
|
|
|
 |
|
|
Hem Ziya Şark hem suşi, hem Ramsey hem Guccı
MÜSİAD, geçtiğimiz günlerde genel kurulunu yaptı. Dernekte başkan değişmedi ama yönetimde önemli değişiklikler oldu. Acaba dernekteki değişim bununla sınırlı mı?.. Yeni yönetim kurulu üyeleriyle tek tek konuşup, 'tarzı - ı hayatlarını' sorduk
EYLEM TÜRK
"1990'dan bu yana Türk iş hayatının içinde olan Müstakil Sanayiciler ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), geçtiğimiz hafta yaptığı genel kurulda 15 yılını, T ile başlayan 15 kavramla (Tevhid, tefekkür, tertip, terakki, teşebbüs, takım, tahayyül, tasavvur, tedbir, tasarruf, temkin, tarih, töre, tevazu ve takva) özetleyen bir sinevizyon filmi hazırlatmıştı. Genel kurulda yeni yönetimini de belirleyen MÜSİAD'ın 16'ncı T'si 'Tahavvül' (değişme) olabilir mi diye bir araştırma yaptık ve ortaya ilginç sonuçlar çıktı.
'Muhafazakar - dindar' bir portre çizen MÜSİAD'ın yeni yönetim kurulu üyeleriyle tek tek konuşup, 'tarzı -ı hayatlarını' sorduk. Yanıtları, aynı zamanda AK Parti tabanının değişen -moda deyimle life style'ı (yaşam stili) hakkında da önemli ipuçları verdi. Gördük ki üye sayısı 2 bin 300'e ulaşan dernekte yönetim yapısı geleneksel özelliğini koruyor. Ancak iş ve özel hayatlarda değişimin izlerine rastlamak mümkün. Çoğunluğun restoran tercihi, yine 'içkisiz' hizmetiyle ünlenen Ziya Şark Sofrası veya Hacı Abdullah'tı. Ancak, 'içkili restoranlardan uzak dururum' gibi geleneksel anlayışın aksine, 'gerekirse Laila'ya da Reina'ya da giderim' ifadeleri de söylenmeye başlamıştı.
Giyim konusunda çoğunluğun tercihi Ramsey, Huzur, Gencallar gibi markalar. Ancak artık Gucci, Kenzo takım giyen de var. Bu manzara, MÜSİAD'çıların yavaş da olsa pahalı markalara, trendlere önem vermeye başladığını gösteriyordu. Başkan Ömer Bolat, 'Trendleri takip etmeye çalışıyorum' diyor. Yönetimde, 'Faiz ekonomik hayatın realitesi' görüşünde olanlar da var.
Uzmanından cinsellik bilgisi
Geçmişte, 'ahlâki kriter'e göre okul seçiliyordu. Ama artık çocuklar, en pahalı özel okullarda okutuluyor. Biraraya gelerek, önemli etkinlikler yapıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Erenköy'deki Reşat Paşa Konağı'nda aileleriyle toplanan üyeler, aile hayatı, hatta 'ailede cinsellik' konusunda uzmanından bilgi almışlar. Miniatürk'teki bir toplantıda ise bebeğin anne karnındaki evreleri konusunda bilgi sahibi olmuşlar. Topluca tatile çıkıyorlar. Genellikle Caprice otel tercih ediliyormuş ancak bu yıl başka bir tesis 'arayış'ına girdiklerini söylüyorlar. MÜSİAD yönetimindeki değişim, AKP tabanındaki değişimi görmek açısından çok önemli. Derneğin başkanı Ömer Bolat'la konuştuk.
28 Şubat'tan bu yana MÜSİAD'da ne değişti?
MÜSİAD güçlendi. İşlerimiz açıldı ve bereketlendi. Kötü bir dönemdi ve bitti diye düşünüyoruz. Geriye bakmak istemiyoruz. Türkiye, 1997 - 2002 yılları kâbus dönemi yaşadı. Faturası 200 milyar dolardır.
Genel kurulları neden Kur'an okuyarak açıyorsunuz?
