiyonluğa oynayan bir takımın yüzde 90'lara varan pas hatası mutlak yenilgiyi getirir. Ancak Galatasaray'da artık hiç kimse bizde şans yok demesin. Eğer dün Sebat o golleri atsa Hagi, Trabzon'dan Bükreş'e direkt uçak arardı. Galatasaray'ın tümü toz şeker gibi dağılırdı, ipler şimdiden çekilirdi.
Tabiki, Sebat'ın direnç gücü zayıf. Goller kaçtıkça o direnç de düştü. Galatasaray tecrübesiyle maçı aldı, götürdü.
90 dakika baktığınız zaman Galatasaray'ın belirgin bir futbol anlayışının olmadığı açıkça gözlemleniyordu. Necati'nin yerine giren Hasan Kabze'nin dışında göze batan tek oyuncu olmaması, hatta takımı adına pozitif enerji veren isme rastlanmaması Galatasaray'daki kötü işaretlerin en belirgin göstergesiydi. Bu motivasyonla, bu boşvermişlikle değil şampiyonluk, Şampiyonlar Ligi'ne bile kalması çok zor.

hozer@milliyet.com.tr



SPOR
Bahar geç geldi: 1-3
Çalımbay sır küpü
Adım adım rekora
Önce fair - play
Köprüleri attı!
Komşu medya ikiye bölündü
Mindere gümüş Gül
Dolmabahçe zirvesi
Bulak'ın öfkesi
Erdemir şampiyon: 3-0
Havuzda soğuk savaş
Sakarya tuş oldu: 2-0
Kayserispor'a gülmek yasak: 1-1
Süper Samsun: 4-0
Asaş 90'da lider: 2-1
Altay - Karagümrük: 1-2
Canın sağolsun Zeynep
Boğaziçi'nde madalya yağdı
2. Lig'de bugün
3. Lig'de bugün
Futbolun özerklik zaferi!
Bayern dört köşe
Tarihten yapraklar
Siz hakem olsaydınız
Haber turu...
Çalımbay belirler
Mondragon
Yıldızlar savaşı
Mondi'ye duacılar
At yarışları
Pınar lezzeti: 72-73
Utah gün sayıyor





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Çalımbay belirler
Hafta başından bu yana Daum'un bu maçta sürpr...
Rıdvan DİLMEN
Mondragon
Bir profesyonel sporcunun bir maçın kaderini ...
Bilal MEŞE
Yıldızlar savaşı
Çalımbay cephesi bir hayli iddialı: 'Beraberl...
Halil ÖZER
Mondi'ye duacılar
İlk yarıdaki gibi garip bir mücadeleyi herhal...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet