Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Nisan 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Koleksiyonlarda Fikret Muallâ'lar...

Bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı Fikret Muallâ sergisi İstanbul Modern'de açıldı. Sergideki 243 eserin bir araya getirilmesine katkıda bulunan 35 koleksiyonerden 10'u kendi koleksiyonlarını anlattı

ÖZKAN GÜVEN

Fikret Muallâ 1903'te İstanbul'da başlayan, 1967'de Fransa'da kimsesizler mezarlığında son bulan yaşamına çok şey sığdırdı. Çalkantılı bir yaşamı oldu. Alkol en büyük tutkusuydu. İçki parasını çıkarmak için birçok resmini sattı. Zor şartlar altında sürdürdüğü yaşamı boyunca birkaç kez akıl hastanesine kaldırıldı. Sarhoş olduğu bir gün elindeki tüm resimlerini jiletle kesti. Zaman zaman çevresine karşı hırçındı. Polis, onun en büyük korkularından biriydi. Birçok büyük sanatçının başına gelen onu da buldu; değeri öldükten sonra daha çok arttı.
Modern Türk resminin en önemli temsilcilerinden Fikret Muallâ'nın 102'nci doğum günü Kabataş'taki İstanbul Modern'de çok geniş bir sergiyle kutlanıyor.
31 Temmuz'a kadar açık olacak "Fikret Muallâ Retrospektifi" sayesinde ressamın yaşamı, sanatçı kimliği ve eserleri geniş kitlelere ulaşacak. Sergide onu yakından tanıyanların konuşmacı olarak katılacağı söyleşiler, ressamın eserlerini Türkçe ve İngilizce olarak anlatan rehberler olacak. İstanbul Modern'i ziyaret edenler video odasında sanatçının belgeselini de izleyebilecek. Ayrıca gezici araçlarla okullar ziyaret edilecek ve çocuklara Fikret Muallâ tanıtılacak. Bunun yanı sıra Eti bisküvi kutularını ve Selpak mendil paketlerini Muallâ eserleri süsleyecek.
İstanbul Modern'in Süreli Sergiler Salonu'ndaki bu büyük sergide 35 kişi ve kurumdan toplanan 243 guvaş, yağlıboya, suluboya ve desen çalışması yer alıyor. Sergide Ara Güler'in çektiği Muallâ fotoğrafları da bulunuyor.
Serginin oluşturulmasında katkısı olan koleksiyonerler kendi koleksiyonlarını anlattı.

"Onun tablolarına 5 kuruş harcamadım"
Rasih Nuri İleri (Araştırmacı-yazar)
Bendeki dokuz tablonun sekizini sergiye verdim. Elimde ayrıca resimli mektuplar da var. Bunlar bana Fikret'ten geldi, dayım Ahmet Dino'dan, aileden kaldı. Benim 5 kuruş vererek aldığım bir tablo yok, hatta hediye ettiğim tablolar var belki de. Fikret'in Ses mecmuasına verdiği çok güzel iki desen var. Fikret'in resimlerini çok beğenirim. Resimlerinin renkleri, desenleri hep birinci kalitede. Onun taklitleri çıkıyor. Bir keresinde de şöyle bir şey olmuştu: Onun olduğu düşünülen bir tablo bir müzayedede yer alıyordu. Hemen telefon ettim ve "Bu, Fikret Muallâ'nın resmi değildir" dedim çünkü o resmi amcam yapmıştı.

"Bereketi kaçar diye sayı vermek istemiyorum"
Mustafa Taviloğlu (Mudo'nun sahibi)
Bereketi kaçar diye elimdeki Fikret Muallâ tablolarının sayısını vermek istemiyorum. Şaka bir yana, özel hayatımda rakamlar çok iyi bir şey ifade etmiyor ama iyi adetli bir koleksiyonum olduğu kanısındayım. Fikret Muallâ'nın resimlerinin kendine mahsus bir havası var. Resimlerini 30 yıl önce ilk gördüğüm zaman sevmiştim. Henüz ünlü olmadığı dönemlerde, yakınlarım vasıtasıyla onun resimlerini aldım ve böyle bir koleksiyon yaptım. Ama ne yalan söyleyeyim, şimdi resimlerine ürkerek bakıyorum çünkü çok taklidi var deniyor. Son 10 yıldır onun tablolarını almıyorum. Söylentileri duyuyoruz, bazı resimlerde de bunu hissediyoruz. Fikret Muallâ tablosu almak isteyenlerin mutlaka otoritelere danışması gerekiyor.