Her işe besmeleyle başlamamız gerekiyor, bu nedenle Kur'an - ı Kerim Tilaveti de (okuma) bizim için çok önemli. Besmelede bereket, hayır vardır. Bu geleneğimiz oldu. Ayetlerdeki mesajları almaya çalışıyoruz. Bu yıl birlik, bütünlük, fakirleri gözetmek, eli açık olmak mesajları vardı. Hepimiz nefis taşıyoruz,
'Biz haddimizi biliyoruz'
AKP iktidarı ile ilişkiniz ne durumda?
12 hükümet gördük. Kendimizi maraton koşucusu olarak görüyoruz. AKP hükümeti ile ilişkimiz de gayet dengeli. Diğer iktidarlar gibi örgütler arasında şucu bucu gibi bir ayrım yaptıklarını söyleyemem. Biz imtiyaz değil, eşitlik istiyoruz. Maalesef bu yoktu. Dış gezilere bile davet edilmezdik.
TÜSİAD ile Başbakan arasındaki gerginliği nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bizi ilgilendiren bir konu değil. Biz eleştirilerimizi de haddimizi de biliyoruz. Kendimizi hükümet yerine koyma gibi bir anlayışta görmüyoruz.
İşadamları Başbakan'ın ziyaretlerine aynı uçakta gitmek istiyor? Sizin görüşünüz nedir?
Benim gönlümden geçen Başbakanla aynı uçakta gidilmesi. Bir kere reel sektörle iç içe olmak son derece faydalı. Uçuş süreci boyunca karşılıklı fikir alışverişi ve etkileşim oluyor. Sorunları aktarma şansı buluyorsunuz. Yeni uçak alındıktan sonra tekrar aynı uçakla gidilecek diye bir formülden bahsediliyor.
AB üyeliği konusunda ne düşünüyorsunuz?
Türkiye'nin AB yolculuğunu önemli buluyorum. AB çalışma komitesi oluşturduk. Müzakereleri birebir takip edeceğiz. Müktesebat hakkında üyelerimizi bilgilendiriyoruz. İşletme check - up'ları yapıyoruz. Geçen yıl 150 MÜSİAD üyesi işletmenin check up'ı yapıldı.
Başörtüsü konusunda görüşünüz nedir?
Türkiye için önemli bir ayıptır. Türkiye böyle tartışmalarla insan kaynaklarını heba ediyor. On binlerce kız çocuğu eve mahkum edildi.
Neden MÜSİAD'ın yönetim kurulunda kadın üye yok?
Üye sayımız az. Yedi tane kadın üyemiz var. Onların da bir çoğu yeni üye. Sayıları artınca yönetime girebilirler.
'Yeşil' diyerek rakiplerini ortadan kaldırmak istediler
Yeşil sermaye konusunda ne düşünüyorsunuz?
Biz ne kadar şucu bucu diye birbirimizi şekillerle bölmeye kalkarsak o kadar gücümüzden kaybediyoruz. Biz sürekli durumdan vazife çıkarmaya, birbirimizin aklını oymaya çalıştık. Bazı kesimler, 'o yeşil sermaye, şucu bucu' diyerek aslında rakipleri ortadan kaldırmaya çalıştı. Maalesef bu 28 Şubat'la gündeme geldi. O gün yeşil sermaye diye nitelendirilen kuruluşların işleri hamdolsun çok güzel. Buna karşılık İstanbul Yaklaşımı'na giren firmalara, batık bankalara bakın, işleri iyi gitmedi. Dini, kutsal değerlerimizin istismar edilmesini, ticarete alet edilmesine karşıyız, bu da yanlış.
