Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan ile AB yolu!


Bir yandan Türkiye'nin Avrupa Birliği yolu... Öte yandan ekonomide aşla iş ve bu çerçevede Türkiye'nin IMF ile üç yıllık yeni anlaşması...
Bu ikisi iç içe.
Bu ikisi aynı zamanda Başbakan Erdoğan hükümetinin yol haritası...
Türkiye AB yolunda tökezlerse, ekonomi olumsuz etkilenir. Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin kötüye gitmesi, IMF ile anlaşmayı da zora sokar.
Çünkü, ekonomiye ilişkin olumlu beklentilerde AB'nin yeri hayati!
AB'den müzakere tarihi alındığı içindir ki Türkiye'deki yatırım ortamıyla ilgili hava gitgide düzeliyor. Geleceğe ilişkin ekonomik öngörü ve beklentiler iyiye gidiyor.
Ama AB ile ilişkiler bozulmaya yüz tutarsa, iç ve dış ekonomik çevrelerde soru işaretleri çoğalır. AKP hükümetinin Avrupa'yla ilgili niyeti konusunda kuşkular su yüzüne çıkarsa, yatırımcı çevreler frene basabilir.
Oysa, Türkiye'nin ekonomisini düze çıkarması için yabancı sermayeye kesin ihtiyacı var. Bu alanda maalesef nal topluyoruz. BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı raporuna göre Türkiye, yabancı sermaye çekme açısından 140 ülke arasında 110. sırada yer alıyor. Ve AB bu bakımdan Türkiye için bir kalite belgesi oluyor.
Bir başka deyişle:
Ekonomiye dikiş tutturmak için AB'ye uyumun devam etmesi lazım. Unutmayın, ekonomi dikiş tutmazsa siyasetin de, AKP'nin de dikişleri atar.
Niye böyle bir yazı girişi?
Bunun altında, Erdoğan'ın son zamanlardaki bazı açıklamaları yatıyor.
AB ve bölücülük!
Erdoğan bu konuyu bu yakınlarda birkaç kez gündeme getirdi. Bazen açık, bazen üstü örtülü bir dille, AB'de Türkiye'yi bölmeye, karıştırmaya yönelik niyetlerin varlığından söz etti.
Neydi bunlar?
Erdoğan ne demek istiyordu?
Bilmediğimiz yeni gelişmeler mi vardı?
Yoksa Erdoğan, kafasında AB ile ilgili hâlâ netleşmemiş bir şeyler olduğu için mi böyle konuşuyordu?
Ya da AKP tabanındaki rahatsızlıkları hedef alan, onları yatıştırmaya çalışan, daha çok iç tüketime yönelik politik açıklamalar mıydı bunlar?
Şu da olabilirdi:
Erdoğan'ın bu tepkilerinde, 17 Aralık'ta müzakere tarihi alırken, Brüksel'de yaşamış olduğu bazı hayal kırıklıkları rol oynadı belki de. AKP liderinin duygusal yapısı, bunları iç dünyasında saklı tutamamış olabilirdi.
Ali Bulaç'a da kulak verilebilir:
"AK Parti, Türkiye'yi AB sürecine intibak ettirecek bir fikri altyapıya sahip değil (...) Kendi geleceğini AB'ye bağladı ama, ne AB'yi doğru dürüst analiz edebildi, ne Türkiye'deki çeşitli toplumsal kesimlerin beklentilerini hesaplayabildi." (Neşe Düzel röportajı, Radikal, 18 Nisan 05, s. 6)
Bunun da payı olabilir Erdoğan'ın son dönemdeki açıklamalarında...
Dikkat çekici nokta şu:
Başbakan Erdoğan'ın bu çıkışları, AB karşıtı çevreleri sevindirdi. Hiç olmayacak kalemlerden Erdoğan'a destek geldi.
Önemli olan nokta bu.
Erdoğan neyle oynadığını biliyor mu sorusu ister istemez zihinlere takılıyor.
AKP hükümetinin mutabık kaldığı ve iki yıldır üstlendiği yol haritası, yazımın başında da belirttiğim 'iki çapa'dan oluşuyor:
AB ile IMF programı.
İkisi iç içe bunların.
AB ile sorun çıkarsa, ekonomik gidişin belkemiğini oluşturan mali disiplin ve yapısal reform anlaşmasını sürdürmek de çok zorlaşır.
AB ile sorun var mı?
Başbakan Erdoğan dün partisinin Meclis grup toplantısında AB ile sorun yok dedi.
Dileriz öyledir.
Çünkü Türkiye'nin AB yolu, hükümette siyasal irade ve kararlılığının devamını gerektiriyor Sayın Erdoğan...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürtler ve siyaset
ESKİ DEP'li Orhan Doğan bir dostluk eli uzatt...
Çetin ALTAN
Türkiye açısından dünya, dünya açısından Türkiye...
Bendenizin çocukluğunda da, gençliğinde de; "...
Melih AŞIK
Küçük'e 40 milyar
Başbakan Tayyip Erdoğan, Yalçın Küçük'ün "İsy...
Fikret BİLA
Milliyetçilik...
Mersin, Trabzon, Sakarya, Balıkesir-Gönen ola...
Hasan CEMAL
Erdoğan ile AB yolu!
Bir yandan Türkiye'nin Avrupa Birliği yolu......
Güneri CIVAOĞLU
İMKB / AB Anayasası
Fransızlar, referandumda büyük olasılıkla Avr...
Abbas GÜÇLÜ
Neden bizim de lobimiz yok? (2)
Ülkemizin tanıtımı için misyoner gibi çalışac...
Hurşit GÜNEŞ
Mali disiplinde başarı var mı, sürüyor mu?
2002 Kasım'ından bu yana geniş bir kesim, hük...
Nail GÜRELİ
Basın turu
Gazeteci kitapları, daha doğrusu gazetecileri...
Sami KOHEN
Umut var henüz işaret yok...
BM'den ABD'ye, AB'den Rusya'ya kadar bütün dü...
Mehmet Y. YILMAZ
Gençler için çok daha fazla seçenek olmalı
Benim liseyi bitirdiğim yıllarda dershaneler ...
Hasan PULUR
Karen Fogg kına yaksın...
DENKTAŞ için yazılanları okuyunca aklımıza bi...
Meral TAMER
Cinsiyetler arası fırsat eşitsizliğinin bedeli ağır
Bugün sizlere Birleşmiş Milletler Kalkınma Pr...
Osman ULAGAY
Dünyadan Türkiye'ye yüksek gerilim
Dünya ekonomisinin fay hatlarında yüklü bir e...
Güngör URAS
Ereğli'yi 'yabancı'ya satmak yanlış olur
Özelleştirme İdaresi dün sabahın erken saatle...
M. Ali BİRAND
"Müzakereler 3 Ekim'de başlıyor"
Pazartesi akşamüstü Avrupa Komisyonu Başkanı ...

© 2005 Milliyet