Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Nisan 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu çığlığı duyun!

Bir kız çocuğu ancak bu kadar çok okumak için çırpınır. 'Töre var, laf olur, hapse girerim de okula göndermem' diyen babasına rağmen...

Sibel Kahraman - Van / Fotoğraflar: Bünyamin Aygün

İlkokul ikinci sınıfa geldiğinde babası tarafından "Kız kısmı okumaz" diye okuldan alındı. Ve Nergiz'in eğitim hayatını sonlandırdı. Aradan 5 yıl geçti, Nergiz Tezel 13 yaşına geldi. Geçen yıllar unutturmak yerine okuma azmini daha da artırdı. Sonunda dayanamadı ve duygularını mektuba döktü. Bu mektubu da erkek kardeşiyle Van Başkale'de bulunan Vali Özdemir Hanoğlu İlköğretim Okulu'na gönderdi.
"Sesimizi duyun, artık gelin. Okula gelmemizi sağlayın. Babalarımızı ikna edin lütfen. Gözümüz yolunuzda sizi bekliyoruz" diyordu Nergiz, mektubunda.. Yalnız kendi okuma arzusunu değil, 12 yaşında olduğu halde hiç okula gitmeyen kardeşi Evin ve 11 yaşında okul yüzü görmemiş kuzeni Berivan'ın da okumak istediklerini yazıyordu.
Başkale Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mesut Erol ile biz de çocukların çağrısına gittik. Evin önünde oynayan Nergiz, arabaları görünce anladı ve "geldiler" diye bağırarak kardeşiyle kuzenini çağırdı. Yanımıza koşan Nergiz Tezel'in ilk sorusu, "Bu kez beni okula götürebilecek misiniz?" oldu. Yöneticilerin Nergiz, Evin ve Berivan için bu ilk ziyaretleri değildi. Daha önce de üç kez baba Musa Tezel ile görüşülmüş ancak sonuç alınamamıştı.

Sonuçları kötü olur
Musa Tezel ile 'Bir de biz konuşalım' dedik. Ama ne mümkün. Babaya göre kızları artık büyümüş, genç kız olmuştu. "Töre vardır" diyor Musa Tezel ve ekliyor: "Yarın bir laf gelirse, sonuçları kötü olur."
Nergiz, Evin ve Berivan'ın fotoğrafları çekilirken de güzel giyinmeleri için onları uyarıyor. Çiftçilik yapan Musa Tezel, "Durumumuz kötü değildir. Derdimiz de para değildir. Öyle kötü giysilerle çekmeyin" diyor.
Nergiz ve Evin'in annesi Zennure Tezel, kızlarının yanında; okusunlar istiyor. Aynı şekilde Berivan'ın annesi Hayriye Tezel de... "Çok istedim kızım okusun. Ama babaları izin vermiyor. Ben okuyamadım, kızım da aynı kaderi paylaşıyor" diye konuştu. Öğretmen olmak istediğini söyleyen Nergiz'in ümit ışığı konuşmaları dinlerken sönüyor.
Berivan, Evin ve Nergiz, törelerin, "el âlem ne der"lerin kurbanı olmak istemiyor. Her üçü de Başkale'de yaşayan ve okula gidemeyen 450 kızla aynı kaderi paylaşıyor. Bu kızlara yazık oluyor.

İşte Nergiz'in mektubu...

"Sayın öğretmenim
Ben Nergiz Tezel. Doğan Tezel'in ablasıyım. 13 yaşındayım, beş sene önce okuldan ayrıldım. Yeniden okula gelmeyi çok ama çok istiyorum ben. Ben okuldayken çok çalışkandım hatta takdir belgesi bile aldım. Karnem beşle doluydu. Benim bir tane kardeşim var, 12 yaşında, ismi Evin. O da okula gelmeyi benim gibi çok istiyor. Bir tane de amcamın kızı var. 11 yaşında, ismi Berivan Tezel. O da bizim gibi okula gelmeyi çok istiyor. Sesimizi duyun artık. Ben iki sene okudum ama Berivan ile Evin hiç okula gelmediler. Biz üçümüz okula gelmeyi çok istiyoruz. Ne olur gelin. Okula gelmeyi çok istiyoruz, ne olur gelin. Okula gelmemizi sağlayın, babalarımızı ikna edin lütfen. Gözümüz yolda sizi bekliyoruz. Maddi durumumuz kötü."

