|
Milliyetçilik...
Mersin, Trabzon, Sakarya, Balıkesir-Gönen olayları milliyetçilik tartışmalarını ve sokak çatışması kaygılarını yoğunlaştırdı.
MHP lideri Devlet Bahçeli'yle yaptığımız söyleşide verdiği mesajlar geniş yankı ve destek buldu. Bahçeli'nin sokakta ülkücü görmek istemediğini, ellerinde silah değil, bilgisayar görmek istediğini, ihtiyaçlarının da mermi değil, bilgi olduğunu vurgulaması, devlet adamlığı tavrı olarak nitelendi ve takdir edildi.
Eski DEP milletvekili ve Demokratik Toplum Hareketi girişimcisi Orhan Doğan da Bahçeli'ye bu sözleri ve tavrı nedeniyle teşekkür etti.
Bahçeli'nin vurguladığı gibi, Cumhuriyetimizin 100. yılının kutlanacağı 21. yüzyılın ilk çeyreğinde gençliğin eline yakışacak olan bilgisayardır, bilgidir. Sokağa dökülmeden, mermi atmadan tartışabilmektir.
Tartışmanın özü
Bugün yoğunlaşan milliyetçilik tartışmasının özünde Türkiye Cumhuriyeti olduğu unutulmamalıdır. Bir yandan "Türk milliyetçiliği", diğer yandan "Kürt milliyetçiliği" tartışmasının altında yatan Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ve ulus anlayışıdır. İtiraz bunadır. Bir kesim tarafından reddedilen Atatürk'ün uluslaşma projesi, ulus ve ulusalcılık anlayışıdır.
Kaynağını PKK çizgisinden alan, bugün DEHAP, Demokratik Toplum Hareketi gibi parti ve girişimlerin "Kürt sorunu" olarak ifade ettikleri yaklaşım, esas itibariyle "ulusal sorun" ve "baş çelişki" olarak tanımlanmıştır. Soruna böyle yaklaşınca Türkiye açısından gündeme taşıdıkları fikir ve taleplerin özünü de "iki uluslu cumhuriyet" oluşturmaktadır. Bu tezin Atatürk'ün ulus ve ulusalcılık anlayışıyla örtüşmediği ortadadır.
"Kürt milliyetçiliği"nden kastedilen; dilini, kültürünü yaşamak, alt kimlik olarak görmesini sağlamakla sınırlı değildir. İki ulustan biri iddiasını taşımakta ve bunun Anayasa'yla güvence altına alınmasını talep etmektedir. Ayrı devletten vazgeçmenin yerine konulan da budur.
Baykal'ın tanımı
CHP lideri Deniz Baykal, dünkü grup toplantısında işin özünü kavrayan bir konuşma yaptı. Atatürk'ün anlayışına dayandırarak yaptığı CHP'nin milliyetçilik anlayışını ortaya koyarken, "Biz yüzyıllardır çeşitli topraklarda büyüyüp gelişen ve daha sonra etnik, ırki ve dini öğelerini birbirini dışlamadan, kucaklayarak bir araya getiren, yeni bir ulus yaratan bir milliyetçilik anlayışına sahibiz" dedi ve ekledi:
"Bu vatanda yaşamayı içine sindiriyorsan aynı milletin, aynı ulusun parçası isen, nereden geldiğin önemli değildir. Kimseye ne ırkını, ne kafatasını sorarız. Önemli olan bu vatanda yaşamayı içine sindirmendir. Gözümüz başka yerlerde değil. Bir olacağız, beraber olacağız. Etnik kimliğimizi devlete damga gibi vurmaya kalkmayacağız ve devletten de bunu yapmasını beklemeyeceğiz. Bu ülkeye sahip çıkıp, bu bayrağa saygı duyacağız."
Baykal'ın bu sözleri, her kesim için samimiyet açısından ölçü olacak değerde ve önemdedir.
fbila@milliyet.com.tr
|
|