|
 |
|
|
Kartal İskoçya semalarında
YAKAN TOP / Nilay YILMAZ
Geçtiğimiz günlerde Fenerlist forumunda bir haber vardı. Pascal Nouma, İskoçya'nın Livingston takımına transfer olunca Beşiktaş taraftarları Livingston forumlarına katılmış. Daha sonra olaya Fenerbahçe taraftarları da müdahil olmuş ve İskoçya'nın bu küçük takımının forumunda BJK-FB tartışması baslamış. Biz de belirtilen adresin peşine düştük. Fenerbahçelilerin girişlerine rastlamadık; ama Beşiktaşlılar Livingston'u çoktan kardeş takım ilan etmişler ve Nouma'yı neden sevdiklerini yazmışlar:
Beşiktaş halk takımıdır. Biz sonuçlara göre sevmeyiz. Geride olduğumuzda da takımımızı destekleriz. Beşiktaş taraftarı gol atanı değil, sahada bütün enerjisini harcayanı sever. Nouma, Beşiktaş'ı bizim sevdiğimiz gibi sevdi. "Pascal bizi diskoya götür" diye bağırın, sizi de sevecektir.
Mail bombardımanı başlangıçta Livi taraftarlarını şaşkına uğratmış. Çünkü kilometrelerce uzaktan birileri onları "kardeş takım" ilan etmiş, hatta maçlarına gelmek istediklerini yazmış:
Bundan böyle tüm Livi ve Beşiktaş taraftarları kardeştir. Pascal Nouma'ya tapıyoruz. Pascal Nouma bizim tanrımız. Ve sadece onun için buradayız. Sevgimize güvenin.Maç programınızı gönderirseniz seviniriz, çünkü maçlarınıza gelmek istiyoruz.
Livililer şaşkınlıklarını üzerlerinden atınca Beşiktaş-Livington dostuğu da başlamış. Onlara göre belki de sıradan bir adam için yazılanlar, oynamadan Nouma'ya güvenmelerini sağlamış:
Teknik Direktör Richard Gough, bu adamı oynatmalı. Bu kadar Türk yanılıyor olamaz... Bir Livings-ton maçına gelmeye ne dersiniz? Son maçımız Dundee kapışmasına bekleriz. Yüksek taraftar topluluğu ve iyi bir atmosfer bizim için çok iyi olur.
Livi taraftarları Nouma'ya tezahüratta bulundu mu bilinmez; ama bakarsınız Beşiktaşlılar, şu an İskoçya Ligi'nde son sırada bulunan Livingston'u desteklemek için 21 Mayıs'ta Dundee maçına giderler ve "Pascal bizi diskoya götür" derler...
Futbol bir ölüm kalım meselesi değildir. Ondan öte bir şeydir.
Bill Shankley
Haberiniz var mı?
İtalya ve Norveç arasındaki 92 Avrupa Şampiyonası eleme grup maçında İtalyan Bergomi iki sarı kart görererek oyundan atıldı. Ne var bunda demeyin! Çünkü Bergomi, İtalyanların yedek oyuncusuydu ve takımı 2-1 mağlupken oyuna 89. dakikada girmişti. Oyuna girer girmez ilk faulünü yaptı, birkaç dakika sonra da topa bile dokunamadan ikinci faulünü yaparak oyundan atıldı.
***
En iyisini yapıyor!
Rıdvan Dilmen yakında teknik direktör olacağı için hakemler hakkında kötü konuşmak istemiyor.
(Reha Muhtar Futbol Ateşi, ATV)
Abartma Kazım Ağabey!
Levent Tüzemen: Rüştü atılıp Fenerbahçe bu maçı 4-3 kaybetseydi, ne olurdu?
Kazım Kanat: İhtilal olurdu. MHK giderdi. Federasyon giderdi.
(Futbol Ateşi, ATV)
Büyük itiraf!
Saha avantajı dediğin şey budur. Hakemi etki altına almaktır!
(Hasan Ali Atasoy Futbol Ateşi, ATV)
Üzüm üzüme baka baka kararır!
Polonyalı Szymkowiak, çok çabuk adapte olmuş bizim sahalara. Her pozisyondan sonra hakeme gidip itiraz ediyor.
(İlker Yasin - Kanal D)
5-3 de beraberlik
13-14 eşitlik var faullerde.
(İlker Yasin - Kanal D)
Sonra da Rüştü!
Fatih Tekke'den sonra Galatasaray'da kaptanlık bandını Ergün taktı. (İlker Yasin - Kanal D)
Özlü söz ustası Alkış
Bazen 'Sabrın sonu selamet' olur. Bazen de 'Sabreden derviş, gebermiş' olur... İşin tuhafı; acele eden de, bazen ecele gider.
(Ali Sami Alkış - Star)
Gel pisi pisi!
Bir kedi gibi adeta önündeki yün yumağını bırakmayan, sürekli onunla oynamaya çalışan sevimli bir kedi gibi Hasan Şaş...
(Ahmet Çakar - Sabah)
|
|
|

|