Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Küresel kırılmalar


Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök, yıllık değerlendirme konuşmasında dünyanın yeniden şekillenmesi sürecini tetikleyen iki olaydan söz etti.
1- Berlin Duvarı'nın yıkılışı, (Sovyet blokunun çöküşü)
2- New York'ta İkiz Kuleler'e yapılan saldırı.
Bu iki olay dünyanın tek kutuplu hale gelmesine, diğer bir ifadeyle ABD'nin tek belirleyici aktör konumuna ulaşmasına ve uluslararası güvenlik, müdahale, ittifak, tehdit ve önlem algılamasına ilişkin kavram ve biçimlerin değişmesi sonucunu doğurdu. Bu süreçte Birleşmiş Milletler'in işlev ve yapısını da tartışmaya açtı. Birçok ülke bu yeni süreçte ABD'ye yakın veya paralel konum alarak hem güvenlik, hem ekonomik açıdan yeniden biçimlenen dünyada yer tutmaya çalıştı.

Küresel kırılma
Tek patronlu dünya sonsuza kadar devam edebilir mi? Yoksa belirli bir aşamada ABD'yi dengeleyecek gelişimler ve oluşumlar ortaya çıkar mı?
Org. Özkök'ün dünyaya ilişkin analizi bu sorularla ilgili işaretler taşıyor.
Genelkurmay Başkanı, dünya düzenini ve yaşanan süreci değerlendirirken, üç "küresel kırılma alanı"ndan söz ediyor:
1- Uzakdoğu,
2- Orta Asya ve Kafkasya,
3- Ortadoğu.
Küresel kırılma alanları aynı zamanda ABD'ye karşı, potansiyel güç taşıyan ülkelerin denge kurma mücadelesine sahne olacak bölgeler olarak da tanımlanıyor.
Bu bağlamda, Uzakdoğu'da, küresel güç olma yolundaki Çin ile ABD arasında Tayvan sorunu nedeniyle bir çatışma yaşanabileceğine dikkat çekiyor Org. Özkök. Çin'in savunma harcamalarını yüzde 12 oranında artırmasının altını çiziyor.

Türkiye'nin konumu
Yine muhtemel kırılma hattı olarak gördüğü Orta Asya ve Kafkasya'da, son yıllarda hızla toparlanan ve yeniden küresel güç adayı haline gelen Rusya ile ABD arasındaki çatışma olasılığına dikkat çekiyor.
Nihayet üçüncü küresel kırılma alanı olmaya en yakın bölge olarak Ortadoğu'da, ABD ile diğer küresel güç adayları arasında enerji kaynakları açısından doğacak çatışmadan söz ediyor. Enerji kaynaklarının yüzde 60'sına sahip bu bölgenin, aynı zamanda uluslararası terörün kaynağı olarak görülmesi ve demokrasi eksikliğinin sorumlu ilan edilmesiyle, küresel aktörlerin projelerinde öncelik taşıdığına vurgu yapıyor.
Bu çerçeve içinde Org. Özkök'ün, Türkiye'nin küresel aktörlerle ilişkilerini değerlendirirken iki sonuca vardığını söyleyebiliriz:
1- Türk-ABD ilişkilerinin güçlü biçimde sürdürülmesi,
2- Türkiye'nin AB'ye tam üye olması.

ABD ve AB ilişkileri
Genelkurmay Başkanı, Türk-ABD ilişkilerinin kötü bir dönemden geçtiğini belirtmekle birlikte, iki ülkenin pek çok bölgesel sorun karşısında ortak beklentileri ve kaygıları paylaştıklarını vurguluyor. Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu ve Orta Asya'da barış, istikrar ve güvenlik için birlikte çalıştıklarını anımsatıyor. Türkiye'nin Avrasya ve Ortadoğu coğrafyalarının kesişme noktasında bulunmasının, ABD'nin Türkiye'yi güçlü bir ortak olarak kabul etmesine yol açtığını belirtiyor. Buna Türkiye'nin bölgede demokrasinin gelişmesine verebileceği katkının önemini de ekliyor.
Org. Özkök, Türkiye-AB ilişkilerine bakarken, AB'nin gelecekte Rusya, Çin ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle ekonomik ve politik yönden zorlu bir rekabet içinde olacağını anımsatıyor. Bu rekabette Türkiye'nin AB'ye büyük topraklar, genç nüfus ve büyük politik güç sağlayacağını ifade ediyor. Türkiye'nin AB'ye, Kafkaslara, Ortadoğu ve İç Asya'ya açılım sağlayacak bir ülke olduğuna dikkat çekiyor. Bunun değerini Avrupalıların henüz algılayamadıklarını da vurgulamayı unutmuyor.

