|
 |
|
|
Köyün imamından tüyler ürperten gerekçe:
Onlar okursa işler kalır
Zübeyde ile Müzeyyen, ev işlerine yardım etmek zorunda oldukları için köye hapsolmuş. Türkçe bilmiyorlar, ama bu onların okumak istediğini söylemelerine engel değil
PINAR AKTAŞ Siirt
Siirt Baykan Yatılı İlköğretim Bölge Okulu'na (YİBO) ziyarete giderken rastladık 7 yaşındaki Zübeyde ile 8 yaşındaki Müzeyyen'e... Eşeklerini almış yol kenarında otobüs bekliyorlardı. Ailelerinin yaptığı peyniri satılması için İstanbul'a göndereceklerdi. "Nereye gidiyorsunuz?" diye sorduğumda hiç cevap gelmedi.
Siirt Milli Eğitim Halk Eğitimden Sorumlu Şube Müdürü Enis Önen, Kürtçe "Adınız ne?" diye sordu. Çocuklar önce adlarını söyledi, sonra da arkalarındaki tepeyi göstererek, köylerinin yerini işaret etti. Tam o sırada tepede iki adam belirdi. "Ne oldu?" diye seslendiler. İki adama el ettik, yanımıza geldiler. Biri, çocukların amcası Selim Göçer, diğeri köyün imamı Mehmet Emin Göçer'di.
Köye okul istiyoruz
Milli Eğitim yetkilileri, kızların yaşadığı Kurtalan ilçesi Tosunbağı Doğanlı mezrasında okul olmadığını, çocukların okula gitmediğini duyunca köylülerle konuşmak için girişimde bulundular. Ancak söz sabihi olduğu anlaşılan imam, "Konuşmaya gerek yok. YİBO'ya 10 erkek çocuğumuzu gönderiyoruz. Ama köyde okul olmazsa kızlarımızı gönderemeyiz" diyordu.
İmamı ikna edip köylülerin yanına gittik. "Okul istiyoruz" dediler, başka bir şey demediler. O sırada keçilerin arasında ürkek gözlerle bakan o kızı gördüm. Enis Bey'in yardımıyla hiç Türkçe konuşamayan kıza adını sordum. Gülsün'müş. Söyleyebildiği sadece 'Okula gitmek istiyorum' oldu.
Mehmet Emin Göçer , son söz şunu söyledi:"Biz bu çocukları işlerde kullanıyoruz. Mesela bu kız (Gülsün'ü işaret ederek) günde 10 kez çeşmeye gider, keçileri otlatır. Yatılı gönderirsek bizim işlerimiz aksar."
Milli Eğitim Şube Müdürü Engin Önel ise, aslında işlerinin ne kadar zor olduğunu şu sözlerle anlattı:
"Bunlar 10 gün sonra yaylaya göçecekler. Aralık ayına kadar gelmezler. Bu kızları bir daha bulmamız zor."
|
|
|

|