| MÜSİAD yönetiminin tarz - ı hayatı | | İsim | Görevi | Restoranlar | Markalar | Otomobil | Hobileri | | Ömer Bolat | Yön.Kur.Bşk | Şirvan, Hacı Abdullah | Kip, Ramsey | Toyota | Seyahat | | Eyüp Akdağ | Yön. Kur.Üy. | Kıyı, Le Pecheur | Beymen, Vakko | Range Rover | Tenis | | Ahmet Albayrak | Yön.Kur.Üy. | Şirvan, Dilruba | Hatemoğlu, Ramsey | Megane | Masa tenisi | | Musa Sucu | Yön.Kur.Üy. | Ziya Şark Sofrası | Sarar, Huzur, | Peugeot 406 | Seyahat etmek | | Mustafa Tavaslı | Yön.Kur.Üy. | Kaşıbeyaz, Beyti | Daniel Hechter, Beymen | Mercedes | Avcılık | | Nureddin Nebati | Yön. Kur. Üy. | Chinatown, Hai Sushi | Burberry, Gucci, Kenzo | Mercedes | Sinema | | Mehmet Akif Özyurt | Yön.Kur.Üy. | Ziya Şark Sofrası. | Ramsey, Vetto | Ford | Çicek yetiştirmek | | | Ali Gür | Yön.Kur.Üy. | Hacı Abdullah,Ziya Şark Sofrası | Ramsey, Aydınlı | Mitsubishi | Kitap | | Ömer Cihad Vardan | Yön.Kur.Üy. | Niyazibey, Şirvan | Ramsey, Kiğılı | Volvo V70 | Basketbol | | Hasan Büyükdede | Yön.Kur.Üy. | Koru, Ziya Şark Sofrası | Kiğılı, Beymen | Opel | Kediler-köpekler | | Melikşah Utku | Yön.Kur.Üy. | Testi, belediye tesisleri | Ramsey, Cacharel | Volkswagen | -------- | | Yusuf Cevahir | Başkan Yard. | İş organizasyonları dışında restoranlara gitmiyorum. | Özel dikim kıyafetler | Lexus jeep | Uzakdoğu sporları | | Serdar Yeşil | Yön.Kur.Üy. | Fast food | Marka tercihi yok.Pahalı markaları israf olarak görüyor | ----------- | Basketbol | | Mahmut Dede | Yön.Kur.Üy. | Tercihim yok. Gitmem gerekiyorsa Laila'da giderim | Sarar, Ramsey, Aydınlı | Peugeot | Yüzme | | Adnan Cebeci | Yön.Kur.Üy. | Ziya Şark Sofrası,Hacı Abdullah | Kiğılı, İGS | BMW | Serbest güreş | | İlhan Soylu | Yön.Kur.Üy. | Feriye, Hacı Abdullah | Kiğılı, Damat, Diesel | Nissan | Fotoğraf | |
MÜSİAD'ın yeni yönetimi değişimi anlattı
'Faizle iş yapmam, haksız kazançtır'
Tabldot yemek üreten Ümran Yemek'in sahibi Musa Sucu, endüstriyel temizlik, bakımevi ve inşaat alanlarında da faaliyet gösteriyor. MÜSİAD'ı, olumlu, yapıcı ve uyarıcı olarak tanımlayan Sucu, "MÜSİAD kamuoyunu bilgilendirmede çok aktif. Ayrıca tespitlerinin de memlekete faydalı olduğuna inanıyorum" diyor.
AB üyeliğinin uzun ve zorlu bir yol olduğuna inanan Sucu, "Özellikle tarım, hukuk ve sosyal alanlardaki ödevleri iyi analiz edilmesi gerekir" diyor. Sucu'nun başörtüsü konusuyla ilgili yorumu da şöyle: "Ben başörtüsünün özgür davranış biçimi olarak hak olduğuna inanıyorum. Hakkın ihlalinin haksızlık olduğunu düşünüyorum."
Faizle ilgili de şu yorumları yapıyor: "Geçen yıl ödediğimiz faizi de düşünecek olursak... Öde öde bitmeyen, yok oluşa sebep olan haksız bir kazanç olduğuna inanıyorum. Faizle iş yapmıyorum."
'AB, hükümetin değil Türkiye'nin meselesi'
Mustafa Tavaslı, 1970 yılında babası tarafından kurulan ve yayıncılık konusunda faaliyet gösteren Euromat adlı şirketin genel müdürü. Dernekte basım - yayım ve reklamcılık sektör kurulu başkanlığı da yapan Tavaslı, MÜSİAD'ın yeni yönetim kurulu üyelerinden.
MÜSİAD'ı objektif, demokratik ve sanayicinin gerçek ihtiyacını bilen, anlayan bir örgüt olarak tanımlayan Tavaslı, Türkiye'nin AB üyeliğini ise uzun yıllar önce olması gereken gecikmiş hedef olarak değerlendiriyor. Tavaslı, "AB, hükümetlerin değil, tüm Türkiye'nin meselesi" diyor.
