Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hata nerede?


TÜRK-ABD ilişkileri bir dizi yeni gelişme ile gene gündeme geldi. Bu gelişmelerden biri, İncirlik Üssü üzerinde varılan mutabakat ile ilgili. Aylarca süren görüşmelerden sonra Ankara ile Washington arasında varılan anlaşma çerçevesinde Bakanlar Kurulu'nun hazırladığı kararname, ABD'ye üssün kullanımı konusunda bazı sınırlı haklar tanıyor. Özetle bu mutabakat bir uzlaşmaya dayanıyor: ABD'ye tüm istekleri doğrultusunda topyekûn açık çek verilmiyor, ama bunların reddi anlamında bir tavır da alınmıyor...
Hükümetin bu kararı tam 24 Nisan "Ermeni soykırımı günü" arifesinde açıklaması, anlamlı. Son günlerde Washington'da yoğunlaşan Ermeni kampanyasının amacı Başkan Bush'un o gün yayımlayacağı yıllık mesajında bu kez "jenosid" sözcüğünü kullanmasını sağlamak, ayrıca Kongre'den de Ermeni yanlısı bir karar çıkartmak.
Amerikan diplomatik çevreleri, yapılan propagandaya rağmen, bu iki amacın da gerçekleşmeyeceği kanısında. Doğrusu bunun aksi, ilişkilere -düzeltme çabalarının yoğunlaştığı bir sırada- yeni bir darbe indirmiş olur...
* * *
TÜRK-ABD ilişkilerinin bugünkü durumunu tanımlamak zor bir iş oldu.
Son haftalarda sıkça sözü edilen Türkiye'deki "anti-Amerikanizm" ve ABD'den gelen tepkiler, basına "kriz" olarak yansıdı. Ancak Ankara'nın ve Washington'un tavrı bu değil. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin görüşü de bu değil. Nitekim Genelkurmay Başkanı Org. Özkök önceki günkü konuşmasında böyle bir değerlendirmenin gerçekçi olmadığını vurguladı, her iki ülkenin birbirine ihtiyacı bulunduğunu söyledi, fakat bu arada PKK konusundaki beklentilerin yerine getirilmemesinden duyulan düş kırıklığını da dile getirdi... Böylece Washington'a askeri cenahtan da hükümetin görüşleriyle örtüşen bir mesaj verilmiş oldu...
* * *
DÜN ARI Hareketi tarafından İstanbul'da düzenlenen "Türk-ABD İlişkilerini yeniden Tanımlamak ve Geliştirmek" başlıklı bir toplantıda, bu konu enine boyuna tartışıldı. Siyaset, sivil toplum, iş dünyası, akademi ve medya temsilcilerinin katıldığı bu egzersiz, ARI'nın desteği ile İngilizce yayımlanan "Turkish Policy Quarterly" adlı derginin son ABD özel sayısındaki inceleme yazılarının ışığında, bazı önemli tespitlerin yapılmasına vesile oldu.
Ortaya çıkan belli başlı görüşleri şöyle özetleyebiliriz:
  • Soğuk Savaş döneminde ortak tehdit ve güvenlik faktörlerine bağlı politikalar, Türkiye ile ABD'yi sıkı bir ittifak içinde ilişkilerini sürdürmelerini sağlamıştı. Sonraki dönemde bu devam ettiyse de, 11 Eylül'den sonra ABD'nin geliştirdiği yeni küresel stratejiler çok şeyi değiştirmiştir. Bu da (özellikle Irak savaşının bir sonucu olarak) Türk-ABD ilişkilerini etkilemiştir.
  • Türk dış politikası tutucu çizgisinde kalmış, değişime ayak uydurmamıştır. Ankara oluşan büyük fotoğrafı görmemiş veya görmezlikten gelmiş, sadece hassasiyetlerini ve endişelerini sürekli tekrarlar hale gelmiştir.
  • Türkiye PKK ve Kuzey Irak'la ilgili beklentilerini ancak ABD ile daha uyumlu bir strateji uygulamakla gerçekleştirebilir. Bu arada Türk diplomasisi bölgesel (Kafkasya, Orta Asya) projeler geliştirerek yeni küresel tabloda yerini alabilir.
  • Hükümetlerin politikalarında ince ayar yapması yetmez. Halkın, kamuoyunun da paranoyaları terk edip buna uyması gerekir. Bu da hükümetin ve siyasetçilerin halkı doğru bilgilendirmesi ve yönlendirmesi ile mümkündür.

  • "Foreign Policy Quarterly"de ABD yönetimine yakınlığıyla bilinen Michael Rubin'in de belirttiği gibi, "Türk-ABD ortaklığı her iki taraf için de kaybedilmeyecek kadar önemlidir ve bu nedenle yakın geçmişteki hatalar karşılıklı olarak kabul edilmeli ve giderilmelidir..."

    skohen@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    İrtica ve asker
    GENELKURMAY Başkanı Sayın Org. Hilmi Özkök'ün...
    Çetin ALTAN
    "Var olarak yaşama"nın şifresini ararken...
    Politik açıdan bakıldığında, 21. yüzyılın rüz...
    Melih AŞIK
    Lincas İstanbul'da
    İstanbul'daki Alman Konsolosluğu'nda mütevazı...
    Fikret BİLA
    Küresel kırılmalar
    Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök, yıllık ...
    Hasan CEMAL
    Siyasal alana müdahale!
    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök önc...
    Güneri CIVAOĞLU
    Nişantaşı fantezisi
    Nişantaşı/Abdi İpekçi Caddesi önündeki kahvel...
    Abbas GÜÇLÜ
    Kızlar niye okula gidemiyor?
    Türkiye'de okuma yazma bilmeyen sayısı 7.5 mi...
    Hurşit GÜNEŞ
    Bu rakamları biliyor muydunuz?
    ABD'nin askeri harcamaları Dünyanın en fazla ...
    Sami KOHEN
    Hata nerede?
    TÜRK-ABD ilişkileri bir dizi yeni gelişme ile...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Kültür Bakanı aslında bir gerçeği dile getirdi
    Kültür ve Turizm Bakanı'nın fotoğrafını nered...
    Faik ÖZTRAK
    Önümüzdeki yıl işsizlik düşecek mi?
    Geçtiğimiz hafta sonunda IMF Avrupa Bölgesi D...
    Hasan PULUR
    Yıkım ve kaldırım...
    HERHALDE yılların deneyiminden olacak, bazı h...
    Derya SAZAK
    Kıbrıs nereye?
    TESEV'in 'Quo Vadis Cyprus? - Kıbrıs Nereye?'...
    Meral TAMER
    10 yıl sonra dünyada okula gitmeyen kız kalmayacak
    Biz Milliyet olarak Türkiye'de kız çocukların...
    Ece TEMELKURAN
    Her şey güzel olacak!
    'Çok iyi derslerimiz de, İngilizcede biraz zo...
    Güngör URAS
    Türk'ün Türk'e borcu dış borcu şişiriyor
    Genelde yatırımı, üretimi artırmak için dış k...
    M. Ali BİRAND
    "Türk canavarını kafese koyduk, ancak..."
    Yunan kamuoyunda, bizim hiç bilmediğimiz bir ...

    © 2005 Milliyet