"Param yok' dedim, 'Ne varsa ver' dedi, bana resim sattı"
Hıfzı Topuz (Yazar)
Elimde 12 tane Fikret Muallâ tablosu var. Bunlardan sekizini sergiye verdim. Ayrıca bana yazdığı 25 mektup ve benim çektiğim, ona ait fotoğraflar da var. Fikret'le 1952'de tanıştım. İlk tanışmamızda bana gülünç bir fiyata bir resim sattı. Nasıl olduğunu anlatayım size: Bir resmini alacaktım ama ona "Param yok" dedim. O da "Ne varsa ver" dedi. Cebimdeki 10 frankı verdim ve resmi aldım. Ölümüne kadar Fikret ile sık sık görüştük, mektuplaştık. Ölümünden üç-dört ay önce birkaç arkadaşla birlikte ziyaretine gittik. Paris'teyken bana resim satmak isterdi. Çok ihtiyaç içindeydi. Yaptığı resimleri akşamüstü satar, bununla içki içerdi. Ben de kendisinden üç-beş resim aldım. Ölümünden sonra Fikret'in yakın dostum olduğunu bilenler bana "Fikret Muallâ'nın resimleri var elimde, alır mısınız?" dediler, ben de birkaç tane daha aldım. Koleksiyonumu bu şekilde yaptım. Onun en çok taklit edilen ressamlardan biri olduğunu zannetmiyorum. Resim bolluğu yüzünden bazı resimlerine taklit denilmeye başlandı. Çünkü bana göre Fikret hayatı boyunca 8 bin resim yaptı. Onun resmini taklit etmek kolay değil.

"35 yıldan beri Fikret Muallâ alıyorum"
Ceri Benardete (İşadamı)
Sergide 11 tablomuz var. 35 yıldır imkanlarımız elverdiğince onun tablolarını topluyoruz. Fikret Muallâ'nın resimlerindeki çocuksu birtakım duygular, belki de bazen deliliğe varan kısmı beni cezbediyor. Ayrıca bizim memleketten çıkma bir ressamın Avrupa'da bir yerlere gelmesi de bizim için gurur verici. Bugün çok pahalıya satılan Çallı'lar, Halil Paşa'lar Avrupa'da hiç bilinmiyor. Oysa ben birçok Fransızın, İsviçrelinin evinde Fikret Muallâ tablolarına rastladım. Fransızlar da bir noktadan sonra onu Fransız ressam olarak telakki ediyordu çünkü Türk köylüsünü, kağnı arabasını değil Fransa'daki hayat stilini yansıtan tablolar yaptı.

"Bir tablosunu telefonla katıldığım müzayededen aldım"
Akın Öngör (Garanti Bankası eski genel müdürü)
11 tablomdan yedisini İstanbul Modern'de bulabilirsiniz. Bunları son 20 yılda ufak ufak biriktirdim. Çünkü onun eserlerinin Türkiye'de talibi çok ve dolayısıyla fiyatı çok yüksek. Bir keresinde bir tanesini açık artırmadan aldım. Ama müzayedeye bizzat değil telefonla katıldım.
O tabloyu almak isteyen, Türkiye'nin önemli zenginlerinden birisiyle birbirimizi epey zorladık. Bir şeyi istiyorsanız rasyonelliğin önüne geçer ya, bunda da öyle bir şey oldu. Resmin değerinin çok üzerine çıktık ama neticede bizde kaldı.

Retrospektife kim, kaç tabloyla katıldı?
  • Aras Ören 4

  • Ayça Dinçkök 1

  • Cengiz Evgin 1

  • Bilge-Ertan Mestçi 4

  • Ferda İbrahim İper 6

  • Emine Gülyüz Yolga 7

  • Harika-Mehmet Aydın 5

  • Hasan Çapan 5

  • İbrahim Güney 1

  • Mukadder Sezgin 1

  • Özer Sezgin 1

  • Selim Tarim 3

  • Serim-Taner Timur 1

  • Tuba Tarim Dikmen 1

  • Tülin Erdin 1

  • Hayim Benbasad 6

  • Yasemin Kamhi 9

  • Zafer Kurşun 10

  • Zeynep-Süleyman Sözen 5

  • Özel koleksiyon 27

  • Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası koleksiyonu 1

  • Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi 9


  • "Fotoroman yaptım, Muallâ tablosu aldım"
    Erol Evgin (Sanatçı)
    Bendeki "Sokak" adlı tablosunu sergiye verdim. 80'li yıllarda Bulvar gazetesi yeni çıkmıştı. Nazlı Ilıcak benden gazeteye fotoroman yapmamı istedi. Yeni çıkacak bir gazeteye katkıda bulunmak için onlardan ücret istemedim. Bunun üzerine Kemal ve Nazlı Ilıcak jest olsun diye bana bir Fikret Muallâ tablosu hediye ettiler. Fikret Muallâ'yı öğrencilik yıllarımdan beri çok beğenirim. Çağının ilerisinde çarpıcı bir sanatı olan, gurur duyduğumuz bir Türk ressamı.


