Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 20 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ereğli'yi 'yabancı'ya satmak yanlış olur


Özelleştirme İdaresi dün sabahın erken saatlerinde Ereğli Demir Çelik Fabrikaları'nın sermayesindeki yüzde 46.12 oranındaki kamu payının, "blok" olarak satışa çıkarılacağını açıkladı. Bunun anlamı, hisse senedini satın alacakların şirketin yönetimine hakim olmasıdır.
Ereğli'de yönetim hakimiyetini sağlayacak büyüklükteki blok hisse senedi yabancılara satılmamalıdır. "Yabancı sermayeye düşman olduğum için değil", Türk ekonomisinin, Türk halkının yararı bunu gerektirdiği için yazıyorum.
Özelleştirilen başka KİT'lere ilgi duymayan yabancılar Ereğli'nin peşinde... Birbiriyle yarışıyor... Ankara ise Ereğli'yi yabancılara satmaya hazır. Yabancılar buyursunlar. Yeni fabrika kursunlar. Ama ne olur gelip de bizim yıllardır zar zor kurduğumuz tesisleri almasınlar. Bunları Türklere bıraksınlar. Sakın ola ki Ereğli'de yönetime hakimiyet verecek hisseyi Ankara yabancılara satmasın. Bu geri dönülemez bir yanlış olur. Türkiye ekonomisi çok şey kaybeder.

Ereğli sanayiyi besliyor
Nedenlerini arz edeyim:
(1) Ereğli, "yassı mamul" denilen, boru, beyaz eşya, otomotiv, makine, gemi sanayilerinde kullanılan çelik levhaları üretiyor. Bizim sanayimizi besliyor.
(2) Ereğli ve Ereğli'ye bağlanan İskenderun, Türkiye'de demir cevheriyle kömürü karıştırarak ve eriterek sıvı demir - çelik elde eden büyük tesisler. Ereğli'den önce kurulan Karabük 600 ton dolayında sıvı demir - çelik üretmeye devam ediyor.
(3) Ereğli, Türkiye'deki demir cevheri yataklarının yarıdan fazlasının sahibi. Kendi cevherimizi ve kömürümüzü değerlendirecek tek tesis.
(4) Ereğli 1965 yılından bu yana (aradaki 3-4 yıl hariç) her yıl kar ediyor. Devletten yardım almadan büyüyor. 400 bin tondan 3.5 milyon ton kapasiteye ulaştı.
(5) Ereğli, kendi kaynaklarından 1.1 milyar dolarlık kapasite artırımı ve modernleşme yatırımına başladı. Hedef 2010 yılında Türkiye'nin talebinin tamamını karşılamak için yılda 10 milyon ton yassı çelik üretmek.
(6) Ereğli, 2004'te ham çelikte üretim hızıyla Çin'den sonra ikinci sıraya oturdu. Geçen yılki üretimi, 3.3 milyon tona, Erdemir Grubu'nun (Erdemir, İsdemir, Erdemir Maden, Romanya Erdemir, Çelik Servis ve Çelbor) üretimi ise 6.8 milyon tona ulaştı. 3.2 milyar dolar satış geliri elde etti. Net dönem karı 463 milyon dolar oldu. Kendi imkanlarıyla 333 milyon dolar yatırım yaptı.

Hakim ortak Türk olmalı
(7) Blok hisse senedi satın alacak ve yönetime hakim olacak sermaye grubu sadece Ereğli'yi ele geçirmeyecek İskenderun'u ve bağlı 9 şirket ile demir cevheri yataklarına da sahip olacak.
(8) Ereğli'nin çok iyi yetişmiş teknik ve yönetici kadroları 15 bin çalışanı var. Yönetim sorunu, personel sorunu yok.
(9) Ereğli'yi, yılda 15 milyon ton hurda demir ithal ederek, bunu elektrik enerjisiyle eriterek (uzun mamul) inşaat demiri haline getiren özel sektöre ait, sayıları 15 dolayındaki ark ocaklarıyla karıştırmayınız.
(10) Ereğli, yassı mamul yapıyor. Yakında İskenderun da yassı mamule başlayacak. Türkiye'de üretimin yüzde 25'i yassı, kalanı uzun mamul. Halbuki sanayinin talebi tersine. İhtiyaç yüzde 70 yassı mamul şeklinde. Bunu da Ereğli yapacak...
Ereğli "özelleştirilmiyor". Çünkü Ereğli zaten "özel" sektör statüsünde. Ereğli'nin "özel statü" ile kurulması 1960 yılında bir kanunla kararlaştırıldı. 1965 yılında özel statü ile üretime başladı. Daha sonra Ereğli ile birleştirilen İskenderun Demir Çelik İşletmeleri ise 1975 yılından bu yana üretim yapıyor.
Ereğli'nin ne pazar sorunu, ne yatırım sorunu, ne teknoloji sorunu ve ne de yönetim sorunu var. Kar ediyor. Yatırım yapıyor. Devamlı büyüyor. Türkiye, Çin'den sonra çelik sanayiinde en büyük hızı yakalayan ikinci ülke durumunda.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürtler ve siyaset
ESKİ DEP'li Orhan Doğan bir dostluk eli uzatt...
Çetin ALTAN
Türkiye açısından dünya, dünya açısından Türkiye...
Bendenizin çocukluğunda da, gençliğinde de; "...
Melih AŞIK
Küçük'e 40 milyar
Başbakan Tayyip Erdoğan, Yalçın Küçük'ün "İsy...
Fikret BİLA
Milliyetçilik...
Mersin, Trabzon, Sakarya, Balıkesir-Gönen ola...
Hasan CEMAL
Erdoğan ile AB yolu!
Bir yandan Türkiye'nin Avrupa Birliği yolu......
Güneri CIVAOĞLU
İMKB / AB Anayasası
Fransızlar, referandumda büyük olasılıkla Avr...
Abbas GÜÇLÜ
Neden bizim de lobimiz yok? (2)
Ülkemizin tanıtımı için misyoner gibi çalışac...
Hurşit GÜNEŞ
Mali disiplinde başarı var mı, sürüyor mu?
2002 Kasım'ından bu yana geniş bir kesim, hük...
Nail GÜRELİ
Basın turu
Gazeteci kitapları, daha doğrusu gazetecileri...
Sami KOHEN
Umut var henüz işaret yok...
BM'den ABD'ye, AB'den Rusya'ya kadar bütün dü...
Mehmet Y. YILMAZ
Gençler için çok daha fazla seçenek olmalı
Benim liseyi bitirdiğim yıllarda dershaneler ...
Hasan PULUR
Karen Fogg kına yaksın...
DENKTAŞ için yazılanları okuyunca aklımıza bi...
Meral TAMER
Cinsiyetler arası fırsat eşitsizliğinin bedeli ağır
Bugün sizlere Birleşmiş Milletler Kalkınma Pr...
Osman ULAGAY
Dünyadan Türkiye'ye yüksek gerilim
Dünya ekonomisinin fay hatlarında yüklü bir e...
Güngör URAS
Ereğli'yi 'yabancı'ya satmak yanlış olur
Özelleştirme İdaresi dün sabahın erken saatle...
M. Ali BİRAND
"Müzakereler 3 Ekim'de başlıyor"
Pazartesi akşamüstü Avrupa Komisyonu Başkanı ...

© 2005 Milliyet