YİBO-PİO RAPORU:
Dayak, bit kol geziyor

BAHAR ATAKAN Ankara
Milliyet ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) işbirliğiyle düzenlenen "2005 Eğitim Çalıştayı"nda yatılı (YİBO) ve pansiyonlu (PİO) ilköğretim okullarıyla ilgili ortaya konulan sorunlar, Eğitim - Sen'in yaptığı araştırmaya konu oldu. YİBO ve PİO'lardaki sorunların haritasını çıkaran araştırmada 70 okul incelendi. Araştırmaya göre, 299 YİBO ve 280 PİO'da 291 bin öğrenci öğrenim görüyor, 12 bin 450 öğretmen görev yapıyor. YİBO'larda bir dersliğe 30, bir öğretmene 23 öğrenci düşüyor.
Raporun çarpıcı bölümleri şöyle:
  • Küçük öğrenciler, günlük temizliklerini tam olarak yapamıyor. Bitlenme ve uyuz gibi sağlık sorunları yaşanıyor. Yurtlardaki banyolar yetersiz.
  • Öğrencilerin cumartesi ve pazar günleri pansiyonda kalmaları okulların "açık cezaevi" olarak tanımlanmasına yol açıyor.
  • Bu okullara atanan öğretmenlerin rehberlik ve danışmanlık alanlarında yetersiz olduğu, öğrencilerin eğitim teknolojilerinden yeterince yararlanamadığı görülüyor. Ailelerini özleyen öğrenciler okuldan kaçıyor.
  • Yemekhane şartları hijyenik olmayıp personel yetersizliğinden dolayı öğrencilere temizlik yaptırılıyor. Yemekler 6 - 14 yaş çocuklarının dengeli beslenmesi açısından uygun değil.
  • Çoğunda sağlık personeli ve rehber öğretmen bulunmuyor.


  • Ceza gelince gönderdiler

    BARIŞ DURAK Şanlıurfa DHA
    "Haydi Kızlar Okula Kampanyası"na rağmen Şanlıurfa'da bazı aileler kız çocuklarını okula göndermeyince, 788 veliye 500 - 950 YTL ceza kesildi. Para cezasını duyan 223 veli, kızlarını tekrar okula gönderdi. Mimar Sinan İlköğretim Okulu öğrencisi 23 kız öğrenci, yeniden okula kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Hatice Kama, "950 YTL ceza gelince babam okula göndermek zorunda kaldı. Kızları okul yerine camiye gönderiyorlar ya da hemen evlendiriyorlar. Ben okuyup öğretmen olmak istiyorum" dedi.




    GÜNCEL
    Bu çığlığı duyun!
    Baydemir: Bahçeli takdire değer
    Gerçek eşitlik için kızların eğitimi şart
    İnşaat ikinci kez çöktü
    Sabancı Müzesi'nde 'büyük buluşma'
    Tepkim aşırıydı
    Erdal, yasa iptal ettirdi
    Avukata türban vizesi
    'Zülfikar' krizinde geri adım
    Fotoğrafın ustaları sempozyumda
    Sanatçılara İngiltere'de burs imkânı
    Yıkımda 3 polis yaralandı
    Gönen olaylarında 3 kişi tutuklandı
    İETT otobüsünü molotofla yaktılar
    Yakınları yolda karşıladı
    Serin Duruş






    Melih AŞIK
    Medeni Bilgiler
    Atatürk devletçidir, tek particidir, antidemo...
    Can DÜNDAR
    Anadolu'da bir mucize
    Türkiye bazen öfkeyle dökülüyor yollara, kadı...
    Hasan PULUR
    Bayrak ve Rıza'nın babası...
    HER söylentiye kanıp, sopayı kapıp sokağa dök...
    Çetin ALTAN
    Erime dönemine giren "Türkçe" ve şarlatanizm...
    Günlük hayatta konuşulan Türkçe, 300-400 keli...


     2003 yılında neler oldu

    © 2005 Milliyet