    "Bir tane tablom var, akıllı davransaydım kandırırdım onu"
    Ara Güler (Fotoğraf sanatçısı)
    Benim elimde bir tane yağlıboya, iki-üç tane de desen çalışması var. Ben akıllı davranmadım, isteseydim çok güzel kandırırdım onu. Yine de pişman değilim. Fikret Muallâ dünyanın en büyük ressamı değil ki, bende Picasso var evladım. Ama onun bazı resimleri afişe kaçsa da iyidir.

    "Savaşı anlattığı tek resim bende"
    Kemal Bilginsoy (Tekstilci)
    Beş tane tablom var. Dördü İstanbul Modern'de. Ben Fikret Muallâ'ları 1988'den itibaren toplamaya başladım. "Dinç Horozların Dövüşü" savaşa dair yaptığı tek resimdir. Abidin Dino anılarında şöyle bir şey yazmıştır bununla ilgili olarak: "Kimi gün ressam, beraber dadandığımız Eyüp Sultan sırtlarının horoz dövüşlerini düşünüyordu. İkinci Dünya Savaşı sonlarına doğru tekrar anımsamıştı, birbirlerinin gözlerini oyan Eyüp horozlarını... Bence bu horozlar savaşçılardı, bu horozlar insanlığın halini söylüyordu... Muallâ'nın harbe dair bildiğim tek imgesi budur." Fikret Muallâ 1943'te, İkinci Dünya Savaşı sırasında bu tabloyu yapmış. O da bende. Çok önemli bir resim bu. Bu resme sahip olmak beni çok mutlu ediyor.

    "Ben ilk Fikret Muallâ toplayanlardan biriyim"
    Vedat Öztarhan (Vepa Şirketler Grubu başkanı)
    55'e yakın tablom var. Bunların 25'i bu sergide. Paris'te Fikret Muallâ resimlerini toplarken 30'lu yaşlardaydım. Ben ilk Fikret Muallâ toplayanlardan biriyim. O dönemde İsmet Sezgin'in kardeşi Mukadder Sezgin, Paris'te kültür ateşesiydi. Onu ziyaret edecektim. Orada Fikret Muallâ resimlerini ilk gördüğümde adeta tutulmuştum. Paris'e her gidişimde bir-iki tane tablo aldım. Onun resimlerine karşı büyük bir zaafım var. Mesela evimdeki "Üç Şeytan Kadın" tablosu... Hastanede kalırken bir kadına aşık olmuş. Kadın da buna ihanet edince bütün kadınları şeytan olarak görmüş ve bu resmi yapmış. n

    "Evlendikten sonra kocamla ortaklaşa aldığımız ilk tablo Fikret Muallâ'nınkiydi"
    Oya Eczacıbaşı (İstanbul Modern yönetim kurulu başkanı)
    Fikret Muallâ yıllarca Fransa'da yaşamış, duygu dünyası çok karışık bir sanatçı. Ülkemizde yeterince tanıtılmadığını düşünerek uzun süre böyle bir sergi yapma fikrimiz vardı. Bu sanatçının yaratıcılığını, dinamizmini gün ışığına çıkarmak istedik. 4 aylık bir sürede bu sergi hazırlandı. Biz 20 yıldan beri Fikret Muallâ biriktiriyoruz. Evlendikten sonra aldığımız ilk tablo Fikret Muallâ tablosuydu. 1984'te eşimle ortaklaşa aldığımız bu tablonun tişörtlerini de yaptırdık. Daha sonra onun tablolarına daha çok merak salmaya başladık. Şimdi ise çok güzel bir Oya-Bülent Eczacıbaşı koleksiyonumuz var. 48 tablomuzu İstanbul Modern'de toplumla paylaşıyoruz.





    PAZAR
    Koleksiyonlarda Fikret Muallâ'lar...
    "Kürk giyen herkes ölen foklardan sorumludur"
    - Kibariye çok tutkulu söylüyor - Ah kurban olurum, anaam!
    Prens Charles'ın düğün ayakkabıları Made In Turkey
    'Ajans'tan her gün bir kitap
    Hollywood'dan "Bir İstanbul Macerası"
    Harlemli çocuklar başkentte
    Türk Protestanlar ilk örgütlerini kurdu
    "City Zen dünyada da bir ilk"
    Şarabın başkentinden haberler
    Yağ hem yararlı hem zararlı
    Ah o gemide ben de olsaydım
    ÇOCUKLARA BAYRAM
    Prag lezzetleri ve müzikleri
    Türk içkileri beş madalya birden aldı
    Şarap tutkunlarına özel
    Kebabı kebapçıdan daha iyi yapıyorlar
    Ufak tefek dev adam: Prens Rainier
    Artık kabuğuna çekilemez
    Ne dinci ne milliyetçi; arkadaşlar cinsiyetçi!
    Kar yağan hayatlardan kesitler





    Ali Rıza Kardüz
    Mine Kırıkkanat
    İlber Ortaylı
    Tuba Akyol
    Ülkü Tamer

    © 2005 Milliyet