Tavaslı türban konusuyla ilgili olarak da "Çok önemli meseleler varken gündeme gelmesini anlamsız" diyor. Şirketlerin öz sermaye ile çalışmaları gerektiğini anlatan Tavaslı, mümkün olduğunda faizle iş yapmadıklarını kaydediyor.
Burberry'den, Kenzo'dan, Gucci'den giyiniyor
B&G Store adlı çocuk giyim mağazalarının sahibi Nureddin Nebati'nin, çocuk giyimi üzerine 17 mağazası var. Giyim konusunda özellikle yabancı markaları tercih ettiğini söyleyen Nebati, Burberry, Gucci, Kenzo'dan giyiniyor. İtalya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihracat yapan Nebati, 2002 yılından bu yana üyesi olduğu MÜSİAD'ı toplumsal talepleri özgürce dile getiren bir örgüt olarak tanımlıyor. Türkiye'nin AB hedefini, toplumun uzlaşmasıyla belki de ilk defa gerçekleşecek bir hedef olarak değerlendiriyor.
Türkiye'deki başörtüsü konusunu da sayıca az fakat güçlü odakların topluma rağmen anlayışının bir tezahürü olan ve bireyleri baskı altında tutan bir anlayışın yansıması olarak değerlendiriyor. İnanç dünyasının faiz konusunu şiddetle reddettiğini söyleyen Nebati, alternatif kurumların, alternatif enstrümanlarının bunun dengelediğini belirtiyor.
Uzay mühendisi, faizle iş yapmayı sevmiyor
Hassas Mühendislik'in sahibi Mehmet Akif Özyurt, 30 yıl önce babası tarafından kurulan şirkette, makine ve plastik sektörlerinde faaliyet gösteriyor. İTÜ'de uzay mühendisliği konusunda yüksek lisans yapmış. 10 yılı aşkın süredir MÜSİAD ile iç içe olduğunu belirten Özyurt, MÜSİAD'ın muhalefet ve iktidara eşit uzaklıkta, doğruları söylemekten çekinmeyen bir örgüt olduğunu belirtiyor.
AB konusunda da, "Asıl hedef daha yüksek hayat standartları. Bu hedefe ulaşmada AB tabi ki doğru bir tercih" diyen Özyurt, başörtüsü konusundaki uygulamaları insan hakkı ihlali olarak değerlendiriyor ve "İnsanların dış görünüşünü değiştirmek, fikirlerini değiştirmek anlamına gelmez" diyor. Özyurt faiz konusunda da şunları söylüyor: "Paradan para kazanılması değil, çalışarak para kazanması esas olmalı. İnsanımızı kolay kazanma sevdasından da kurtarmamız gerekli. Ben faizle iş yapmayı sevmiyorum."
'MÜSİAD olarak İlkeli bir duruşumuz var'
Genesis Genel Enerji Sistemleri'nin sahibi Ali Gür, ısıtma - soğutma ve dış ticaret alanında faaliyet gösteriyor. 1993 yılından bu yana MÜSİAD üyesi olan Gür, aynı zamanda teşkilatlanma komisyon başkanlığı görevini yürütüyor.
MÜSİAD'ın doğruların yanında olduğunu söyleyen Gür, "Siyasette ilkeli bir duruşu var. Ekonomik anlamda ülke gerçeklerini dikkate alarak üyelerinin ve ülkemizin daha güçlü hale gelmesi için çalışıyor" diyor.
AB konusunda tutarlı ve güvene dayanan çalışmaları faydalı bulduğunu kaydeden Gür, "Ancak AB'yi Türkiye'nin olmazsa olmazı olarak görmüyorum. Aslolan Türk insanının hak ettiği yerde ve güçte olmasının sağlanması" diyor. Başörtüsü konusunu da insan hakları sorunu olarak gördüğünü belirten Gür, "Düşünce ve inanç hürriyetine müdahale olarak algılıyor ve bu anlamda eğitim özgürlüğünü kısıtlayıcı bir sorun olarak görüyorum" diyor. Üretmeden, emek verilmeden gelen kazancı doğru bulmadığını da anlatan Gür, faizle iş yapmadığını söylüyor.
