Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Nisan 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Perle'den 'ince ayarlı' sözler


Türkiye'de birçok kişinin aşina olduğu Richard Perle, Washington'un ayrılmaz bir parçasıdır. Soğuk Savaş'tan bu yana muhafazakâr Cumhuriyetçi Parti'nin dış politikasını oluştururken danıştığı kişilerin başında gelir. Şahin kanadın önde gelen isimlerinden olan Perle, aynı zamanda üst düzeyli bir eski Pentagon görevlisidir. Kısacası Washington'un nabzı onun elindedir, özellikle kendi düşüncelerine yakın bir başkan iktidardaysa, ki şu anda durum böyledir.
Bugün "American Enterprise Institute"de, yani "Amerikan Girişim Enstitüsü"nde, araştırmalarını ve danışmanlık hizmetlerini sürdüren Perle, bahar sayısı hafta içinde çıkan Turkish Policy Quarterly dergisinin sorularını yanıtlamış. Türkiye'yi en yakından tanıyan Amerikalıların arasında yer alan Perle'ün üç konuda söyledikleri dikkatimizi özellikle çekti. Bunlar İncirlik, Türk-AB ilişkileri ve "Mein Kampf" ile ilgili.
ABD'nin İncirlik'e duyduğu ihtiyacın artıp artmadığına ilişkin soruyu Perle şu şekilde yanıtlıyor:
"Bu ihtiyaç elbette ki azalıyor. İncirlik'in anlamı Amerikan tarafı için her zaman orada var olan birkaç uçak pistinden fazla olmuştur. Diğer bazı şeylerin yanı sıra bu üs yakın işbirliğimizin bir ifadesidir. Bu bizim için sadece bir gayrimenkul meselesi değil. İncirlik iyi bir üstür. Ancak Soğuk Savaş zamanında bile bizim için hayati önem taşıyan bir üs değildi. Bunu yine de muhafaza etmek için her zaman güçlü bir arzu vardı. Çünkü bu, ABD Hava Kuvvetleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki işbirliğinin bir ifadesiydi. Türk tarafının ise bunu her zaman bir manivela olarak gördüğünün farkındayım."
Perle, Türkiye'nin AB üyeliği için değil, ABD ile daha yakın ilişkiler için çalışması gerektiğine ilişkin 2002'de dile getirdiği görüşünü halen muhafaza edip etmediğine ilişkin soruyu ise şöyle yanıtlıyor:
"Bizim farklı kültürlere daha açık olduğumuzu düşünüyorum. Avrupa ise çok daha içe dönük. Türkiye'nin üye olması çok uzun zaman alacak. Avrupa, ekonomik büyüme ve gelişme açısından da daha az etkin olan bir konumdadır. Amerika'da var olan yaklaşımlar ise büyüme ve kalkınmaya dönük ortamı sağlamak açısından daha uygundur. Avrupa'da kök salmış öyle çıkarlar vardır ki bunlar hükümetlerin korumasına bakarlar. Bu da Türkiye gibi, yükselen bir genç ekonomi için iyi bir şey değil."
Hitler'in Mein Kampf adlı kitabının Türkiye'de "En Çok Satanlar" listesinde yer almasına duyduğu şaşkınlığı da gizlemeyen Yahudi asıllı Perle, bu konuda da şunları belirtiyor:
"Kesinlikle Ari ırkına mensup olmayan bir ülkede bu kitabın bu kadar cazip olması gerçekten şaşırtıcı. Çünkü Hitler'in vizyonu Ari olmayan ırkları köleleştirmeyi içeriyordu ki bu, Türkiye'nin de köleleştirilmesi anlamına geliyordu. Türkler etnik önyargıdan en çok çeken milletler arasındadırlar. Bu yüzden, akli dengesi yerinde olmayan ırkçı bir diktatörün kitabını okumak gerçekten şaşırtıcı."
Perle'ün söyledikleri bu. Peki bunları nasıl yorumlamalıyız? En azından benim anladığım kadarıyla Perle şunları söylüyor:
1- Sizde İncirlik'i bize karşı koz olarak kullanmak isteyenler var. Ama inanın ki bu üs bizim için zannettiğiniz kadar hayati değil. Ne eskiden öyleydi ne de bugün öyle. Bu üs sadece ilişkilerimize verdiğiniz önemin bir ifadesidir. İncirlik'in esas önemi budur.
2- Farklı kültürlere kapalı olan Avrupa'dan medet umuyorsunuz. Ancak, sizi aralarına almaları çok uzun sürecek. O da alırlarsa tabii. Sağladıkları ekonomik kalkınma modeli de zaten size uygun değil. Oysa bu konularda ABD size çok daha yakın.
3- Cehalet ortamında okunduğunda Mein Kampf'ın anlaşılması mümkün olamaz. O kitapta her "Yahudi" sözünün yerine "Türk" koyun, Hitler açısından durum değişmiyor. Bu kitabı okuyanlar acaba bunun farkındalar mı?
Washington'dan son yansımalar işte böyle...

semihi@cnnturk.com.tr








Taha AKYOL
Turgut Özal'ı hatırlamak
KANAL 6 televizyonunda Özal'ın iki konuşmasın...
Çetin ALTAN
Ali Bey
Ali Bey yaşı elliyi aşkın, ufarak zayıf bir a...
Yasemin CONGAR
Dönüşüm diplomasisi ve demokraside ortaklık
Lütfen yazının başlığını bir kez daha okuyun....
Semih İDİZ
Perle'den 'ince ayarlı' sözler
Türkiye'de birçok kişinin aşina olduğu Richar...
Faik ÖZTRAK
Dünyada artan riskler ve güven
Geçtiğimiz hafta Dünya Ekonomik Görünümü adlı...
Hasan PULUR
Artık "Avro" diyeceğiz...
DEDİK ya, Türkiye'de sorunlar bitmiyor...
Ece TEMELKURAN
Mor erguvanları hak eder insan!
Çiçeklerden ekmek yapan kadınlar olsa keşke.....
Yaman TÖRÜNER
Ekonomideki darboğazlar
Türkiye'de kişi başına düşen sermaye Amerika ...
Osman ULAGAY
Japonya'yı sollayan Çin ihracatta 3. büyük
Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) geçen hafta iç...
Güngör URAS
40 tersanede 53 gemi inşa ediliyor
Türkiye'de gemi inşa eden, gemi bakımı yapan ...

© 2005 Milliyet