Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
10 yıl sonra dünyada okula gitmeyen kız kalmayacak

Okullaşmada cinsiyetler arası ve bölgeler arası eşitsizliği ortadan kaldırmayı hedefleyen UNICEF'in 2005 yılı hedefi 100 erkeğe karşı 96 kız çocuk


Biz Milliyet olarak Türkiye'de kız çocuklarının okula gidememe / gönderilmeme nedenlerini araştırırken, Birleşmiş Milletler'in çocuklara yardım kuruluşu UNICEF de tüm dünyada ilk ve ortaöğretimin durumunu ortaya koyan ilginç bir raporu kamuoyuna açıkladı.
Hafta başında Paris'te açıklanan çocuklar İçin Gelişim adlı raporun ana başlıklarından biri, -tesadüfe bakın ki- okullaşmada cinsiyetler arası eşitsizlik. Rapora göre Ortadoğu, Batı - Kuzey - Orta Afrika ve Güney Asya, kız çocuklarını okula gönderme oranının çok düşük olduğu bölgeler. Ancak tüm dünyada olduğu gibi o bölgelerde de okullaşmada, cinsiyetler arasındaki farkın kapatılması yönünde son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedilmiş.

UNICEF'in 2005 hedefi
UNICEF'in 2005 yılı için hedefi, dünyada 100 erkek çocuğa karşılık 96 kız çocuğunun okula gönderilmesi. Raporda 180 ülkeden 125'inde bu yıl bu hedefin tutturulması bekleniyor. UNICEF'in nihai hedefi ise 2015'te dünyanın tüm bölgelerinde okul çağı gelip de okuyamayan tek çocuğun kalmaması. Aslında bu ifadeyi pekâlâ "tek kız kalmaması" olarak değiştirebiliriz, zira okullaşmada sadece bizde değil, tüm dünyada erkek çocuklara iltimas geçiliyor.
UNICEF'in raporunda yer alan grafiklerden bana göre en çarpıcı olanı, annelerin eğitim durumu ve kırsal - kentsel farkının okullaşmada oynadığı rol. Gerçi bu grafiklerde kız - erkek ayırımı yapılmamış, ancak yukarıda da görebileceğiniz gibi çocukların okullaşmasında "hiç eğitim görmemiş" annelerle "az eğitim görmüş" anneler arasında bile nasıl da büyük uçurum var. Birazcık eğitim görmüş anne bile çocuğunun okula gönderilmesine büyük önem veriyor.

Eski sosyalist blok
Türkiye'nin de dahil edildiği eski sosyalist blok ülkelerindeki durumu gösteren bölge diğerlerinden bu denli farklı olmasaydı, aslında kırsal - kentsel farkını gösteren ikinci grafiği bu köşeye aktarmayı düşünmezdim. Kırsalda çocukların okula gönderilme oranının kentlere göre çok daha düşük olması malumun ilamı. Ancak bu farkın diğerleriyle karşılaştırılamayacak ölçüde düşük olduğu tek bölgenin eski sosyalist blok ülkeleri olması da herhalde tesadüf değil. Eski sosyalist blok ülkelerindeki rejimler çöktü, ama tüm yurttaşlara temel eğitim verilmiş olmasının devletin en temel görevlerinin başında geldiği hususu demek hâlâ geçerli. Türkiye'nin de dahil olduğu bu bölgede yaşı geldiği halde okula gönderilmeyen çocuklarda kırsalla (% 14) kentler (% 11) arasında sadece 3 puan fark var. Hiç eğitim görmemiş annelerin çocuklar üzerindeki etkisinin en az olduğu bölge de yine eski sosyalist blok.

Türkiye de raporda
UNICEF'in raporunda Türkiye'nin okullaşmada cinsiyetler arası eşitsizliği gidermek üzere son yıllarda harcadığı çabalara da yer verilmiş, ancak Tacikistan'la birlikte Türkiye'nin, kız çocuklarının okullaşmasında bu bölgede hâlâ en geri durumdaki 2 ülke olduğuna işaret ediliyor.
Bilgi için: "Haydi Kızlar Okula" kampanyasıyla 2.5 yılda 53 ilde 113 bin kızımızın ilkokula kaydı yaptırıldı ve böylelikle ilköğretime kayıtta, kız çocukları aleyhine olan durumda gözle görülür bir iyileşme oldu. (Kayıt yaptırdıktan sonra okula gönderilip gönderilmemeleri ayrı bir konu tabii.) 2003'te 10 ilde başlayan kampanya ile kızların okula kayıtlarında % 5.8'lik artış oldu. Kızları eğitime geri döndürmede ilk yıl en başarılı iller Siirt ve Van'dı.
2. yıl kampanya 23 ile yayıldı. Bu illerde toplam 73 bin 211 kız çocuğu okula kayıt ettirildi. İstanbul'da ise bugüne kadar 4 bin kız çocuğu okullu oldu. 2005'te kampanyaya 20 il daha eklendi.




mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İrtica ve asker
GENELKURMAY Başkanı Sayın Org. Hilmi Özkök'ün...
Çetin ALTAN
"Var olarak yaşama"nın şifresini ararken...
Politik açıdan bakıldığında, 21. yüzyılın rüz...
Melih AŞIK
Lincas İstanbul'da
İstanbul'daki Alman Konsolosluğu'nda mütevazı...
Fikret BİLA
Küresel kırılmalar
Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök, yıllık ...
Hasan CEMAL
Siyasal alana müdahale!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök önc...
Güneri CIVAOĞLU
Nişantaşı fantezisi
Nişantaşı/Abdi İpekçi Caddesi önündeki kahvel...
Abbas GÜÇLÜ
Kızlar niye okula gidemiyor?
Türkiye'de okuma yazma bilmeyen sayısı 7.5 mi...
Hurşit GÜNEŞ
Bu rakamları biliyor muydunuz?
ABD'nin askeri harcamaları Dünyanın en fazla ...
Sami KOHEN
Hata nerede?
TÜRK-ABD ilişkileri bir dizi yeni gelişme ile...
Mehmet Y. YILMAZ
Kültür Bakanı aslında bir gerçeği dile getirdi
Kültür ve Turizm Bakanı'nın fotoğrafını nered...
Faik ÖZTRAK
Önümüzdeki yıl işsizlik düşecek mi?
Geçtiğimiz hafta sonunda IMF Avrupa Bölgesi D...
Hasan PULUR
Yıkım ve kaldırım...
HERHALDE yılların deneyiminden olacak, bazı h...
Derya SAZAK
Kıbrıs nereye?
TESEV'in 'Quo Vadis Cyprus? - Kıbrıs Nereye?'...
Meral TAMER
10 yıl sonra dünyada okula gitmeyen kız kalmayacak
Biz Milliyet olarak Türkiye'de kız çocukların...
Ece TEMELKURAN
Her şey güzel olacak!
'Çok iyi derslerimiz de, İngilizcede biraz zo...
Güngör URAS
Türk'ün Türk'e borcu dış borcu şişiriyor
Genelde yatırımı, üretimi artırmak için dış k...
M. Ali BİRAND
"Türk canavarını kafese koyduk, ancak..."
Yunan kamuoyunda, bizim hiç bilmediğimiz bir ...

© 2005 Milliyet