Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Nisan 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yüz binlerce kız çocuğu yardımımızı belkiyor


İstanbul'dan Samsun'a uçan uçakta yol boyunca elimde Milliyet, öylece kalakaldım..
Gazetenin orta sayfasında, kırmızı bir örtüyle başını sarmış küçük kız çocuğu da yeşil gözleriyle yol boyunca bana baktı..
Milliyet muhabiri Bünyamin Aygün'ün çektiği fotoğraf, National Geographic'in ünlü "Afganlı Kız" fotoğrafını hatırlatacak kadar etkiliydi..
Eminim ki sizler de o bir çift gözdeki derin masumiyeti, çaresizliği, kaderine razı olmuş boyun eğişi görmüş olmalısınız..

'Hatun' sadece biri
Fotoğraf, Van'ın bir köyünde çekilmiş.
Hatun Lale, 11 yaşında ve Türkiye'de okula gidemeyen yüz binlerce kız çocuğundan sadece biri..
Türkçe bilmediğini söylüyor muhabir arkadaşlar haberlerinde..
Sadece iki sene okula gitme fırsatı bulabilmiş çünkü.. Türkçe birkaç kelime öğrendiyse de aradan geçen üç yıl içinde tamamen unutmuş belli ki..
Babası onu iki yıl okula gönderdikten sonra geri alışını "Artık yetemedim" diyerek açıklıyor.
Hatun şimdi küçük erkek kardeşine bakıyor evde..
Çok değil, iki üç yıl içinde evlenecek, kendi çocuğunu kucağına alacak..
Onun çocuğunun da kız olursa annesiyle aynı kaderi paylaşacağını şimdiden söyleyebiliriz.
Cahil annelerin yetiştirdiği cahil çocuklar...

Cahil nesiller
Türkiye 21. yüzyılda büyük bir dönüşümün eşiğine adımını atmışken böyle yüz binlerce çocuk, kendilerine yüzyıllar öncesinden çizilen kaderin esiri olarak yaşıyorlar..
Umutları yok, gelecekleri yok..
Türkiye'de sadece Anadolu'nun unutulmuş köşelerinde rastlanabilecek bir tablo değil bu..
Hemen burnunuzun dibinde, İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de de küçük kızlar okula gidemiyorlar.
Büyük bölümünün sorunu parasızlık..
Aileler zaten çok kısıtlı olanaklarını çocuklarının eğitimi için harcamaya karar verdiklerinde, önce erkek çocuklarını tercih ediyorlar çünkü..
Kız çocuklarının nasıl olsa evlenip gideceklerini düşünüyorlar..
Erkek çocuklarının, ileride okur da adam olurlarsa kendilerine bakabileceklerini ümit ediyorlar..
Bir yandan da "Kız çocuğun erkeklerin arasında işi ne?" şeklindeki toplumsal baskı, Hatun gibi yüz binlerce kızımızı cehalete mahkûm ediyor, kendi kaderlerini değiştirebilme olanaklarından onları yoksun bırakıyor.

İstatistikler canlandı!
Milliyet, önceki hafta İstanbul'da düzenlediği bir "çalıştay"la toplumumuzun bu çok önemli sorununa dikkatleri çekmişti.
Bir süredir de Milliyet muhabirleri, Anadolu'nun değişik yerlerinden bu kez "kişisel dramları" ortaya seriyorlar..
Milliyet Çalıştayı'nda "şu kadar yüz bin kız çocuğu okula gidemiyor" şeklinde ortaya konulan istatistik, böylece ete kemiğe bürünüyor.
Dikkat ediyorum röportajlara konu olan kız çocuklarının çok büyük bir bölümü hiç Türkçe bilmiyor.
Muhabir arkadaşlarımla konuştum, röportaj yapılan kızları özellikle seçmediklerini, gittikleri her yerde çoğunluğun bu durumda olduğunu söylüyorlar.
Ve biz Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de nutuklar dinliyoruz..
Türkiye'nin bölünemeyeceğinden, bir ve bütün olduğumuzdan söz eden..
Bir ulusu bir arada tutan şeylerden en önemlisini bugüne kadar ihmal etmiş olduğumuzu yüzümüze haykıran bu röportajlar, bir yandan da gazeteciliğin gerçek işlevine kavuştuğu zaman ne kadar kutsal bir meslek olduğunu da gösteriyor bizlere..

