|
 |
|
|
Sivil örgütleri dinlemek
Satır Arası / Deniz Sipahi
Meclis'te bazı önemli değişikler yapılıyor. Bunlardan biri de kalkınma ajanslarının kuruluşu, koordinasyonu ve görevleri hakkındaki kanun tasarısı...
"Bu tasarı sokaktaki vatandaşı niye ilgilendirsin?" diye düşünebilirsiniz. Cevap geçen gün Dünya Bankası'ndan geldi.
Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında bulunan Türkiye, gelir dağılımı en bozuk ülkeler arasında 55'inci sırada. Aynı zamanda AB ülkelerine kıyasla gelir dağılımı en bozuk ülke durumunda. Dünya Bankası'nın Dünya Kalkınma Göstergeleri 2005 raporunda yer alan verilere göre, Türkiye'de nüfusun en yoksul yüzde 20'lik kesiminin gelirden aldığı pay yüzde 6.1'de kalırken, en zengin yüzde 20'nin aldığı pay ise yüzde 46.7 düzeyinde. En zengin ile yoksul arasındaki gelir farkı da 13 kata ulaşıyor. Bu rakamlar gerçekler bölgesel kalkınmanın ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteriyor.
* * *
Gelelim konumuza...
Kalkınma Ajansları, yerel düzeyde planlama, programlama, proje üretme kapasitesini artıracak, bölgelerde ve yerelde kaynakların etkin kullanılmasına yardımcı olacak, yerel aktörler ve dinamikler arasında sinerji oluşturacak, uluslararası düzeyde yapılacak tanıtımlara destek verecek, girişimcilik ruhunu harekete geçirerek ortak proje üretme kültürü yaratmaya çalışacak ve bunların bir stratejik plan çerçevesinde hayata geçirilmesini sağlayacak. Teoride güzel hedefler, ya gerçekler...
Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Başkanı Enis Özsaruhan, yasayla ilgili bazı detaylara dikkat çekiyor. Yasa tasarısına göre, üç büyük il dışında ajansların karar alma organlarında çoğunluk kamu temsilcilerinde olacak. Dahası, üç büyük il dışında özel sektöre yönetim kurullarında tek bir kontenjan ayrılmış, onun da Odalar Birliği tarafından kullanılması öngörülmüş. Bu kamu ağırlıklı yapı, Kalkınma Ajansları'nın en çok işlev bulacağı Anadolu'da özel sektör katkısını en aza indiriyor. Buna ilişkin olarak, kanun tasarısının gerekçesinde şu ifadelere yer veriliyor.
"Gelişme zorluğu çeken bölgelerin ve yörelerin çoğunda, girişimcilik ruhu ve kültürünü harekete geçirip yönlendirecek ve bunun için gerekli destekleri sağlayacak kurumsal kapasite bulunmamaktadır."
* * *
Özsaruhan diyor ki.
"Bize öyle geliyor ki, bu kanun tasarısı hazırlanmaya başlandığında, TÜRKONFED'in henüz oluşmamış olması, bu hazırlıkları yapan kurumları bu şekilde düşünmeye sevk etmiş. Oysa TÜRKONFED, federasyonları ve dernekleriyle 26 bölgenin çoğunda bir kurumsal kapasiteye sahip durumda. Kalkınma Ajansları'nın önemli bir adım olabileceğini biliyoruz. Gerekçesinde AB ile ekonomik ve sosyal uyumdan söz eden bir kanun tasarısının, bunun en önemli gereklerinden birinin gönüllü kuruluşlarla işbirliği olduğu göz ardı etmesi çelişki doğurmaktadır. Kanun tasarısının bu gözle elden geçirilmesi, üç büyük il dışında ajans yönetim kurullarında özel sektöre ayrılan yerin artırılması ve gönüllü kuruluşlara kontenjan ayrılması ajansların işleyişini daha sağlıklı hale getirecektir..."
Sözün özü...
Özsaruhan'ın temsil ettiği TÜRKONFED, 143 milyar dolarlık iş hacmi, 1 milyonu aşkın çalışan ve 42 milyar dolardan fazla ihracat olanaklarına sahip bir organizasyon.
Kanunu yapanlar TÜRKONFED'i biraz dinlese ortaya çok farklı bir sinerji çıkar.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|