'Başka hedeflere kilitlenmek gerek'
Çukurova İnşaat ve Çukurova Isı Sistemleri'nin sahibi Ömer Cihad Vardan, 1991 yılından bu yana MÜSİAD üyesi. İTÜ Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olan Vardan, Ohio State'te imalat mühendisliği konusunda yüksek lisans yapmış. MÜSİAD'ı demokratik bir örgüt olarak tanımlayan Vardan, derneğin ülke yararına her zaman doğruları ortaya koymaya çalıştığını belirtiyor. AB'nin Türkiye'nin uzun yıllardır ulaşmak istediği bir hedef olduğunu söyleyen Vardan, "Bu nedenle hükümetlere bağlı kalmaksızın belirlendiği şekilde yürünmesi gereken bir yol" diyor.
Başörtüsü konusunu anlamsız bulan Vardan, "Başka hedeflere kilitlenmemiz gerek. Bunlarla uğraşarak dünya ülkelerini yakalamak mümkün değil" diyor.
Vardan faiz konusunda da "Öz kaynaklarımla iş yapmayı tercih ederim. Ülkede geçmiş dönemlerdeki yüksek enflasyon nedeniyle bankalar asıl görevlerini yerine getiremediler. Faizlerle reel sektörü geliştirmek mümkün değil" diyor.
'MÜSİAD bir üniversite gibi'
Hidromode Hidrolik Makine'nin yönetim kurulu başkanı olan Hasan Büyükdede, İTÜ Makine ve Uçak Yüksek Mühendisliği'nden mezun. MÜSİAD'da Genel Başkan Yardımcısı olan Büyükdede derneği bir üniversite olarak tanımlıyor. "İktidar ne olursa olsun, gerçekten müstakil ve bağımsız fikirleri olan bir örgüt. Fikirlerin arkasında olan bir araştırma merkezi" diyor. Başörtüsü konusunda, "Başbakanımızın da dediği gibi konsensüsle aşılabilir. Üniversitelerde kamu kurumlarında laikliğin gereği olarak bu serbestliğin gelmesi gerekiyor" diyor.
Yeşil sermaye konusunda ise 'sermayenin rengi yoktur' görüşüne katılan Büyükdede, faiz ile ilgili olarak da şunları söylüyor: "Dünyanın bir gerçeği. Yanındayım değilim demek gibi bir şey söz konusu olamaz. Faizle iş yapmamaya gayret ediyorum."
'Yeşil yaftası aslında büyük - küçük çatışması'
Albaraka Türk Genel Müdür danışmanı Melikşah Utku, Boğaziçi Üniversitesi ve London Schools of Economics'te eğitim almış. Marmara Üniversitesi'nde master yapmış. Halen iktisat tarihi doktorası yapıyor. Genel başkan yardımcısı olan Utku, "Türkiye katılırsa, AB'nin tarihindeki gelişim sürecine daha anlamlı bir noktaya gelir" diyor.
MÜSİAD bünyesindeki şirketlerin önemli bir kısmının kendi gayretleriyle bir yerlere geldiğini belirten Utku şöyle devam ediyor: "Devletle iş yapmaktan uzak durdular. Turgut Özal'ın 1980'li yıllarda dünyaya açılım anlayışı sayesinde dünyayı görmeye başlamış bir yapı. Zor dönemeçlerden geçmesi doğal. Yaftalanacağı da tabidir. Ama ben bu yaftanın yeşil - kırmızıdan ziyade büyük - küçük ölçek çatışmasından kaynaklandığını düşünüyorum." Başörtüsü konusunda ise "Şekilden çok inancın bir şekilde temsil edilmesi. Türkiye'de başörtüsü suistimal edilmiştir" diyor.
Siyah kuşaklı tekvandocu
Ottoman Halı'nın sahibi Yusuf Cevahir, mermer ve sigorta alanında da faaliyet gösteriyor. Tekvando sporuyla ilgilenen siyah kuşak sahibi Cevahir'e göre MÜSİAD'ın siyasi partilerle birebir irtibatı asla yok. Cevahir, "AB'ye evet ama bir sürü ama var. Bu amalar önemli" diyor.