Yaklaşımının önemi
Bu analiz sadece Türkiye için değil, ABD ve AB için de yol göstericidir.
Org. Özkök'ün yaklaşımının bir önemi de şuradadır:
Son dönemde gerek ABD gerek AB ile olan ilişkilerde, sadece Türkiye'nin menfaati olduğu, hatta mecburiyeti bulunduğu şeklinde bir anlayış hâkim oldu. O kadar ki özellikle AB talepleri karşısında Ankara, kendi taleplerinde ısrarlı olamadı. Sürekli ödün veren taraf oldu. Kendi önemini ve gücünü ihmal eden bir çizgi izledi. Oysa, Org. Özkök'ün analizi iki taraflı. ABD'nin Türkiye ile ilişkilerini güçlendirmesinde, AB'nin Türkiye'ye tam üye yapmasında, onların da büyük menfaatleri olduğunu ortaya koydu.

Gücünü fark etmek
Bu da Türkiye'nin ABD ve AB ile ilişkilerinde "mecbur ve mahkûm" konumda olmadığının unutulmaması gerektiğini; tek taraflı değil, karşılıklı çıkar ve fayda gözetecek gücü bulunduğunu bir kez daha anımsattı.
Türkiye her zaman bu gücünün farkında olmalı ve kendine güvenmeli...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İrtica ve asker
GENELKURMAY Başkanı Sayın Org. Hilmi Özkök'ün...
Çetin ALTAN
"Var olarak yaşama"nın şifresini ararken...
Politik açıdan bakıldığında, 21. yüzyılın rüz...
Melih AŞIK
Lincas İstanbul'da
İstanbul'daki Alman Konsolosluğu'nda mütevazı...
Fikret BİLA
Küresel kırılmalar
Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök, yıllık ...
Hasan CEMAL
Siyasal alana müdahale!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök önc...
Güneri CIVAOĞLU
Nişantaşı fantezisi
Nişantaşı/Abdi İpekçi Caddesi önündeki kahvel...
Abbas GÜÇLÜ
Kızlar niye okula gidemiyor?
Türkiye'de okuma yazma bilmeyen sayısı 7.5 mi...
Hurşit GÜNEŞ
Bu rakamları biliyor muydunuz?
ABD'nin askeri harcamaları Dünyanın en fazla ...
Sami KOHEN
Hata nerede?
TÜRK-ABD ilişkileri bir dizi yeni gelişme ile...
Mehmet Y. YILMAZ
Kültür Bakanı aslında bir gerçeği dile getirdi
Kültür ve Turizm Bakanı'nın fotoğrafını nered...
Faik ÖZTRAK
Önümüzdeki yıl işsizlik düşecek mi?
Geçtiğimiz hafta sonunda IMF Avrupa Bölgesi D...
Hasan PULUR
Yıkım ve kaldırım...
HERHALDE yılların deneyiminden olacak, bazı h...
Derya SAZAK
Kıbrıs nereye?
TESEV'in 'Quo Vadis Cyprus? - Kıbrıs Nereye?'...
Meral TAMER
10 yıl sonra dünyada okula gitmeyen kız kalmayacak
Biz Milliyet olarak Türkiye'de kız çocukların...
Ece TEMELKURAN
Her şey güzel olacak!
'Çok iyi derslerimiz de, İngilizcede biraz zo...
Güngör URAS
Türk'ün Türk'e borcu dış borcu şişiriyor
Genelde yatırımı, üretimi artırmak için dış k...
M. Ali BİRAND
"Türk canavarını kafese koyduk, ancak..."
Yunan kamuoyunda, bizim hiç bilmediğimiz bir ...

© 2005 Milliyet