Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Umut var henüz işaret yok...


BM'den ABD'ye, AB'den Rusya'ya kadar bütün dünya KKTC seçimlerinin sonucundan, yani uzlaşma yanlısı gerçekçi bir lider olarak gördükleri Mehmet Ali Talat'ın cumhurbaşkanı olmasından memnun... Herkes böylece çözüm olasılıklarının arttığını söylüyor. Diplomatlar, yorumcular "Şimdi top Papadopulos"ta diyor...
Gerçekten Rum lideri son yılların bu en büyük fırsatını değerlendirecek mi? Uluslararası camiada artık ciddi olarak devreye girecek ve Papadopulos'u, Talat'ın seçilir seçilmez yaptığı diyalog çağrısına uymasını sağlamaya çalışacak mı?
Şu anda sadece umutlar, beklentiler var. Ama henüz gözle görülür bir işaret yok...
***
PAPADOPULOS ve çevresinden gelen ilk tepki, Rum yönetiminin tavrında hiçbir değişiklik olmadığını gösteriyor. Rum Başkan'ın söyledikleri, henüz Talat ile masaya oturmaya niyetli olmadığını doğrular nitelikte.
Onun stratejisi şu: Müzakere konusunda muhatap olarak KKTC liderini değil, Türkiye Başbakanı'nı almak. Annan Planı konusunda, bunun reddi anlamındaki tutumunu sürdürmek... Bu arada BM'yi (ve Genel Sekreter Kofi Annan'ı) devre dışında tutmak, onun yerine AB'yi daha fazla angaje etmek, hatta "AB normlarına aykırı" saydığı Annan Planı'nın yerine, AB'nin bir girişimde bulunmasını sağlamak... Papadopulos böylece hem AB üyesi olmanın avantajını kullanıp köşeye sıkıştırılmaktan kurtulmayı, hem Türk tarafından yeni ödünler koparmayı düşünüyor...
***
PAPADOPULOS bu taktiklerinde şimdiye kadar bir ölçüde başarılı olmuş sayılabilir. Ama yeni çıkan fırsatları teperek aynı politikasını sürdürmesi, son analizde ona veya Rum tarafına bir şey kazandırmayacaktır. Bu takdirde sonunda olacak şey, şimdi adanın birleşmesinden yana olan Kıbrıs Türklerinin tüm umutlarını yitirmesi ve pratikte adada iki devletin birbirinden tamamen ayrı olarak varlıklarını sürdürmesidir.
Kıbrıs Rum kesiminde bu gerçeği ve olasılığı gören bazı siyasi liderler ve analistler var. Örneğin DİSİ lideri Anastassiadis, Papadopulos'un "Talat ile görüşmek konusunda vakit kaybetmemesini" istedi. "Cyprus Mail" gazetesi Rum yönetiminin Talat'a karşı tavrını değiştirmesi zamanının geldiğini belirtti...
Papadopulos şimdi kendi toplumundan gelen bu tür seslere ne kadar kulak verecek? Bu soru uluslararası camianın mesajlarını ne kadar ciddiye alacağı sorusu için de geçerlidir...
***
KUŞKUSUZ Papadopulos'un alacağı tavır uluslararası toplumun göstereceği kararlılığa da bağlıdır. Şimdiye kadar böyle bir kararlılık pek görülmedi.
  • BM Genel Sekreteri "Ancak iki taraf isterse devreye girerim" diyor. Tavrını beğenmediği Papadopulos'u zorlamaya yönelik bir adım atmak istemiyor.
  • AB, çaresiz durumda. O da Papadolus'un taktiklerinden hoşlanmıyor; ama onu yola getirecek bir şey yapamıyor.
  • ABD kendi derdinde (Irak) ve açıkçası Kıbrıs, gündeminde öncelikler arasında yer almıyor.
  • Rusya dahil, diğer güçler de araya girip aktif olarak araya girecek durumda -ve niyetinde- değil.

  • Şimdi etkili olabilecek çevreleri devreye sokmak, Türk diplomasisine düşüyor. Talat önümüzdeki günlerde bu konuda kollarını sıvayacak. Artık buna rağmen bir hareket ve ilerleme olmazsa, "Kendileri bilir" deyip geçmekten başka çare kalmaz...

    skohen@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Kürtler ve siyaset
    ESKİ DEP'li Orhan Doğan bir dostluk eli uzatt...
    Çetin ALTAN
    Türkiye açısından dünya, dünya açısından Türkiye...
    Bendenizin çocukluğunda da, gençliğinde de; "...
    Melih AŞIK
    Küçük'e 40 milyar
    Başbakan Tayyip Erdoğan, Yalçın Küçük'ün "İsy...
    Fikret BİLA
    Milliyetçilik...
    Mersin, Trabzon, Sakarya, Balıkesir-Gönen ola...
    Hasan CEMAL
    Erdoğan ile AB yolu!
    Bir yandan Türkiye'nin Avrupa Birliği yolu......
    Güneri CIVAOĞLU
    İMKB / AB Anayasası
    Fransızlar, referandumda büyük olasılıkla Avr...
    Abbas GÜÇLÜ
    Neden bizim de lobimiz yok? (2)
    Ülkemizin tanıtımı için misyoner gibi çalışac...
    Hurşit GÜNEŞ
    Mali disiplinde başarı var mı, sürüyor mu?
    2002 Kasım'ından bu yana geniş bir kesim, hük...
    Nail GÜRELİ
    Basın turu
    Gazeteci kitapları, daha doğrusu gazetecileri...
    Sami KOHEN
    Umut var henüz işaret yok...
    BM'den ABD'ye, AB'den Rusya'ya kadar bütün dü...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Gençler için çok daha fazla seçenek olmalı
    Benim liseyi bitirdiğim yıllarda dershaneler ...
    Hasan PULUR
    Karen Fogg kına yaksın...
    DENKTAŞ için yazılanları okuyunca aklımıza bi...
    Meral TAMER
    Cinsiyetler arası fırsat eşitsizliğinin bedeli ağır
    Bugün sizlere Birleşmiş Milletler Kalkınma Pr...
    Osman ULAGAY
    Dünyadan Türkiye'ye yüksek gerilim
    Dünya ekonomisinin fay hatlarında yüklü bir e...
    Güngör URAS
    Ereğli'yi 'yabancı'ya satmak yanlış olur
    Özelleştirme İdaresi dün sabahın erken saatle...
    M. Ali BİRAND
    "Müzakereler 3 Ekim'de başlıyor"
    Pazartesi akşamüstü Avrupa Komisyonu Başkanı ...

    © 2005 Milliyet