Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Nisan 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ekonomideki darboğazlar


Türkiye'de kişi başına düşen sermaye Amerika Birleşik Devletleri'ninkinin (ABD) % 16'sı kadar. İşçi başına düşen sermaye ise ABD'ninkinin % 25'i seviyesinde. Yani, ülkemizde çok ciddi bir sermaye eksikliği var. Her hükümetin kendi zenginini yaratmasına, gelir dağılımındaki büyük eşitsizliğe rağmen, sermaye birikimi sağlanamamış. Zaten, biriken sermaye de krizlerle yok olup gitmiş. Öyleyse, ekonomide yapılacak işlerden en önemlilerinden biri, sermaye birikimini sağlamak ve krizlere dayanıklı bir ekonomik yapı oluşturmak.
Türkiye'de işgücü verimliliği de çok düşük. ABD'ninkinin % 31'i kadar. Üstelik, bu hesapta kayıt dışı hasıla da % 20 oranında göz önünde tutulmuş. Öyleyse, eğitime ve özellikle de sanat eğitimine önem vermeliyiz.
Türkiye'de işgücü maliyeti, yaklaşık ABD'nin dörtte biri, Japonya'nın üçte biri kadar. Bizde işgücü maliyeti düşük. Çünkü, işsizlik yüksek ve kalifiye işçi az. Böylece, sanayimiz de işçi yoğun sektörlere yönelmiş vaziyette.
Öte yandan, ülkemizde borçlanma maliyeti ABD'ninkinin % 83'ü, Brezilya'nınkinin % 40'ı kadar pahalı. Satın alma gücüne göre düzeltilmiş fiyat seviyesi de ABD'dekinden % 37 yüksek. Bu nedenlerle de, Türkiye'de sermaye maliyeti, ABD'dekinden % 251, Kore'dekinden % 225, Japonya'dakinden % 270 oranında yüksek çıkıyor. Yani, bizim sanayicimiz ve işadamımız borçlanarak değil, kendi sermayesini koyarak iş yapmak zorunda. Öyleyse, ne yapıp yapıp borçlanma maliyetlerini düşürmemiz gerekiyor. Bunun için de, kredi maliyetlerini mutlak surette düşürmemiz lazım. Bu işe, Merkez Bankası'ndan başlamalıyız.
Türkiye'de kadın işgücünün, çalışma yaşındaki kadın nüfusa oranı düşük. ABD'ninkinin % 39'u seviyesinde. Fransa'nıkinin, Kore'ninkinin ve Brezilya'nınkinin yaklaşık yarısı kadar. Öyleyse, kadını iş hayatına çekecek tedbirler almalıyız. Ancak, bu sonuçta, nüfusun büyük çoğunluğunun Müslüman olmasının da rolü var.
Ülkemizde, dışa kapalı ekonomik yapı nedeniyle 1983'e kadar yavaş büyüme dönemi yaşandı. Sonra, 1991'e kadar serbestleşme ile gelen hızlı büyüme dönemine girildi. Bu tarihten sonrayı ise, yabancı iktisatçılar "düzensiz büyüme dönemi" olarak adlandırıyorlar. Bu yıl gerçekleştirilen yüksek büyüme de bu "düzensiz büyüme dönemi"nin bir parçası. Öyleyse, ülkemizi "düzenli büyüyen" bir ekonomiye sahip kılmalıyız. Bunun için de öncelikle, siyasi istikrar gerekiyor. Bu nedenle de, ya başkanlık sistemine geçilmesi ya da Seçim ve Siyasi Partiler kanunlarının değiştirilmesi gerekiyor.
Türkiye'ye giren doğrudan yabancı sermaye miktarı, 2000 yılı itibariyle sadece 9.3 milyar dolar. Bu tutar, Brezilya'da 197.7, Arjantin'de 73.4, Macaristan'da 19.9, Malezya'da 54.3, Çek Cumhuriyeti'nde 21.1 milyar dolara ulaşmış vaziyette. Ortalama yabancı sermaye girişinin, gayri safi yurt içi hasıla içindeki payı da çok önemli. Bu pay, 1995-2000 yılları arasında ülkemizde % 0.5 olurken, Şili'de % 7.2, Çek Cumhuriyeti'nde % 6.2, Macaristan'da % 5.4, Polonya'da % 4.1, Brezilya'da % 3.3, Malezya'da % 5.8 olmuş. Bu da gösteriyor ki yabancı yatırımcılar Türkiye'yi kalıcı yatırım yapılacak bir ülke olarak görmüyorlar. Sıcak para belimizi büküyor, krizlere davetiye çıkarıyor. İşte bu sıkıntıyı aşmalıyız.
Kısacası, darboğazdan çıkılması, Türkiye'nin verimlilik seviyesini hızla yükseltmesine bağlı.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Turgut Özal'ı hatırlamak
KANAL 6 televizyonunda Özal'ın iki konuşmasın...
Çetin ALTAN
Ali Bey
Ali Bey yaşı elliyi aşkın, ufarak zayıf bir a...
Yasemin CONGAR
Dönüşüm diplomasisi ve demokraside ortaklık
Lütfen yazının başlığını bir kez daha okuyun....
Semih İDİZ
Perle'den 'ince ayarlı' sözler
Türkiye'de birçok kişinin aşina olduğu Richar...
Faik ÖZTRAK
Dünyada artan riskler ve güven
Geçtiğimiz hafta Dünya Ekonomik Görünümü adlı...
Hasan PULUR
Artık "Avro" diyeceğiz...
DEDİK ya, Türkiye'de sorunlar bitmiyor...
Ece TEMELKURAN
Mor erguvanları hak eder insan!
Çiçeklerden ekmek yapan kadınlar olsa keşke.....
Yaman TÖRÜNER
Ekonomideki darboğazlar
Türkiye'de kişi başına düşen sermaye Amerika ...
Osman ULAGAY
Japonya'yı sollayan Çin ihracatta 3. büyük
Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) geçen hafta iç...
Güngör URAS
40 tersanede 53 gemi inşa ediliyor
Türkiye'de gemi inşa eden, gemi bakımı yapan ...

© 2005 Milliyet