|
 |
|
|
Japonya'yı sollayan Çin ihracatta 3. büyük
Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) geçen hafta içinde açıkladığı verilere göre geçen yıl dünya ekonomisi (dünya GSYİH'si) % 4 dolayında büyürken dünya mal ticaretinde ise % 9'luk bir genişleme yaşandı. Böylece dünya ticaretindeki artış üretimdeki artışı bir kez daha geride bırakmış oldu. DTÖ, dünya ticaretindeki artışın 2005'de bir miktar yavaşlayacağını ve % 6 dolayında kalacağını tahmin ediyor.
Dünya ticaretinde 2004 yılının en dikkate değer gelişmesi, ihracatını hacim olarak % 20, değer olarak % 35 artırmayı başaran Çin'in Japonya'yı geçerek dünyanın 3. ihracatçısı haline gelmesiydi. Çin, ihracatta Almanya ve ABD'nin ardından dünyanın 3. büyüğü olurken elektronik eşya ihracatında sağladığı % 45'lik artış bu başarıda en büyük rolü oynadı. Çin'in, kotaların henüz kalkmadığı ortamda, tekstil ve giyim sanayiinde elde ettiği ihracat artışı ise % 15 dolayında kaldı. Bu arada Çin'in yanı sıra Afrika ülkeleriyle Latin Amerika ülkelerinin de geçen yıl önemli ihracat artışları gerçekleştirdiği ve bir bütün olarak "gelişen ülkeler" grubunun dünya ticaretindeki payının % 31'e yükseldiği görüldü. ABD ise dünya ticaretinin % 7'sine ulaşan dış ticaret açığıyla yeni bir rekorun sahibi oldu.
MHP LİDERİ BAHÇELİ İLE YAZAR FRIEDMAN'IN TAVSİYESİ
Silah değil, bilgisayar
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yakınlık duyduğum bir siyasi parti değil. MHP'nin 2002'deki seçim yenilgisi sonrasında partinin başında kalarak beni şaşırtan Devlet Bahçeli'yi de hiçbir dönemde kendime yakın bulmadım. Ancak geçen hafta Ankara temsilcimiz Fikret Bila'ya yaptığı açıklamanın bir bölümü Sayın Bahçeli'ye farklı bir gözle bakmaya zorladı beni. O açıklamanın önceki günkü Milliyet'in manşetine taşınan bölümü şöyleydi:
"Milliyetçi ülkücü gençlik, hiçbir şart altında sokakta, çatışma - kavga ortamında bulunmamalıdır. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde, Cumhuriyet'in 100. yıldönümünü lider ülke olarak kutlama arzusu taşıyan bu gençlik, eline silahı değil bilgisayarı almalıdır. İhtiyacı mermi değil bilgidir."
Bu sözlerin bugünün ortamında Sayın Bahçeli'nin konumundaki bir lider tarafından söylenmesi önemini daha da artırıyor. Kimi hükümet mensuplarıyla CHP ve Doğru Yol Partisi liderlerinin Türkiye'nin çeşitli kentlerinde sergilenen şiddet olaylarını ve linç girişimlerini "milliyetçi tepki" diye hoşgörme eğiliminde olduğu bir ortamda MHP Başkanı Bahçeli, ortaya koyduğu vizyonla ciddi bir fark yarattı. Devlet Bahçeli'nin ve MHP'nin ne ölçüde bu sözün arkasında duracağını ve bu hedefe yöneleceğini bilmiyorum ama Sayın Bahçeli'nin 'silah' ile 'bilgisayar'ı iki farklı yaklaşımın simgeleri olarak karşı karşıya koymuş olması ve gençlere silahı değil bilgisayarı hedef göstermesi önemli.
Friedman'dan Bahçeli'ye
Bahçeli'nin demecini şu noktada bu denli önemsememde New York Times yazarı Thomas Friedman'ın da payı oldu galiba. Lexus ve Zeytin Ağacı adlı kitabıyla Türkiye'de de tanınan Friedman, The World is Flat (Dünya Düzdür) adını verdiği son kitabında, bilgiyle donanmış insanın ve bilgi teknolojisinin günümüzün dünyasında başarının başlıca belirleyicisi haline geldiğini anlatıyor. Kitabını özetleyen kapsamlı yazısından (N.York Times, 3 Nisan 2005) anladığım kadarıyla Friedman, 21. yüzyılın dünyasında ancak gençlerini iyi eğitebilen ve bilgisayarın sağladığı olanaklardan yararlandırabilen ülkelerin başarılı olabileceğini ileri sürüyor; bunu başarabilen Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkelerin, bugün önde olan ülkelerle, ABD ve Avrupa ile pekala boy ölçüşebileceğini belirtiyor. ABD gibi şu anda önde olan ülkelerin ise bu gerçeği gözardı etme lüksleri yok Friedman'a göre. Friedman, önceliği askeri gücünü artırmaya ve silahlanmaya veren Bush yönetiminin büyük bir gaflet içinde olduğunu vurgulayarak eğitime, bilimsel araştırmalara, "broadband" internet erişiminin yaygınlaşmasına gerekli önemi vermeyen ABD'nin küresel boy ölçüşmede yaya kalmaya mahkum olacağını iddia ediyor. (I.Herald Tribune, 16 Nisan 2005). Thomas Friedman, silah gücüyle dünyaya hükmetme hevesindeki Bush yönetimine çok önemli bir uyarıda bulunuyor, 21. yüzyılda başarının silahla değil bilgiyle ve bilgisayarla yakalanabileceğini hatırlatıyor.
İnek mi, bilgisayar mı?
Türkiye'de şu anda kurtuluş yolunu çatışmada, silahta, askerde arayan bir anlayışı, bazen de 'ulusalcılık' adı altında savunanlar var. Gerçek bir ulusal başarının ancak eğitimde, bilgilenmede, bilgi teknolojisinde yapılacak atılımlarla sağlanabileceğini vurgulayan ise pek yok. Bilgisayarın, kalkınma yarışının en önemli silahı olabileceği henüz anlaşılmış değil. Çoğu kimse bilgisayarı, interneti kendi yaşamlarını dönüştürebilecek bir araç olarak değil, azınlığın yararlandığı bir lüks olarak görüyor. Deniz Feneri Derneği'ne mektup yazıp ailesine bir inek verilmesini isteyen 12 yaşındaki Salih'e "niye bilgisayar istemedin?" diye sorulduğunda yoksul çocuk şu cevabı veriyor: "Bilgisayar isterim ama o karın doyurmuyor. İnek geldikten sonra annem sütünü satıp ot yolmaktan kurtulacak." (Vatan, 17 Nisan 2005). Biz işte bu tabloyu değiştiremezsek ulusça daha çok ot yolar ve bayrağa sarılıp kahramanlık menkıbeleri anlatırız birbirimize.
oulagay@milliyet.com.tr
|
|
|

|