|
 |
|
|
Vatan kurtaran derbi!
Olmayan futbol hakkında bile senelerdir konuşma başarısı göstermiş olan bizler için Fenerbahçe - Beşiktaş derbisi bulunmaz nimettir. Rahatlıkla on sene daha idare edebilir bu derbi bizi!
Lakin, Türk sporu on sene ayakta kalabilir mi bilinmez?
Rıza hocayı küçümsemek için babasının mesleğini hatırlatan insanların ülkesinde, nice milli sporcular bir kapıcılık kadrosu için sağ kollarını feda etmeye hazırdır biliyor musunuz?
Çuvalla paraya rağmen ayağını yorganına göre uzatamayan ve bizlerin gönlündeki futbol aşkını bize karşı şantaj malzemesi yapan futbolumuz, maaile sayın Başbakan'a ricacı olurken, Anadolu'da aç sporcular vardır; aç...
Kullanılıyoruz
Adına "yeniden yapılanma" denilen operasyonla, bu ülke insanlarının bilet ve decoder parasından sonra vergilerinden de "kıl koparma" girişimindeki futbol kulüplerimiz, herkesin iyi niyetini "çok iyi" kullanmaktadır.
Aynı zaman diliminde, özerk federasyonların ödeyemediği deplasman giderleri yüzünden amatör salon sporları durma noktasındadır. Şu anda birkaç devlet memuru ve bir avuç spor sevdalısı, maaşlarından karşılamaktadır amatör sporcuların yolculuk paralarını. Esnaf yolluk hazırlamaktadır spor yapsınlar diye. Çocuklar gittikleri kentte ahırda bile yatmaya razıdır.
Şu anda atletin ayakkabısı (Siirt), haltercinin barı (Şırnak), güreşçinin mayosu (Bitlis), voleybolcunun yemeği (Tunceli) yoktur...
Ve sporu bırakıp "kapıcı kadrosu" için bölge milletvekillerinden torpil arayanlar ise inanamayacağınız kadar çoktur.
Uyutuluyoruz
İyi niyetine karşın, futbolun bitmek tükenmek bilmeyen talepleri ve sorunlarıyla adeta bloke olmuş Devlet Bakanı sayın Mehmet Ali Şahin, hangi harabe tesise yetişecektir ? Hangi sefalet içindeki sporcuya el uzatacaktır ? Tabancası olmayan atıcılara mı malzeme yetiştirecektir, oku olmayan okçulara mı?
Sayın Bakan, benden Güneydoğu ile ilgili bir rapor istedi ama, o hazin tablo ile iyice demoralize olmasından korkuyorum inanın...
Dileyen, Fenerbahçe - Beşiktaş derbisini değil on sene, ömür boyu bile konuşabilir.
Zaten kısa bir süre sonra hakkında konuşulacak Türk sporu kalmayacaktır. Hele GSGM ortadan kalkıp, spor belediyelere devredilince... Bitlis'te telesiyej merkezinin şehir içindeki yolunu onaramayan belediye, hangi imkan ve birikimle sporu yönetecektir bilinmez.
Popüler sanat, kültür, eğlence ve sporun bir yumağı haline gelen futbolun, "hünerli kalemlerle" nakış gibi işlenmesi elbette hoştur... Bir de Türkiye gerçeklerini perdelemese...
Tehlikedeyiz
Türkiye gerçeklerinden bir tanesi de futbolda "burnunu" göstermiş, herkes çok şaşırmıştır! Diyarbakır'daki, Trabzonspor maçında tribünler futbolu aşan tepkiler vermiştir. Trabzonspor basın sözcüsü bu tepkilerin araştırılmasını istemiştir.
Nesini araştıralım. Biz yazdık onu "OHAL'den bu hale" dizisinde...
Kırsalda silahlar susmuş, ancak terörle doğan gençlerin sosyal, kültürel, sportif alt yapısı unutulmuştur. Nüfus artışı, gelir dağılımı, siyasi ön yargı derken; terörün bataklığı sivrisinekler için ideal durumdadır.
Her türlü yokluğun faturası devlete ve onunla özdeşleşenlere kesilmektedir. Diyarbakır'daki protestolar etnik kökenlidir. Yani, etnik kutuplaşma futbolda uç vermektedir.
Önümüzdeki on yılın konusu, umarım bu olmaz da Fenerbahçe - Beşiktaş derbisini konuşuruz tatlı tatlı.
Hesaplaşacağız
Peki, şike meselelerine ne demeli ? Büyük bir hesaplaşma bekliyor aslında Türk futbolunu...İstediğimiz kadar geciktirelim. İstediğimiz kadar ilk konuşanları yok edelim, ilk kez şike teklifini belgeleyenleri "şüpheli şahıs" ilan edelim; onlar on sene sonraki kahramanlar olacak nasılsa.
Bu hesap görülecek, başka yolu yok.
Korkarım o hesabın içinde, bugün devlet'in müşfik eliyle yardım görenlerden bazıları da olacak. Evet... Bu kesin. Şike varsa, şikeyi yapanlar, göz yumanlar, üzerini örtmeye çalışanlar kim?
Boşverin !
Alın size "on yılın" en az beş yılını mutlu şekilde geçirmemizi sağlayacak bir tartışma:
Tuncay'a yapılan penaltı mıydı hakikaten?
İlk defa hakem hocalarımız aynı kanıdaydı da huylandım!.. Önümüzdeki on yılın ikisini bu konuya ayırdım.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|