|
Artık "Avro" diyeceğiz...
DEDİK ya, Türkiye'de sorunlar bitmiyor...
Bazı sorunlar eften püften olsa da bazıları toplumun her kesimini ilgilendiren sorunlar.
Mesela Avrupa para birimine ne diyeceğiz?
Yuro mu, öro mu, oyro mu, efro mu?
Eskiden ne güzeldi, başta Amerika parası dolar gelir, sonra Alman parası mark, Fransız parası frank, İngiliz parası sterlin, İtalyan parası liret... Tabii en çok kullanılan dolar ve marktı, söylemesi de kolaydı.
Hepsi paralarını "euro"ya çevirince zorluk başladı.
Çünkü Fransızlar "Öro" diyor, Almanlar "Oyro", Yunanlılar "Efro" diyerek, paranın adını kendi dillerine uyguluyorlardı.
Biz de ise tam karmaşa, kimi ero der, kimi euro der, kimi yuro der.
Peki, bunun doğrusu yok mu?
***
BUNDAN böyle TRT'yi dinleyenler Türklerin ne diyeceğini öğrenecekler.
Çünkü Türkiye'de Türkçeyi en iyi kullanan, konuşan kurum TRT'dir; biz de bundan sonra, bu köşede TRT'nin dediği gibi diyeceğiz:
"Avro!"
***
PEKİ, TRT, niçin "Avro" diyor, bunun bir dayanağı olmalı...
Elbette var, Türk Dil Kurumu...
Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Haluk Akalın bunun gerekçesini TRT'nin "Televizyon" dergisinde şöyle açıklıyor:
"Avrupa para birimi Fransa'da Öro, Almanya'da Oyro, Yunanistan'da Efro şeklinde, kendi dillerine uygun uyarlanıyor. Türkiye'de de benzer bir uygulamaya ihtiyaç vardı. Kıtanın adı Türkçede Avrupa olduğuna göre diğer dillerde olduğu gibi, ilk üç ses grubu (avr) alınmış, buna para birimini ifade eden (o) sesi eklenmiştir. Böylece (Avro) ortaya çıkmıştır."
Akalın, "euro" diye yazılan kelimeyi, Yuro, Öro, Oyro gibi söylemenin Türkçe kurallarına da aykırı olduğunu belirtiyor.
İşte bir mesele çözüldü, artık "yuro, öro, oyro" demeyeceğiz "Avro" diyeceğiz.
***
TABİİ dersek, tabii kurala uyarsak...
Mesela, bilir bilmez Osmanlıca kullanmak için yalan yanlış şeyler söylemezsek...
Geçen gün bir olay anlatılıyor, zanlının eyleminin "kasda mahsus olup olmadığı araştırılacaktır" gibi...
Osmanlıca da "kasda makrun" diye bir deyim vardır, "kasıtlı bir amaçla yapılan" demektir, kasda mahsus yoktur.
Şimdi, kendilerini çok bilmiş sananlar diyecekler ki:
"Var efendim var, Osmanlıca da böyle bir deyim var!"
Yok efendim yok, sizin var dediğiniz "kasda mahsus" değil "kasd-ı mahsus"tur, özel bir maksat demektir.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|