Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Nisan 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baharda "kuyruk sallama oyunu"!

"Ay, ya biterse" demeyin sakın, bırakın bitsin! Bir aşk bitse ne olur ki! İster sallarsınız kuyrukçuğunuzu, ister bacaklarınızın arasına kıstırır, kaçarsınız aşktan...


Piyasa vakti geldi! Süslenip salın kendinizi en çiçeklilerinizle sokağa... Cıvıl cıvıl!
Bu havalar nasıl da aşka benziyor. O yüzden zaten asıl baharda aşık olunur. Aşık olunca hayat yeni başlamış gibi olur ya... "Bu yaz çok güzel olacak" diye içiniz kıpır kıpır olur hani. Aşık olduğunda da insan "Bu defa her şey çok güzel olacak" demez mi?
Sonra aşk biter. Sonra bahar geçer, yaz geçer... Ama "Ne yani kış tekrar gelecek diye de aşık olmayayım mı?" diye düşününce, insanın kendini daha bir cesurca tekrar tekrar piyasaya süresi geliyor. "Ay, hep aşklarım kötü bitiyooor" demek ne saçma. Biterse bitsin! Bir dahakine daha akıllıca davranın.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Eskizlerimi çizdiğim, yazılarımı yazdığım, bir şeyler olunca hemen açıp not düştüğüm defterlerim oldu hep. Tam günlük sayılmaz, "eskiz defteri", bazen "fikir defteri" bazen de "küfür defteri". İçimde kalmasın yani.
Not düşmek, "kendi haritanı çıkarmak" için en iyi yoldur.
O defterlerde gördüğüm şey ilginçti, yaklaşık üç aylık aralarla "Ona çok aşığım" başlığı vardı. Aman da nasıl aşıkmışım, aman da ölürmüşüm, yok efendim şöyle böyle demiş, kahrolmuşum. Sıkılmışım, kovmuşum... Ama aşık olduğum insanların adları farklı. Rutinmiş aslında durum! O zaman uyanıyor tabii insan, "Ben zaten aşık biriyim belli ki" deyiveriyor. E, isimler değişiyor ama özne aynı ne de olsa.
Yani daha sonsuz kere aşık olabilirim. Hatta istediğim anda isimlerin değişmesini durdururum. Şimdi hep aynı kişiye "aşığım" mesela. Çünkü aşık olan benim! Aşkı avucumun içinde yoyo gibi savurup geri çekebilirim. Bunu fark etmek insana nasıl da güç veriyor!
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
"Ay, ya biterse" demeyin. Bitsin! Baharlar biter mi, gene yaz gelmez mi? İnsan "kaybetmekten" korkmazsa kaybetmez! Risk iyidir! Aşkın yarattığı adrenalini kendi kendinize üretir durursunuz. Biteceğinden tek korktuğunuz şey de enerjiniz olur.
Hem kaybetmekten korkmadığınızı gören sevgili adayı, daha bir etkilenir sizden. Kaçıvereceksiniz zanneder de kuyruğunuzdan ayrılamaz. Siz de ister sallarsınız kuyrukçuğunuzu, ister bacaklarınızın arasına kıstırır, kaçarsınız aşktan...
Oh, ne güzel, bana yaz geldi bile! Hadi size de gelsin... Yoyo oynayalım mı? İyi oyunlar herkese...

Haftanın "karizmatiği"!

atv kahvaltı haberlerindeki Burak Törün'ü "haftanın en karizmatik kahvaltı haberleri sunucusu" seçmem için ricalarınızı bakın nasıl dikkate alıyorum. Kaç haftadır mektup yağdırdınız vallahi! "Şunu seç, bunu seç" diye gönderdiğiniz mail'lerin arasından en çok dikkatimi çeken Burak Törün oldu. Onun için "karizmatik seç", "esprili seç", "konuya en hakim seç" diye yazan yazana! Hadi seçelim, sizi mi kıracağım! Sizin için "fan club" kuracaklar neredeyse Burak bey! Kıskandım yani! "Haftanın en karizmatik kahvaltı haberleri sunucusu" belgeniz takdimimdir!

