|
 |
|
|
Hak
Ankara'daki kritik 90 dakikada, iki takım da olmaları gereken çağdaş oyun çabukluğunun çok uzağında yarışmaktaydılar. Ankara Belediye'nin zirveye dönük amaçları olmadığı için, onlara laf kalabalığı sıralamanın bir esprisi olmayabilir. Ancak Sarı - Lacivertli ekip için öyle mi ya? Beşiktaş ve Denizli oyunlarının yorgunluğu ve moralsizliğinden de olsa, Sarı - Lacivertli kadronun bu kadar ağır çekimde yarışması sanırım kabul edilemez... Belki Anelka sağ çizgide yine sağlıklı deparlar atıyor ama kendi koşu yollarına uygun paslar almakta zorlanıyordu... Alex orta alanı kalabalık tutan Belediyeciler ile hem top kapma çarpışmalarına giriyor, hem de rakip ceza alanı içlerine sokularak attığı müthiş golle de bu kadronun Alex'siz hiçbir önem ifade etmeyeceğini de ilan ediyordu sanki tribünlere...
Savunmada Hanefi bu sezon ilk kez forma giyiyor ve sol kanatta elinden geldiğince de aksamadan götürüyordu defans hizmetlerini... İyi de bu tip oyuncuları, Fenerbahçe'nin farklı sonuçlarla önde olduğu geçmişteki maçlarda sahaya sürmek, Fener gibi birçok cephelerde yarışma mecburiyeti olan bir takım adına çok da doğru olmaz mıydı dersiniz...
Tuncay için söyleyecek laf kalmadı bizim kalem dağarcığımızda... Bu melek yürekli oyuncunun, hiçbir altyapı eğitimi almadan futbolda birden en üst katlara tırmandığı o kadar açık ve net ki... Bütün duygularını ayaklandırıyor topları kovalarken... Ancak topla buluşunca ne yapması gerektiği konusunda hiç düşünmeden koşuyor ve topu hep berbat şekilde kullanıyor... Koş Tuncay koş bakalım... Düşünceyle ile topu kullanma sanatını bu koşuşturmalarla birleştirip, komple bir futbolcuyu yaratabilecek misin kendince... Ben beklerim beklemesine de, Fenerbahçe forması ne kadar sabreder bu verimsizliğe durun bakalım...
Evet Fenerbahçe şampiyonluk yolunda ufku karanlık bir zorlu deplasman oyunundan da üç puan kapmasını bildi... Özellikle ikinci yarıda orta alanda top gezdirerek zamana oynama akılcılığı da üç puan kazancının önemli itici gücüydü tabii... Ayrıca Aurelio ve Alex başta olmak üzere Anelka ve Selçuk gibi isimler ikinci yarıda oynanan futbolun hız viteslerini de biraz kurcalayınca, oyun galibiyeti gerektiren temposunu yakalıyor ve Sarı - Lacivertli ekibin kazanması da adeta bir HAK haline geliyordu...
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|