Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fevkalade muhal bir ilan!


Dünkü Milliyet'te 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölüm yıldönümü nedeniyle "Özal Ailesi" adına verilmiş bir ilan vardı, görmüş olmalısınız.
İlanda Ahmet Özal imzasıyla yazılmış bir metin de yer alıyor.
Bir insanın babasının arkasından üzüntüsünü anlatmasının, gerçek duygularını ifade edebilecek kelimeler bulmasının ne kadar zor olduğunu biliyorum.
Bu nedenle Ahmet Özal'ın yazdığı metindeki yazım ve kelime hatalarını belki hoş görmek de mümkün olabilirdi.
Ancak ilan Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı iken ölen bir insanın ardından veriliyor ve bu yönüyle de hepimizi ilgilendiriyor.
İlan şöyle bir cümleyle başlıyor: "Onu anlatmak fevkalade muhal.."
Fevkalade sözcüğü, "alışılmışın dışında, görülmemiş, işitilmedik" anlamında..
Muhal ise Arapça bir sözcük.. "İmkânsız, vukuu mümkün olmayan, batıl, boş söz, hurâfe olan nazariye" anlamına geliyor.
Belli ki Ahmet Özal'ın asıl derdi, "Onu kelimelerle anlatmak çok zor" demek ama bilinmedik sözcükler kullanma merakı, bu başı sonu belli olmayan cümlenin kurulmasına yol açmış..

Kuran'dan bir deyiş..
İkinci cümle ise şöyle: Bir devrin, bir dönemin, gizemi remzedilmiştir çehresine..
Ahmet Özal, babasının yüzüne bakınca bir dönemin fotoğrafını gördüğünü anlatmaya çalışıyor..
"Gizem" ile "remzedilmiş" sözcüklerinin yan yana gelmiş olmalarındaki çirkinliği bir kenara bırakıyorum. Ancak Türkçede artık pek kullanmadığımız "remzetmek" fiili yanlış kullanılmış sanki.. "Remz" de Arapça bir sözcük. "İşaret, işaretle anlatmak, güç anlaşılır, gizli kapaklı söz söylemek" anlamlarına geliyor..
İlandan bir cümle: Bilgisi, becerisi, özgüveni kalû belâdan mı gelir, bilinmez...
"Kalû belâ" Kuran'da yer alan bir deyiş.. Allah ruhları yaratıp soruyor: Rabbiniz değil miyim? (Elestü Bi-Rabbiküm).. Ruhlar, "Evet Rabbimizsin" anlamında "Kalû belâ" diye yanıtlıyorlar.. Türkçede, "çok eski zamandan beri" anlamına da kullanılıyor. Ve harflerin "şapkalarını" koymuyorsanız, Türkçedeki kullanımını tercih ediyorsunuz demek ki, o zaman bitişik yazmanız gerekiyor..

'Akildane' sözcüğü
Bir cümle daha: Bilgiçlik, akildanelik yapamazdınız pek..
Sözlüklere baktım, ben mi bilmiyorum diye ama "akildane" diye bir sözcük bulamadım..
Onun yerine "âkil" var.. "Yiyici" anlamında.. "Âkil-ül beşer" dediğinizde de "insan yiyen, yamyam" anlamına geliyor..
Bir cümle daha: Görmüştü ilgiyi, debdebeyi, heyhulayı, geceyi - gündüzü, varı - yoğu..
Sözlüklerde "heyhula" diye bir sözcük de yer almıyor. Acaba "heyula" mı demek istemişti diye düşündüm, ancak o da "korku veren hayal" anlamında..
Bir cümle daha: ..nevi şahsına münhasır, ismiyle müsemma bir aydındır bizlerin gözünde..
"Müsemma" sözcüğü "isimlendirilen, ad verilmiş olan, bir ismi olan, belli vakit" anlamlarına geliyor.
İsmi "Melek" olan bir kızdan söz ederken "ismiyle müsemma" diyebiliriz. Ama ismi Turgut olan birisi için sanırım kullanılamayacak bir tanımlama olmalı..

Bir hata daha
İsimler sözlüğünde Turgut, "oturulacak yer, konut" olarak tanımlanıyor.. Bizde Turgut Reis'ten ilham alınarak erkek çocuklarına isim olarak veriliyor.
Ve ilanın sonunda da son hata: "Mevlid" yerine "mevlüd" yazılmış.. "Mevlid" kelimesi "doğma, dünyaya gelme" anlamında.. İslam Peygamberi Hazreti Muhammed'in doğumunu anlatan ve Türk geleneğinde kutsal günlerde, ölülerin ardından okunan manzum eser de bu isimle biliniyor. "Mevlûd" ise "çocuk, yeni doğmuş çocuk" anlamına geliyor..

Özenli olmak gerekirdi
Ayrıca birçok yazım ve düzeltme hatası var.. "Dahi" anlamındaki "de"lerin bitişik yazılması (sanmışsınızdırda), "yaşamımnın" gibi..
Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı'nı yapmış bir insanın ardından böyle hatalarla dolu bir ilanın yazılmasını görmezden gelmemeliyiz.
Bu aynı zamanda herkes için de bir ders olmalı...
Anlamını tam olarak bilmediğimiz, artık yaygın kullanımı olmayan kelimeleri, sırf "daha şık duruyor" diye, sırf "amma bilgili adam" desinler diye kullanmamalıyız.
Merhumun ruhu bundan azap duymaz elbette ama yine de sırf ölüye saygı için bile daha özenli olmak gerekirdi diye düşünüyorum..

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Akıl akıl, gel gel de hödüklüğe takıl...
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
İnsanı çiğneriz...
Profesör Üstün Dökmen, Hayvan dergisinde yayı...
Fikret BİLA
Öcalan'ın yeniden yargılanması
Ankara, Öcalan davasıyla ilgili olarak AİHM B...
Hasan CEMAL
Yalanda yaşamak yerine...
Türk-Ermeni sorununun tarihçiler tarafından t...
Güneri CIVAOĞLU
Cindy'den Özal'a...
12 yıl önce bugün yanımda ünlü manken Cindy C...
Can DÜNDAR
"Son tabu" da yıkılırken...
Oturduğum yerden durgun Leopoldskron Gölü gör...
Abbas GÜÇLÜ
Şampiyonların tercihi hangi üniversiteler?
Türkiye'nin en iyi öğrencileri hangi üniversi...
Mehmet Y. YILMAZ
Fevkalade muhal bir ilan!
Dünkü Milliyet'te 8. Cumhurbaşkanı Turgut Öza...
Hasan PULUR
Haram mı, helal mi?
BU memlekette sorun bitmiyor, biri biterken d...
Derya SAZAK
Kıbrıs baharı
Adanın bölünmüşlüğüne aldırmıyor, ilkbahar gö...
Meral TAMER
Annemin yemeklerini çok özledim
Ne zamandır elime aldığım bir kitap, beni bu ...
Ece TEMELKURAN
Birhan kardeşime mektup
Kardeşim, inceciğim; günlerden topaçlar yapma...
Tamer HEPER
Reform şart
Yeni bir kanun yapılır da hemen yeni bir deği...
Osman ULAGAY
Eyvah, yabancı sermaye geliyor (!)
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile bütünleşme yol...
Güngör URAS
Fidan "doğumevi"
Antalya'da "aşılı fide ameliyathanesi"nde, bi...
Serpil YILMAZ
Erdoğan ekonomiye odaklandı
Bir imedya klasiği: Ankara Hilton'da "Ekonomi...

© 2005 Milliyet