Öptüm sizi

Pınar Altuğ evliliğin aşkı öldürdüğünü düşündüğü için Tony'ciğiyle evlenmiyormuş. Valla bu piyasada evliliğin aşkı öldürmesinden önce, iş trafiğini sekteye uğratmasına bakılıyor bence. Evlendiğin anda reytingin düşüyor. Muallakta kalınca magazine malzeme bol. Ama meselenin aslını süsleyip "Evlilik aşkı öldürüyor" kılıfına gizleyince, millet de zaten boşanma korkusundan evlenemez olmuş, "sanatçının kötü örnek olması" meselesi akla geliveriyor. Örnek alanda asıl hata ama gel de anlat! Öpelim de evliliğin değil, evlenenin aşkı öldürdüğüne bir öpücüklü bilirkişi mührü konduralım, değil mi?

Erkek köşesi!

Bir kadın yeni başladığınız ilişkinizin bitmesinden korktuğunu belli ettiği anda onu hemen terk edin. Arkanızdan gelmezse tekrar kazanmak için gidip yalvarırsınız. Siz yalvarıp geri kazanınca da bir daha kaybetmekten korkmaz. Biraz yorucu ama "Ay, ya ilişkimiz biterse" diye paranoyakça mızıldanmasından iyidir. Onu kazanmaya çalışırken kendi aşkınızı da garantilemiş olursunuz. Peşinden koştukça daha çok aşık olacaksınız ya. Ama sizi bırakmamak için direnirse kaçın gitsin. O kadından iyi sevgili olmaz.

ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"Onu hep ben arıyordum!"
Biriyle tanıştım. Telefonla ve nette görüşüyorduk. Beni az aramasından şikayet ediyordum, o da işlerini sebep olarak gösteriyordu. Hep ben arıyordum, birkaç kez beni şaşırttı, öğlen aradı. Ben iki kez yaşadığımız şeyin adı her neyse bitirmek istedim, arayıp "hayır" dedi, bitmedi. Bir gün telefon konuşmamızda "Arama beni, mesaj da atma" dedi. "Bitiyor mu yani" dedim. "Ne alakası var" dedi, "ben cevap veremediğimde akşam bunu mu konuşup tartışacağız diye düşünmek, gerilmek istemiyorum" dedi. En son bir akşam dışarı çıkmak için hazırlandım, onu defalarca aradım, cevap alamadım. Ertesi gün öğlene kadar bekledim. Akşam "Niye cevap vermedin" dedim, "Görmedim" dedi. Planımı anlattım, ona sürpriz yapmak istediğimi söyledim. "Konuşmamıştık ki" dedi. Çok sinirlendim. "Her yaptığım suç. Seni görmek istemem, özlemem. Hayatından çıkıyorum" falan diye mesaj attım. Hiç cevap gelmedi. Aradım, meşgule aldı. Özür diledim, görüşelim dedim yanıt alamadım. Ne yapmalıyım? Gamze K.

* * *

Zamanı yokmuş işte! Tabii gerçek de olabilir bahane de. İlişkiden sıkılanların başvurdukları en gözde bahanelerden biri de şu "çok meşgulüm" yalanı. İnsan canı isterse her şeye zamanı olur. Gerçi sizin gibi ısrar ısrar birine de böyle davranmamak zor vallahi. Bırakın gitsin işte. Kalsa neye yarar böylesi. Yapışmanın alemi yok ki! Yapıştıkça çirkinleşiyor işte... Tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna. Hayal kurmayın! Bir daha da bu kadar ısrarcı olmayın, kız dediğin nazlı olur!

www.ilhanuckan.com

CUMARTESİ
Yıldırım Mayruk'tan çocuklar için haute couture bayramlıklar
"Karikatür yarışmalarına en çok problemli ülkeler katılır"
Bebeklerin senfonisi
Gençlik ilahıydı, usta oyuncu oldu
Kameriyelerden muma 15 bin ürün
"Gerçek sahte" çantalar!
Suya sabuna dokunan bir film
Haydi çocuklar sinemaya!
Yağmur bereketli yağacak
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Stratejik cümleler





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç URAL

© 2005 Milliyet