Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Nisan 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Bahçeli'nin devlet adamlığı


MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Milliyet Ankara temsilcisi Fikrat Bila ile söyleşi sırasında yaptığı tarihi açıklamalar, Türkiye'nin önünü açtı. Kaza bulutları dağıldı. Devlet Bahçeli de bir Devlet adamı olduğunu tekrar gösterdi.
İstese tam aksini yapabilirdi.
Eminim kendisine bu yönde telkinler gelmiştir.
"Başkanım, bırakalım bu vatansever gençler ülkeye sahip çıksınlar. Hem oy potansiyelimiz artar, hem de ülkücüler güçlenirler" demişlerdir.
Oysa Bahçeli, tersini yaptı. Çok net bir mesaj verdi:
"... Milliyetçi Ülkücü gençlik, hiçbir şart altında sokakta, çatışma-kavga ortamında bulunmamalıdır. 21.yüzyılın ilk çeyreğinde Cumhuriyet'in 100. yıldönümünü lider bir ülke olarak kutlama arzusu taşıyan bu gençlik, eline silah değil bilgisayar almalıdır. İhtiyacı mermi değil bilgidir..."
Bahçeli bunun yerine "Ülkücüler duyarlıklarını göstermişlerdir" demekle yetince, kendi taraftarlarından alkış, hatta oy bile kazanabilirdi, ancak Türkiye önümüzdeki yılları yine kavga ve kanlı gösterilerle geçirirdi. İstikrar ve toplum barışı bozulurdu. Yabancı yatırım korkup kaçar, ekonomi tepetaklar gider, Avrupa ile müzakerelere başlayarak sıçramaya hazırlanan bu ülke, tekrar karanlıklara gömülebilirdi.
Devlet Bahçeli kısa vadeli düşünmedi, işin kolayına kaçmadı. Tam aksine uzun vadeli düşündü ve işin zorunu seçti. Ancak bu tutumuyla, hem partisini gelecekteki iktidarlara ortak olabilecek konuma soktu, hem de Ülkücülere, ilerde daha iyi anlayıp değerlendirebilecekleri yeni bir yön gösterdi.

BAHÇELİ, TÜRKİYE'Yİ VE DÜNYAYI İYİ OKUDU
Devlet Bahçeli bu tutumuyla, hem Türk kamuoyunu, hem de Uluslararası koşulları çok iyi okuduğunu da gösterdi.
Bahçeli, Türk kamuoyunun eskiye dönmek istemediğini, kavga ve kana tepki duyduğunu, Avrupaya giderken bunu engelleyecek gelişmelere ters bakacağını, aynı şekilde, Uluslararası koşulların Türkiye gibi bir ülkede iç çatışmaya izin vermeyeceğini gayet iyi gördü.

ÜLKÜCÜLERİ TUZAĞA DÜŞMEKTEN KURTARDI
MHP'nin kavgacı, Ülkücülerin de sokakları karıştıran, farklı düşünenleri linç eden bir imajla hiçbir yere gidemeyeceğini gösterdi.
Ülkücü gençler, Devlet Bahçeli'ye teşekkür etmelilerdir. Başkanları, onları çok büyük bir tuzağa düşmekten kurtarmıştır. Bahçeli'nin gösterdiği "Sizden farklı düşünenlerle, sokakta kavga ederek değil, fikrinizle mücadele edin" yaklaşımı, Ülkücü örgütlenmeyi ilerde birgün yok olma tehlikesinden kurtarmıştır.
Ülkücü gençler belki bugün Bahçeli'ye kızmış olabilirler, ancak MHP liderinin yapmaya çalıştığı "ince ayarı" uyguladıkları taktirde, kısa bir süre sonra MHP'nin kolluk gücü gibi görünmekten çıkacak ve ciddiye alınan, fikirleri dinlenen bir sivil toplum örgütü konumuna girecektir. Bu da Ülkücü hareketin şiddet-kavga-korku kıskacından kurtuluşu olacaktır.

BAHÇELİ OLMASA, AB GECİKİRDİ
Devlet Bahçeli, 2002'ye kadar süren üçlü koalisyon (ANAP-MHP-DSP) sırasında da, buna benzer Devlet adamlığı sergilemişti. Unutanlara hatırlatmak isterim.
Bahçeli, partisindeki heyecanları dengelemese, aşırı uçları kontrol altında tutmasa ve devletin uzun vadeli çıkarlarını, parti politikalarının önüne geçirmese, Türkiye o dönemde AB ile ilgili en hayati uyum yasalarını çıkaramazdı. Ne Kürtçe yayın-eğitim ne de idam cezasının kaldırılması... Bahçeli istese öyle bir muhalefet yapar, Ülkücüleri öylesine sokağa indirirdi ki, o yasalar TBMM'den geçemezdi.
MHP lideri, bütün bu yaklaşımları da partisinin politikalarından ödün vermeden gerçekleştiriyor. Günün koşullarını iyi görüyor, uzun vadeli düşünüyor. Bu şekilde MHP'yi, içine düşebileceği marjinal, sesini ve gücünü sokak şiddetinden alan bir parti olmaktan kurtarıyor.
MHP, Ülkücüleriyle birlikte, "korkulan, aşırı görüşlere sahip bir parti" değil, sistemle uyumlu, Avrupa Birliği ile müzakere sürecinde gerektiğinde iktidar olabilecek bir parti konumuna giriyor.
Unutmayalım ki, temel özgürlüklere saygı göstermeyen, şiddet kullananların önümüzdeki dönemde şansları olmayacaktır...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Kahramanlar saygı ile uğurlanır
RAUF Denktaş'tan bahsediyorum tabii... Elbett...
Melih AŞIK
Ankara'da durum
Tayyip Erdoğan, MÜSİAD'da konuşurken AB'nin T...
Fikret BİLA
Dışarıda tek, içeride iki devlet
Görevi sona eren Rauf Denktaş, KKTC'nin yeni ...
Hasan CEMAL
Eski ile yeni!
Kuzey Kıbrıs'ta, KKTC'de sürpriz yok. Denktaş...
Güneri CIVAOĞLU
Düdükle şiddet
Hakem, hiçbir muhalefete ve onaya olanak verm...
Can DÜNDAR
Türkiye'nin önerisine Ermeni tarihçiler ne diyor?
24 Nisan'a doğru Türkiye ve Ermenistan'da "19...
Abbas GÜÇLÜ
Neden bizim de lobimiz yok?
Ermeni, Rum, Musevi lobisi var da neden bir T...
Hurşit GÜNEŞ
Derviş, UNDP ve G - 7'ler
Washington'da IMF - Dünya Bankası toplantılar...
Sami KOHEN
Talat ile yeni bir başlangıç
KKTC'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuc...
Mehmet Y. YILMAZ
Hayat = 180 dakika?
Masamın üzerinde bir haftadır bir rapor duruy...
Derya SAZAK
Rıza'nın Beşiktaş'ı
Kadıköy'de... 'Rıza Efendi! İki ekmek, bir sü...
Meral TAMER
Haydi Türkiye görev başına
Bu başlığı bir yerlerden hatırlıyorum diyorsa...
Güngör URAS
Süt çok, et yok
Şu günlerde süt çok... Süt üretenler satamıyo...
Serpil YILMAZ
Geriye en iyiler kalacak
Başarılı gazeteciliğin kilometre taşlarından ...
M. Ali BİRAND
Bahçeli'nin devlet adamlığı
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Milliyet Ankara...

© 2005 Milliyet