|
Bu süt fabrikası ilk somut hedef!
'Baba Beni Okula Gönder!' kampanyasının, başlayıp sönen heyecan dalgası olarak kalmaması için, net hedefler gerekiyor. Kars bir başlangıç: Süt fabrikası yüzlerce kızın hayatını kurtarmak için bekliyor!
Kars'ta okumaya çalışan, pırıl pırıl, çalışkan kızların oraya bakınca gözleri parlıyor. Oysa baktıkları, şehir merkezinin biraz dışında, çam ağaçları arasında bir yalnız alan: Süt fabrikası! Tabelasındaki yazılar silinmek üzere. Çünkü, birçok idari ve üretim binasından oluşan fabrika, 1986 yılında özelleştirilmiş.
Sonrası bildik hikâye: İşletmeci faaliyet göstermeden, fabrikadaki makineleri alarak olay yerini terk ediyor. Devlet, 2000 yılında bu fabrikayı yeddi emin olarak İl Özel İdaresi'ne devrediyor. Valilik, fabrikayı tarıma dayalı bir firmaya vermek için Pınar ve Sütaş ile görüşüyor. Olmuyor, işletmeye değer bulunmuyor. Geçtiğimiz yıl, fabrikanın idari binalarının kız öğrenci yurdu olarak düzenlenmesi tasarısının gündeme geliyor, ama ödenek bulunamıyor. Peki ne kadar para gerekiyor? 250 bin YTL! (250 milyar lira). İşçiliğini askeriye yaparsa bu kadar para yetiyor. Ordu geçtiğimiz sene bu projenin içinde yer almayı kabul etti. Ne yazık ki para hâlâ bulunamadı. Süt fabrikası, olduğu yerde, biraz parayla yüzlerce kızın hayatını kurtarmayı hâlâ bekliyor.
'Mazeretlere' son
Kars Valisi Nevzat Turhan, şu anda, toplam altı yüz kapasiteli üç öğrenci yurdunun yapımının devam ettiğini anlattı. Bu yurtlarda kızlar için de yer olacak, ama süt fabrikasının tamirine şimdi başlanırsa büyük bir olasılıkla hepsinden önce hizmet vermeye başlayacak. Üstelik sadece kızlara ait olacak. Turhan, kız yurtlarının ailelerin kızlarını okula göndermemek için ileri sürdükleri "mazeretlere" son vereceğini anlatıyor:
"Bu ailelere yasal yollardan yaptırım uygularsanız insanlar devletten soğuyorlar. Bu yüzden kızları okula göndermekle ilgili kampanyamıza insani ilişkiler üzerinden devam ediyoruz. Bu aşamada, kız yurdunun olmaması, maddi durumlarının yeterli olmaması, kalacak yer olmaması mazeret olarak öne sürülüyor. Yurtlar yeterli olursa ailelerin bu türden mazeretleri kalmayacak."
Kesin hedefler gerek
"Baba Beni Okula Gönder!" kampanya ve çağrısının önemli iki meselesi var. Birincisi, tıpkı Kars'ta olduğu gibi en kısa yoldan kampanyanın sağlam ayaklar üzerine oturabilmesi için yapılması gereken işi, gereken yardımı somut bir biçimde saptamak. Çünkü Türkiye'de bu kampanyaya destek vermek isteyen insanların net hedeflere ihtiyacı var. "Baba Beni Okula Gönder!" cümlesinin bir heyecan seslenişi olarak kalmaması, kızların okula gitmesi için, her ilde tam olarak ne gerekiyorsa saptanması ve kampanyaya destek vermek isteyenler için işaret edilmesi gerekiyor.
Peki hangi okula?
Kampanyanın ikinci meselesi ise tıpkı Kars'ta olduğu gibi birçok Doğu ilinde beşinci sınıfa gelmiş kızlarla ilgili. Küçük kızlar için okula gitmek görece daha olanaklıyken, kızlar beşinci sınıftan sonra, hemen hepsi çok başarılı olmasına rağmen, okuldan alınıyorlar. Aileler, Kars Valisi Nevzat Turhan'ın da söylediği gibi, bu yaştaki kız çocuklarını okula göndermemek için yurt yokluğunu ileri sürüyorlar. Bu durumda bizim İstanbul'dan "Baba Beni Okula Gönder!" deyişimiz oralarda, uzaklarda "Peki hangi yurda?.. Hangi okula?" olarak duyuluyor.
Diğer yandan, buradan giden ses orada kimi zaman yeterince duyulmasa da, buradan gidecek küçücük bir yardım orada kocaman bir desteğe dönüşüp, çok kıymetli hayatları kurtarıyor... Kars'taki gözleri pırıl pırıl, çalışkan kızlar tüm Türkiye'den yardım bekliyor. Benim gözlerim, daha şimdiden, o bahçede, ağaçların altında kitap okuyan, akılları ve ruhları özgürleşen kızları görüyor...
ecetem@hotmail.com
|
|