|
 |
|
|
Ailece mücadele
Beşiktaş maçı sonrası üretilen "Fenerbahçe hakemi değiştirdi. Selçuk Dereli'nin yerine Bülent Demirlek'i istedi. O yüzden Demirlek taraflı maç yönetti" gibi dedikodular bir hakemi ancak bu kadar etkilerdi. Dereli ilk dakikadan itibaren takdir haklarını sürekli Denizli lehine kullanıyordu. Ümit'e gösterilen kartla ilgili yorumda bulunmuyorum. Faul pozisyonlarındaki düdükler için söylüyorum. Hakemin maça çok karmaşık duygularla çıktığını gördük.
Denizli takımı çok organize bir ekip. Fizik olarak da, taktiksel olarak da bu ligin iyilerinden bir tanesi. Maçın başında Ümit de atılınca on kişi ile böylesine bir ekibe karşı oynamak kolay değildi. Zaten zor da oldu. Fenerbahçe üçlü savunma ile oynayarak taktiksel değişikliğe gitmişti.
Eksik kalınca tüm takım kalpten oynamaya başladı, çok mücadele etti. Özellikle Marco Aurelio ile arkada oynayan savunma oyuncuları, kenarlar da dahil fizik olarak çok iyiydiler. Maçın 60. dakikasından sonra o dakikaya kadar Tomas'ın markajı nedeniyle etkisiz kalan Alex, geriye gelip top alarak dripling yapmaya başladı ve Fenerbahçe hareketlendi. Uzatmalarda gelen gol, oyuncunun da, seyircinin de direncini kırmışken, forvete geçen Luciano, Denizli savunmasının yaptığı hatayı golle sonuçlandırınca, çok iyi oynayan Rüştü ile çok iyi penaltıcılara sahip isimler sayesinde ibre Fenerbahçe'ye döndü.
Aslında Fenerbahçe turu Ümit'in atıldığı 17. dakikadan ilk yarının sonuna kadar geriye düşmediği için atladı. Fenerbahçe seyircisi, Beşiktaş maçındaki arzu ve futbolun ardından bugünü de gördükten sonra çok daha fazla ümitlenmiştir.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|