Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Nisan 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Eyvah, yabancı sermaye geliyor (!)


Türkiye'nin Avrupa Birliği ile bütünleşme yolunda ilerlemesinin de Türkiye'ye yabancı yatırım sermayesi girişini etkilemeyeceğini savunan ve bıkmadan, usanmadan "Efendim Türkiye'ye yalnızca kısa vadeli sıcak para gelir, yabancı yatırım sermayesi gelmez, taş çatlasa gelmez" nakaratını terennüm edenler için feci bir haftaydı geçen hafta. Önce Hollanda - Belçika kökenli Fortis Grubu'nun Dışbank'ı 985 milyon euroya alacağı açıklandı. Bazı diğer bankalara yabancı sermaye girişinin gündemde olduğu belirtilirken BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, Türk banka sektöründe % 5.8 olan yabancı payının yıl sonunda % 15 - 20'ye yükselebileceğini söyledi. Hurşit Güneş dostumuz, Raymond James adlı yatırım kuruluşunun raporuna dayanarak, 2005 yılında Türkiye'ye gelebilecek yabancı yatırım sermayesinin 15 milyar dolarlık bir büyüklüğe erişebileceğini yazdı. Cumhurbaşkanı Roh MooHyun ile birlikte Türkiye'ye gelen Güney Koreli işadamlarının Türkiye'de önemli yatırımlara girişmeyi tasarladıkları açıklandı. Wall Street Journal gazetesi İstanbul'u Avrupa gayrimenkul piyasasının yıldızı ilan etti.

AB faktörü
Bu gelişmeleri tetikleyen başlıca etkenin, Türkiye'nin AB'den tam üyelik görüşmeleri için tarih alması olduğu açıktı. Türkiye'nin son üç yıldaki performansı da kuşkusuz önemli bir etkendi ama asıl belirleyiciyi faktör Türkiye'nin AB yoluna girmiş olmasıydı bence. Geçen hafta yapılan açıklamalar da bunu gösteriyordu.
Dışbank'ı almaya karar veren Fortis Bank'ın CEO'su Jean - Paul Votron, "AB'nin genişlemesine odaklandık ve Türkiye'nin dinamizmine bakıp bu kararı verdik", diyordu. Fortis'in kararıyla ilgili olarak Wall Street Journal gazetesine bir açıklama yapan Morgan Stanley analisti Walid Khalfallah, "AB'nin Türkiye'yi 10 - 15 yıl içinde AB üyesi yapacak görüşmelere başlama kararının, Türkiye'yi bankalar için Avrupa'daki en ilginç pazarlardan biri haline getirdiğini" belirtiyordu. Avrupa gayrimenkul piyasasıyla ilgili bir araştırmanın sonuçlarını açıklayan Wall Street Journal, "AB'nin ekim ayında Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlamayı kabul etmesi Türkiye'nin popülaritesini artırdı" diye yazıyordu.

Ülke satılıyor(!)
Dünyayı izlemedikleri ve eski takıntılarını aşamadıkları için "Türkiye'ye yatırım sermayesi gelmez, AB umudu da bunu etkilemez" diyen çokbilmişlerin şimdi yabancı doğrudan yatırım sermayesi girişleriyle ilgili olumlu beklentiler gerçekleşme aşamasına gelirse ne diyeceklerini tahmin etmek de pek zor değil. Bu kez de "memleketin taşı - toprağı satılıyor, bankalarımız, şirketlerimiz yabancıların eline geçiyor" diye feryadı koparacaklar ve bunu önlemek için ne mümkünse yapacaklar. Bunda başarılı olma ihtimalleri de var, çünkü Türkiye'deki kurulu düzenin kilit noktalarında, yabancı sermayeyi öcü gibi görmeye devam eden anlayışın temsilcileri var hala. Ayrıca yükselen milliyetçi dalganın Türkiye'de yaratabileceği kargaşa ve istikrarsızlık ortamı da yabancı yatırım sermayesini caydırabilir.
Ben yabancı yatırım sermayesinin tek başına Türkiye'nin kurtuluşu olacağına ve cari açık sorununun da orta vadede bu yolla çözüleceğine pek inanmıyorum. Ancak iyi kullanılan yabancı sermayenin Türkiye'nin ekonomik büyümesinde önemli bir rol oynayabileceğini, Türkiye'nin yatırım, üretim, istihdam ve ihracat potansiyelini yükseltebileceğini, teknolojideki gelişmesine katkıda bulunacağını düşünüyorum. Bu dönüşüm sürecinde kazanan ve kaybedenler olacak kuşkusuz ama günümüzün dünyasında bu dönüşümü yaşamadan "başarılı ülke" olmak da olanaksız. 'Ulusalcı' geçinerek yabancı sermayeye karşı cephe alan ve Türkiye'yi bu dönüşümün dışında tutmak isteyenler, bu başarının önündeki başlıca engeli oluşturuyor.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Akıl akıl, gel gel de hödüklüğe takıl...
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
İnsanı çiğneriz...
Profesör Üstün Dökmen, Hayvan dergisinde yayı...
Fikret BİLA
Öcalan'ın yeniden yargılanması
Ankara, Öcalan davasıyla ilgili olarak AİHM B...
Hasan CEMAL
Yalanda yaşamak yerine...
Türk-Ermeni sorununun tarihçiler tarafından t...
Güneri CIVAOĞLU
Cindy'den Özal'a...
12 yıl önce bugün yanımda ünlü manken Cindy C...
Can DÜNDAR
"Son tabu" da yıkılırken...
Oturduğum yerden durgun Leopoldskron Gölü gör...
Abbas GÜÇLÜ
Şampiyonların tercihi hangi üniversiteler?
Türkiye'nin en iyi öğrencileri hangi üniversi...
Mehmet Y. YILMAZ
Fevkalade muhal bir ilan!
Dünkü Milliyet'te 8. Cumhurbaşkanı Turgut Öza...
Hasan PULUR
Haram mı, helal mi?
BU memlekette sorun bitmiyor, biri biterken d...
Derya SAZAK
Kıbrıs baharı
Adanın bölünmüşlüğüne aldırmıyor, ilkbahar gö...
Meral TAMER
Annemin yemeklerini çok özledim
Ne zamandır elime aldığım bir kitap, beni bu ...
Ece TEMELKURAN
Birhan kardeşime mektup
Kardeşim, inceciğim; günlerden topaçlar yapma...
Tamer HEPER
Reform şart
Yeni bir kanun yapılır da hemen yeni bir deği...
Osman ULAGAY
Eyvah, yabancı sermaye geliyor (!)
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile bütünleşme yol...
Güngör URAS
Fidan "doğumevi"
Antalya'da "aşılı fide ameliyathanesi"nde, bi...
Serpil YILMAZ
Erdoğan ekonomiye odaklandı
Bir imedya klasiği: Ankara Hilton'da "Ekonomi...

© 2005 Milliyet