|
 |
|
|
Zeybek oynamayın artık
Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen
TAM 20 yıl önce ilk kez Burhan Özfatura gündeme getirmişti.
"İzmir, kongreler ve fuarlar kenti olacak" demişti.
Ondan sonra gelen başkanlar ve valiler hep aynı şarkıyı söyledi.
Aradan yıllar geçti...
Şöyle arkamıza dönüp bir baktık ki, ne görelim:
Tıpkı masallardaki gibi "Ancak bir arpa boyu yol gitmişiz."
İzmir, kongreler ve fuarlar kenti olma yolunda ilerleyeceğine geriledi.
Türkiye, 24 - 29 Nisan tarihlerinde Dünya Jeotermal Kongresi (WGC) ev sahipliği yapıyor.
Kongreyi Uluslararası Jeotermal Kurumu ve Türkiye Jeotermal Derneği düzenliyor.
Organizasyonu yapan derneğin başkanı ise bir İzmirli.
Adı Orhan Mertoğlu.
Sanırım bir İzmirli olarak bu kongreyi kendi kentinde düzenlemeyi çok isterdi. Ama olmadı.
Neden?
Çünkü, İzmir'de 2 bin kişinin katılıp, tebliğ sunacağı bir kongre merkezi bulamadı. Katılımcıların konaklayacağı, doğru dürüst otel yok.
O da kongreyi, jeotermal cenneti İzmir'de değil Antalya'da yapmak zorunda kaldı.
Kenti yönetenler, her fırsatta "İzmir'i kongre ve fuarlar kenti yapacağız" şarkısını söylüyor.
Bu koroya zaman zaman çeşitli meslek odalarının temsilcileri de katılıyor. Atalarımız, "Lafla peynir gemisi yürümez" diye boşuna dememiş.
Ama iş icraata gelince kimse bir şey yapmıyor.
Elini cebine atmıyor.
Örneğin; kongre merkezi olması öngörülen Güzelyalı'daki Adnan Saygun Kültür Merkezi'nin ihalesi bilmem kaçıncı kez iptal edildi.
Efes Oteli'nin kongre salonu yandı, kaderine terkedildi. Kültürpark içindeki çeşitli alanlar ise kongre için uygun değil. Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, Bayraklı'daki Tepekule İş ve Kongre Merkezi'ni yaptı. Parası tükendiği için bin 500 kişilik salonu tamamlayamadı. Koltukları satışa çıkardı. Şu ana kadar 50 - 60 kişi ancak satın aldı. Peki nerede belediyelerimiz?
Nerede bu sanayici, işadamı ve esnaf örgütlerimiz...
Ortada hazır bir yer var.
Neden kimse destek olmuyor, el atmıyor?
Atın bir el de, bitsin.
Bugüne kadar hep tek başına "zeybek" oynadınız. Biraz da "horon" tepin de İzmir kazansın artık.
Öyle değil mi?
ÖZLÜ SÖZ
Söylediklerini kabul edemem. Ama konuşma hakkını ölene kadar desteklerim.
Voltaire
AKP'nin umudu gençler
HAFTA içinde gazeteye, üzerlerinde siyah takım elbise, beyaz gömlek ve rengarenk kravat takmış dört genç geldi.
İsimleri Zafer Kürkçü, Erkan Taş, Gökhan Yıldırım ve Önder Akboğa.
Kürkçü, AKP İzmir Gençlik kolları İl Başkanı ve aynı zamanda MKYK üyesi.
50 kişiden oluşan MKYK'da yer alan İzmirli dört gençten birisi. Kürkçü ve arkadaşlarında iktidar partisine mensup olmanın rahatlığını gördüm.
Partide gençlere büyük önem verildiğini söyleyen Kürkçü şöyle diyor:
"İzmir'in 28 ilçesindeki gençlik kollarında yaklaşık 800 yöneticimiz var. İzmir genelinde ise 3 binden fazla genç üyemiz bulunuyor. Çoğumuz ilk kez siyaset yapıyoruz. Bizim için siyaset amaç değil, araçtır. Saadet Partisi veya MHP gibi ideolojik parti değiliz. O partiler gibi bizim organik bağımızın olduğu gençlik örgütleri yok. Ama geleceğin AK Partisi bizim omuzlarımızda yükselecek. Zaten Başbakanımız bizimle yaptığı her toplantıda `Siz kaşarlanmış siyasetçilere bakmayın. Onlar gibi olmayın. AK Parti'nin geleceği sizlersiniz'diyor."
Bir süre önce CHP, DYP ve ANAP'lı yaşıtları ile uyuşturucuya karşı mücadele kurulu oluşturan AKP'li gençler, önümüzdeki Mayıs ayında ünlü konuşmacıların katılacağı bir panel düzenleyeceklerini söylüyor.
DUYDUK
CHP'de grev ve lokavt var
CHP İzmir'de, il yönetiminden sonra, muhalif ilçe yönetimleri de görevden alındı. İl yöneticileri, Ödemiş, Menemen, Buca ve Güzelbahçe ilçe örgütlerini muhalif oldukları için değil iş yapmadıkları için görevden aldıklarını söylüyormuş. Bir başka deyişle, bu ilçe yönetimlerinin "grev" yaptığını, kendilerinin de "lokavt" uyguladığını ifade ediyormuş.
cbilgen@milliyet.com.tr
|
|
|

|