Şimdi sıra bizde
Türkiye'nin her yerine yayılmış durumda yüz binlerce kız çocuğu..
Biz büyüklerin onlara uzatacağımız yardım elini bekliyor.
Sorunlarını çözmemizi, onları da okumuş - meslek sahibi insanlar olarak toplumsal yaşama ortak edeceğimiz günü bekliyorlar..
Milliyet bu gerçeği gözler önüne sererek, bir toplumsal sorumluluğu yerine getiriyor.
Şimdi sıra bizlerde.. Bu çocuklara okul yolunu nasıl açacağımızı düşünmek ve çözüm yolunu bulmak da biz büyüklerin görevi artık!

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
En büyük değişim
DOĞAN Medya Grubu'ndan gazeteci arkadaşlarla ...
Çetin ALTAN
Erime dönemine giren "Türkçe" ve şarlatanizm...
Günlük hayatta konuşulan Türkçe, 300-400 keli...
Melih AŞIK
Medeni Bilgiler
Atatürk devletçidir, tek particidir, antidemo...
Fikret BİLA
Org. Özkök'ten net mesajlar
Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök'ün Harp ...
Hasan CEMAL
Neymiş milli çıkar?
Türkiye'de milli çıkarlar bugüne kadar gerçek...
Yılmaz ÇETİNER
SSK'lının yoksulluk sınırını aşabilmesi için!
Turgut Özal başbakandı. Bir akşam Mehmet Barl...
Güneri CIVAOĞLU
Kalını / incesi
Siyaset kredisi hâlâ yüksek olan bir önceki h...
Can DÜNDAR
Anadolu'da bir mucize
Türkiye bazen öfkeyle dökülüyor yollara, kadı...
Hurşit GÜNEŞ
Gelişmekte olan piyasaların kaderi FED'in elinde
11 Eylül sonrası Amerikan ekonomisi durgunluğ...
Doğan HEPER
24 Nisan suni bir Ermeni günü
ERMENİSTAN'ın ve diasporanın Türkiye haritası...
Semih İDİZ
Habemus Papa!
Latince bir ifade olan "Habemus Papa"nın Türk...
Sami KOHEN
Üslup meselesi
BAŞBAKAN Erdoğan sonradan açıkladıklarını baş...
Mehmet Y. YILMAZ
Yüz binlerce kız çocuğu yardımımızı belkiyor
İstanbul'dan Samsun'a uçan uçakta yol boyunca...
Hasan PULUR
Bayrak ve Rıza'nın babası...
HER söylentiye kanıp, sopayı kapıp sokağa dök...
Derya SAZAK
Özkök'ün mesajı
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün ...
Meral TAMER
Sizin oralarda kızlar neden okula gitmez?
Günlerdir gazetemizde okula gidemeyen kız çoc...
Yaman TÖRÜNER
Bizi kayıt dışılık mahvediyor
Geçen yılki büyüme potansiyelimiz önümüzdeki ...
Güngör URAS
Ereğli'yi Başbakan 'tatlıya bağlayabilir'
Başbakanımız "herkese ilan etmeden, sessiz se...
Serpil YILMAZ
Dosya avı başladı
Enerji Bakanlığı'nda süren yolsuzluk soruştur...
M. Ali BİRAND
EGE'DE KARA BULUTLAR ARTIYOR
Kötü haber tellallığı yapmak istemiyorum. Sad...

© 2005 Milliyet