"Türkiye sanayisinde binlerce şirketin iflas nedeni kredi faizlerinin yüksekliği. Faizsiz çalışmanın faydasını çok gördüm" diyen Cevahir, 'yeşil sermaye'nin kendilerine sıcak bakmayan kesimlerin ürettiği bir terminoloji olduğunu düşünüyor. Başörtüsü konusunu, Türkiye'nin kanayan yarası ve bir an önce halledilmesi gereken zaruri meselelerden birisi olarak değerlendiren Cevahir, şöyle devam ediyor: "Bunu tali mesele olarak göremeyiz. Türkiye'nin sosyal yapısını birbirine kenetleyecek olan meselelerden birisi. Bu çağda başörtüsüyle uğraşmayı kabul etmek mümkün değil."
'Eşim örtündü, öğretmenlik yapamadı'
Genç MÜSİAD eğitim ve üniversite komisyonu başkan yardımcısı olan Serdar Yeşil, "Biz aileden ayakkabıcıyız. İkinci jenerasyonuyuz. Yeşil Kundura'nın Pendik ve Gebze bayisiyim. Çelik burunlu iş ayakkabıları ve botları, personel ayakkabıları, kemer, çorap satışı gerçekleştiriyoruz" diyor.
1967 doğumlu olan Yeşil, İngiliz Dili ve Kültürü eğitimi almış. MÜSİAD'a 1996 yılında üye olan Yeşil, "Sivil toplum örgütlerini önemsiyorum, MÜSİAD da bu alanda önemli bir örnek. İslam dünyasına da ciddi bir örnek" diyor.
Yeşil, başörtüsü konusuyla ilgili olarak da "Benim eşim İngilizce öğretmeni. Okulunu da dereceyle bitirdi. Kendisi başörtüsü kullandığı için çalışamıyor. Aslında bu ülke için bir kayıp" diye konuşuyor. Yeşil'in faiz için yorumu şöyle: "Faizler ne kadar yüksekse o kadar fakirlik olur. Krizlere yol açıyor aynı zamanda. Biz MÜSİAD üyeleri olarak kendi öz kaynaklarımızla iş yapmaya gayret ediyoruz. Bu tür işletmeler kriz dönemlerinde de ayakta durabiliyor."
'Laila'ya da giderim ama içki içmem'
Mahmut Dede, işletme eğitimi almış. "And Kablo, Detim Elektrik - Elektronik Ve Akgin Kimya adlı üç şirketimiz var. Kablo ve endüstriyel temizlik malzemeleri üzerine imalat yapıyoruz" diyor. AB'nin Türkiye için çok önemli olduğuna değinen Dede, "Ancak teslimiyetçi olunmamalı. Kendi öz değerlerimiz de korunmalı. Üyeliğimizin hem Türkiye hem de AB için çok faydalı olacağına inanıyorum" diyor.
Dede, başörtüsü konusuyla ilgili olarak da "Batılı ülkelere bakıldığında kendi inançlarını özgürce yaşıyorlar. Biz niye yaşayamayalım? Mesela ben her mekânda yemek yerim. Laila'ya gitmem gerekiyorsa oraya da giderim. Ama içki içmem. Yanımdakiler içiyorsa bu da beni bağlamaz" diyor.
"Sermayenin rengi olmaz" diyen Dede, "Dünyaya mal satıyor mal alıyorsam bunu ayırt etmek olmaz. Meşru olmak kaydıyla her türlü ticaret yapıyoruz. Yeşil sermaye ayrımına karşıyım" diyor.
'MÜSİAD hiç taraf olmadı'
MÜSİAD'da basın komisyonunda başkan yardımcısı olan Alican Cebeci, plastik sektöründe faaliyet gösteriyor. Cebeci Plastik'te 117 kişiyi istihdam ettiklerini söyleyen Cebeci, "Tekstil ve elektronik yan sanayide de faaliyetimiz var. Tekstil konusunda askı ihraç ediyoruz" diyor.
Türkiye'nin AB hedefini de olumlu olarak değerlendiren Cebeci, başörtüsü konusuyla ilgili olarak, "Benim eşim örtülü. Bu bir inanç meselesi. Siyasi amaçlı olduğu kanaatinde değilim. Çevremde de bunun böyle olduğunu düşünmüyorum. Türkiye'nin tek sorunu bu mu? Yarın herkesin başını açtınız, peki ekonomi düzelecek mi? Hayır." diyor.
