Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Nisan 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gene türban


Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, "Türbanı üniversitelere sokacak yasa çıkarılamaz" mesajını verdi.
Gerçek budur.
Anayasa maddesi ve Anayasa Mahkemesi kararları geçit vermiyor.
Daha önce Turgut Özal da yasa ile türbanı üniversiteye sokmayı denedi.
Başaramadı.
Anayasa'ya ve Anayasa Mahkemesi'ne takıldı.
Öte yandan bir başka gerçek de sosyal doku.
Türkiye'de kadınların yarısından fazlasının başı örtülü... Orta dereceli okullar ve üniversite çağındakiler arasında oran çok daha düşük... Ama, grafikte eğilim yükselen eğri çiziyor.
Türlü nedenler var.
İktidar partisi AKP doruklarında yer alanların aileleri örtülü...
Bu görüntü toplum psikolojisine "örnek olmak" olgusuyla yansıyor...
Öte yandan "ayniyet" ve "aidiyet" psikolojisi de önemli etkenler. İktidarla örtüşmek diye de tanımlanabilir.
İktidar rantını paylaşmakta da baş örtmek itici güç. "Bizden olanlar" ve "ötekiler" ikileminde, birinciler için "pozitif ayrımcılık" 2000'li yıllar Türkiye gerçeği. Birincilerden olmanın simgesi ise ailede kadın bireylerin örtünmesi... Başı açıkken kapananlar geometrik dizisiyle artıyor.
Başörtüsü, siyaset İslamın ifade dili... İktidarın kendinden olduğu saptamasıyla protest bir tavır olarak da başörtüsü tırmanışta.
............
Bunlar ve diğer nedenler bir tarafa... Hepsinin ortaya koyduğu şey, başörtünün 2000'li yıllar Türkiye'sinde sosyal bir gerçek olduğudur.
............
Bu durumda pozitif hukuk ile sosyal doku giderek karşı karşıya gelmekte.

Anayasa değişirse
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, "Anayasa değişse bile AB hukuku nedeniyle, gene de türbanı üniversitelere sokacak yasa çıkamaz" mesajını da verdi. Buna dayanak olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) türbanlı kadınlarımızdan başvurulara "olumsuz kararlarını" gösterdi.
Hukukun şekil unsuru açısından, Başkan Bumin'in söylemi, pratikte işlerlik kazanmayabilir.
Çünkü... Anayasa'ya aykırı bir yasayı, Anayasa Mahkemesi iptal edebilir ama Anayasa değişikliği ile türbanın kamu alanlarına girişini engelleyen maddeler kalktıktan sonra çıkacak yeni yasa için böyle bir karar alamaz. Yani, yeni bir yasayla, türbanın üniversiteye ve kamusal alanlara girişi böylece sağlanabilir.
AİHM'nin ise o yasayı iptal yetkisi yok. Buna karşılık, AİHM kararları, Avrupa Birliği ile uyum yasaları sürecinde ciddi engel oluşturabilir.
Anayasa'ya aykırı olmasa bile AB'nin uyarısıyla yürürlükten kaldırılmaları zorunluğu oluşabilir.
Uyum sürecinde yürürlükten kaldırılan yasalar ve yasa maddeleri de Anayasa'ya aykırı değildi ki... Ama gene de AB ile uyum gereği tarihin arşivine gönderildiler.

11 Eylül çizgisi
11 Eylül ikiz kuleler felaketi, Batı'da Türkiye'nin puanlarını yükseltti.
"Uygarlıklar çatışmasının çok pahalıya mal olabileceği görüldü."
Ulusunun çoğunluğu Müslüman ama devleti laik Türkiye'nin, İslam dünyasına örnek olabileceği ve Türkiye üzerinden uygarlıklar barışı söylemlerinin etki yapabileceği görüşleri ağırlık kazandı. 11 Eylül'den sonra Türkiye'ye rüzgârların ansızın değişmesi, Batı dünyasındaki kapalı kapılar ardında varılmış bu uzlaşmanın sonucudur.
Ancak... Aradan geçen süre içinde sarkaç hareketi farklı bir noktaya gelmiştir. AB kendi içine alacağı İslamı kategorize etmiştir.
Ortadoğu İslamı değil, "Avrupalılaşmış İslam" tercihi ağır basmakta. Yani, laik devlet kurallarını içselleştirmiş İslam...
Türkiye'nin laik devlet anayasası, AB'nin bu tanımı resmen yapılmamış ancak üzerinde anlaşma sağlanmış anlayışıyla hukuk olarak örtüşmektedir.
Türban için yasa denemeleri, AB eşiğindeki bir Türkiye'ye katkı sağlamaz.
..............
AKP hükümeti için bu gerçeklerin ışığında aklın yolu, "Başörtü/türban gündemimizde şimdilik yok" söylemini sürdürmektir. Israr etmek yanlış olacak.
"Zamanı, zamana bırakmak" bazen en iyi politikadır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Üniversite ve kadrolaşma
SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü,...
Melih AŞIK
Soykırım hikâyesi
Polonya Meclisi de kervana katıldı, Ermeni so...
Fikret BİLA
Atina'nın özrü Dışişleri onaylı
Genelkurmay Başkanlığı'nın, Harp Okulu öğrenc...
Hasan CEMAL
Baba, beni okula gönder!
Van'ın Başkale ilçesinden Nergiz Tezel, 13 ya...
Güneri CIVAOĞLU
Gene türban
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, "Tür...
Can DÜNDAR
'Türkeş, anıta çelenk koymayı bile düşündü'
Türkeş-Petrosyan görüşmesi saat 15.00'te başl...
Abbas GÜÇLÜ
Milliyet bunu hep yapıyor
Milliyet, toplumsal sorumluluk projelerinde h...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik yeni verilerle daha da arttı!
Dün açıklanan işsizlik oranı yüzde 11.5'ti. B...
Sami KOHEN
Bu yıl da atlatıldı, ama...
Bu yıl 90. yıldönümü münasebetiyle olağanüstü...
Mehmet Y. YILMAZ
'Bürokratik-merkeziyetçi' sistemlerin varacağı nokta
Soğuk Savaş dönemindeki gerginliklerin ardınd...
Derya SAZAK
Mavi gelincik
Prof. Hikmet Özdemir, 1915 Ermeni tehciriyle ...
Meral TAMER
Kampanyamızda bugün söz okurlarımızın
Gazetemiz Milliyet'in katalizör görevi üstlen...
Güngör URAS
Kolacılar ucuz 'mısır şurubu' peşinde
Üç büyük kolalı içecek üreticisi "Coca Cola, ...
M. Ali BİRAND
Asker kendini zora sokuyor
Bulunduğumuz coğrafyada güçlü bir Silahlı Ku...

© 2005 Milliyet