Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şiir azgelişmiş ülkede mi gelişir?

Bakan Koç'un, "Şiir azgelişmiş, roman gelişmiş ülkelerde olur" sözü tepki çekti. Yazar Yücel, "Edebiyatı bilmeyen biri bunu söyler" dedi

KÜLTÜR / SANAT

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un, "Şiirin azgelişmiş ülkelerde, romanın ise gelişmiş ülkelerde geliştiği" yorumu, yeni bir tartışmaya yol açtı.
  • Selim İleri: Tek bir cümle: Tahmin ederim ki, öyle söylememiştir.
  • Tahsin Yücel: Edebiyatın ne olduğunu bilmeyen biri bunu söyleyebilir. Bütün örnekler bunu yalanlıyor. Diyelim ki İngiltere'de, Fransa'da, Türkiye'de roman da var, şiir de. Bunlar ayrı ayrı türler. Büyük şairleri düşünelim, Dante, Victor Hugo, Baudleire... Rusya'dan, Türkiye'den örnek verebilirsiniz. Bu ozanların yetiştiği ülkeler geri ülkeler mi? Bir kültür bakanına yakışmayacak bir gözlem.
  • Enis Batur: Bu da bir görüş sonuç olarak. Ama izlenimden ibaret olmasından korkarım. Yani bu tür düşünceler, daha çok basmakalıbın kapsamına giriyor gözümde. Azgelişmiş ülkelerde şiir daha öndedir görüşü, büsbütün yanlış değil; çünkü sonuçta şiir sözlü kültürün bir devamı olarak, henüz yazılı kültüre kesin geçişini yapmamış toplumlarda daha egemen konumda olabilir. Ama bu geçmiş zamana ait bir bakış açısı gibi geliyor. Günümüz dünyasına uyarlanabileceğini sanmıyorum.
  • Gülten Akın: Hareketin olduğu yerde, daha çok şiir vardır. Bu hareket, az gelişmiş ülkelerde de, çok gelişmiş ülkelerde de olabilir.
  • Ataol Behramoğlu: Koç bunu söylerken şiirin sanatlar içinde en eski ve en köklü sanat olduğunu söylüyorsa tabii ki haklıdır. Fakat en eski ve köklü sanatı nitelerken de azgelişmişlikle onu bir tutmak yanlış olur. Uygarlıklar tarihini doğru okursa en köklü uygarlıkların, romanın ortaya çıktığı burjuva devrimleriyle değil de binlerce yıl önce, sözgelimi Mezopotamya'da ortaya çıktığını görecektir. Bu anlamda şiir ve azgelişmişlik kavramlarını bir arada düşünmek söz konusu değildir. Bence Kültür Bakanlığı gibi bir konumda bulunan kişilerin sözcükleri seçerken daha özenli ve dikkatli olması gerekir.
  • Birhan Keskin: Bu ifadeler belli argümanlarla gerekçelendirilip desteklense de toptancı bir bakıştır. Bu türden toptancı ifadelere katılmayı çok doğru bulmam.
  • Süreyya Berfe: Ülkeler gelişmiş ya da gelişmemiş olarak değerlendirilirken maalesef ekonomik ölçütler göz önüne alınıyor. Mısır gelişmiş bir ülke mi? Oradan Necip Mahfuz gibi Nobel ödüllü bir yazar çıktı. Ya Kolombiya'nın çıkardığı Gabriel Garcia Marquez'e ne demeli? ABD'den Allen Ginsberg, Almanya'dan Hans Magnus Enzensberger gibi şairler var. Koç'un görüşüne katılmıyorum; bu tür genellemeler yapmak çok yanlış.
  • Pınar Kür: Tamamen kafadan söylediğini varsayıyorum. Neye dayanarak söylediğini bilemeyeceğim. Tam tersine 20. yy sonu ve 21. yy ilk yarısında 3. Dünya Ülkeleri'nin yazarlarından daha iyi romanlar çıktı. Aralarında Nobel ödülü alanlar oldu.
  • Lale Müldür: Fevkalade manasız bir görüş. Herkes bilir ki, roman Batı icadıdır ve dolayısıyla Batı'da daha gelişmiştir. Ama şiir Batı'dan önce Doğu'da gelişmiştir ve dolayısıyla Batı'da bitmiş olduğu halde, şu an Doğu'da yer yer de olsa devam etmektedir. En yerel anlamıyla olay budur. İsim söylemeye takat yoktur.


  • 'Mavi kanlılar'la ne demek istedi?

    İSTANBUL Milliyet

    Bakan Koç, bu defa da "Mavi kanlılar beni istemiyor" diyerek yine dikkatleri üzerine çekti. Dünden Bugüne Tercüman gazetesine konuşan Koç, "Bir gün Süleyman Demirel, 'Beni Bizans'taki mavi kanlılar hiçbir zaman istememiştir, hep avam kabul etmiştir' demişti. Aynı şey şimdi başımda. Boğaz'daki mavi kanlılar beni de asla kabullenmek istemiyor" dedi. "Mavi kanlılar"a şu yorumlar yapıldı:

    Hilmi Yavuz: "Mavi kan sözü, İngilizceden çeviri bir kavramdır. Soylular, asilzadeler için kullanılır. Türkiye'de bu anlamda mavi kanlılardan söz etmek mümkün değil.

    Bakan açıklasın
    Bakanın kimi kastettiğini anlamakta da doğrusu güçlük çekiyorum. Kimi kastettiğini bizzat bakanın açıklaması gerekir. Entelektüelleri mi kastediyor, zenginleri mi kastediyor, İstanbul taşra ayrımı mı öngörüyor?"

    Vedat Türkali: "Daha önce Demirel söylemişti. Çoban Sülü'ye karşı "mavi kanlılar" hikâyesi. Türk siyasetinde, 'Halkı temsil ediyoruz ama Türkiye'ye tepeden bakan burjuvaya yaranamıyoruz' ifadesi, politikada önemli bir aldatmacaya dayanıyor. Bu tavır demagojik bir savunma ihtiyacından doğuyor."




    GÜNCEL
    Okuyamamak annem gibi olmaktır!
    Kent kimliğine ödül
    Şiir azgelişmiş ülkede mi gelişir?
    Alevileri kızdıran şarap
    Uçaktan düşen bomba öldürmüş!
    Liseler alarm veriyor
    Bu YİBO'dakiler şanslı!
    Pamuk, 'siyaha beyaz, beyaza siyah' diyor
    Atatürk'e yine yer yok
    Zararın nedeni 'iş yoğunluğu'
    'İsyandan vazgeçin'
    Lambadan 'baz' çıktı
    65 madde değişiyor
    Atina'da geceyi nezarette geçirdi
    Serin Duruş






    Melih AŞIK
    Küçük'e 40 milyar
    Başbakan Tayyip Erdoğan, Yalçın Küçük'ün "İsy...
    Hasan PULUR
    Karen Fogg kına yaksın...
    DENKTAŞ için yazılanları okuyunca aklımıza bi...
    Çetin ALTAN
    Türkiye açısından dünya, dünya açısından Türkiye...
    Bendenizin çocukluğunda da, gençliğinde de; "...


     2003 yılında neler oldu

    © 2005 Milliyet