"Sermayenin rengi olmaz" diyen Cebeci, "Sermaye sermayedir. Herkes bu ülkeye yatırım yapıyor. Uzun yıllardır Türkiye faiz batağının içinde. Hem faizlerin hem de refah seviyesinin yüksek olduğu bir ülke varsa ben faizin yanındayım.Yoksa hayır karşısındayım" diye anlatıyor.
MÜSİAD'ın reklamcısı AB'de teslimiyete karşı
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu olan İlhan Soylu, Hayalevi Reklamcılık'ın sahibi. Bilişim ve matbaacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Soylu, 10 yıldır MÜSİAD üyesi.
Hükümetin AB perspektifini olumlu değerlendiren Soylu, "Bu hedefin yaşam kalitesinin gelişmesinde katkıda bulunacağını inanıyorum ama müzakere sürecinde teslimiyetçi olunmaması gerektiğini düşünüyorum" diyorum.
Başörtüsü konusunu 'dramatik' olarak değerlendiren Soylu, "Bu meselenin körler sağırlar diyaloğu şeklinde sürmesini olumlu görmüyorum" diyor. Soylu faiz konusuyla ilgili olarak da "Mevcut sistem içinde varolan bir enstrüman. İşin dini tarafını alimlere bırakmak lazım ancak faizin yıkıcı, tahrip edici tarafları görülüyor" yorumunu yapıyor.
Tenis oynuyor Range Rover kullanıyor
Akdağlar İnşaat'ın sahibi Eyüp Akdağ, MÜSİAD yönetiminin en renkli simalarından. Tenis oynuyor, Range Rover kullanıyor, İtalyan markalarını tercih ediyor, "Gerekirse Laila'ya da Reina'ya da giderim" diyor. Babasının madencilik ve inşaatla uğraştığını söyleyen Akdağ, MÜSİAD'a üç yıldır üye. Beton ve asfalt hammaddesi üretiyor, inşaatta yap - sat işiyle uğraşıyor. Akdağ, "MÜSİAD, islama daha yakın, değerlerine önem veren, ahlaklı, memleket için bir şeyler üretmeye çalışan bir kurum" diyor.
Türkiye'nin AB hedefini uzun ve meşakkatli bir yol olarak değerlendiren Akdağ, "Ama ulaşılmaz değil. Çok iyi bir yönetim, gelişen bir toplum ile 10 yıl sonra bu birliğe ihtiyacımız olacağını sanmıyorum" diyor.
Başörtüsü konusuyla ilgili olarak da "Bunu bir sorun olarak görmüyorum. İnsanlar dilediği gibi yaşamakta özgürdür. İsteyen başını açar, isteyen örtünür. Ama bunu radikalleştirmenin hiçbir anlamı yok. Siyasi malzeme olarak kullanılmasına da karşıyım" yorumunu yapıyor. "Paranın rengi yoktur" diyen Akdağ, "Para paradır. Yeşili, beyazı, sarısı yoktur" diyor.
'Faiz ekonomik hayatın realitesidir'
Dolunay Turizm'in sahibi Ahmet Albayrak, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun. Şirketini 1992 yılında kurmuş. Uzun dönem araç kiralama konusunda da faaliyet gösteriyor. Albayrak, 2001 yılından bu yana MÜSİAD üyesi.
MÜSİAD'ın çağdaş, ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşabilmek için üretenden yana politikaların oluşturulmasında önemli bir işlevi olduğunu söyleyen Albayrak, Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili olarak, "Geleceğimizin AB'de olduğuna inanıyorum. Ancak girerken ekonomik, sosyal ve siyasi dengelerimizin, dinamiklerimizin imha edilmemesi gerek" diyor.
Albayrak, türban konusuyla ilgili olarak da, "Başörtüsü kişisel tercihtir. Bu konunun özgürlükler kapsamında değerlendirilmesi gerekir" diyor. Albayrak'ın faiz konusundaki görüşleri şöyle: "Mümkün oldukça öz kaynaklarımızla iş yapmak gayretindeyiz. Faiz ekonomik hayatın realitesidir."
eturk@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|