Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir bardak suda fırtına


Üniversiteler sanki ısrarla siyasetin içine çekilmek isteniyor. Son zamanlarda zaten fazlasıyla gergindiler. Türban tartışmaları da tuzu biberi oldu.
Bu konuda devletin tepesinde tam bir kaos hâkim. Devlet bir yanda, hükümet öte yanda. Birinin ak dediğine diğeri kara diyor.
12 Eylül öncesinde de benzeri bir hava hâkimdi. Liderler, kurumlar, koalisyon ortakları, üniversiteler her biri farklı mesajlar veriyordu. Öğrencilerin onlara katılması ve sokağa taşması, fazla uzun sürmedi. Bu yüzden tansiyonun bir an önce düşürülmesi gerekiyor.
Hükümet, AB konusunda da üniversiteleri olabildiğince bilgilendirmeli. Çünkü bu konuda da müthiş bir tepki var. Karşı çıkanlar, ideolojik takıntısı olanlardır gibi bir önyargıyla olay kesinlikle hafife alınmamalı. Çünkü öyle değil. Farklı konularda, çok farklı düşünen öğrenciler, AB söz konusu olduğunda, bir anda ortak bir tavır içerisine giriyorlar. Bu karşı çıkışın gerekçelerinin iyi irdelenmesinde sonsuz yarar var.
YÖK ile hükümet arasındaki gerginlik de üniversiteleri fazlasıyla geriyor. YÖK yasasında bir değişiklik yapılacaksa bir an önce yapılmalı. Ya da hepten rafa kaldırılmalı. Yoksa kendilerini giyotinin altında hisseden üniversite yönetimlerinin hükümete sempatiyle bakmaları mümkün değil....

İstanbul Üniversitesi
Milliyet yazarları olarak dün İstanbul Üniversitesi'nin merkez kampusundaydık. Öğrencilerle uzun uzadıya sohbet ettik. Bu gece de Genç Bakış'la birlikte ODTÜ'nün konuğu olacağız.
İstanbul Üniversitesi, Türkiye'nin hem en eski, hem en büyük ve en saygın üniversitelerinden biri. Öğrenci kalitesi de her zaman için oldukça yüksek. İlk 1000'den aldığı öğrenci sayısı çok fazla değil ama düşük puanlı öğrencilerin uğrak yeri de hiç olmadı.
Öğrenciler ekonomiden siyasete, dış politikadan sosyolojik değişenlere kadar hemen her konuda bizi soru yağmuruna tuttular. Sami Kohen, Güngör Uras, Osman Ulagay ve Ece Temelkuran'la birlikte biz de hem bildiklerimizi anlatmaya hem de sorularını yanıtlamaya çalıştık. Kimi anlattıklarımızdan tatmin oldu, kimi ise kendi görüşlerinde ısrar etti. Ama fazlasıyla özgür bir tartışma ortamı vardı. Öyle anlar oldu ki biz onları, onlar da bizi eleştirdi. Ama toplantı bittiğinde çevremizi sardılar. Tekrar davet ettiler. El sıkışıp en kısa zamanda tekrar görüşmenin planlarını yaptık.
Bu tür toplantılar, tansiyonun düşürülmesi, görüş alışverişi ve ortak noktalarda buluşma konusunda çok yararlı oluyor. Birbirine çok karşıymış gibi görünen kişi ve görüşlerin, bir süre sonra aynı noktada buluştuklarına şahit oluyorsunuz. Aslında eksik olan en önemli etken, diyalog. Oturup konuşulduğunda mutlaka çözüm yolları üretiliyor. Dün bunu bir kez daha gördük.

Bu akşam ODTÜ'deyiz
Bakalım bu akşam ODTÜ'de nasıl hava ile karşılaşacağız. ODTÜ'de daha önce Demirel'le de program yapmıştık. Eleştiri dozu çok yüksek olsa da kendisi çok mutlu olmuştu. Bırakın gençler konuşsun, konuşsunlar ki ne düşünüyorlar, ne istiyorlar öğrenelim demişti.
Hasan Cemal, Derya Sazak, Fikret Bila, Meral Tamer ve Can Dündar'dan oluşan Milliyet kadrosu, yine çok geniş bir yelpazede öğrencilerin sorularını cevaplayacak. Ermeni iddialarından askerin politikadaki rolüne, türbandan ekonomiye hemen her konu masaya yatırılacak.
Milliyet, halkla özellikle de üniversitelerle çok sıkı bir diyalog içerisinde. Bundan da çok büyük mutluluk duyuyoruz. Birikimlerimizi paylaşırken biz de onlardan çok şeyler öğreniyoruz.
Sıcak gelişmelere yönelik çok doyurucu bir o kadar da keyifli olacağını sandığımız bu buluşmayı, saat çok geç de olsa sizlerle de paylaşmayı amaçlıyoruz. Kanal D, 00.30

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anayasa, laiklik, siyaset
ANAYASA Mahkemesi Başkanı Sayın Mustafa Bumin...
Çetin ALTAN
Köyceğiz nisanında güneşli bir sakinlik...
Gök masmavi... Bir avuçluk bahçedeki tek port...
Melih AŞIK
Gediz cinayeti!
Tam 18 işçi... Geçen gün Kütahya'nın Gediz il...
Fikret BİLA
Bush'un açıklamasına CHP'nin eleştirisi
ABD Başkanı Bush, Ermenilerin "soykırım günü"...
Hasan CEMAL
Vücut kimyası!
Türkiye'nin vücut kimyası çok kolay bozuluyor...
Güneri CIVAOĞLU
Akıl oyunları
Kemal Derviş telefonda şöyle diyordu: "New Yo...
Can DÜNDAR
'Son buluşma'dan önceki gece öldü
1994 yılı nisan ayı...
Abbas GÜÇLÜ
Bir bardak suda fırtına
Üniversiteler sanki ısrarla siyasetin içine ç...
Hurşit GÜNEŞ
İngiltere'de seçimleri ekonomi ya da dış politika belirleyecek
Önümüzdeki hafta İngiltere'de gerçekleşecek o...
Nail GÜRELİ
Yasakçı zihniyet
Yine aynı tartışma: "Asker niye konuşuyor? Ko...
Sami KOHEN
Darısı başımıza...
ÖNCEKİ akşam İstanbul'daki Bulgar Başkonsolos...
Mehmet Y. YILMAZ
Dedemin yolculuğu "hicret" miydi, "tehcir" mi?
Geçmişe saplanıp kalmanın, geçmişteki acı ola...
Hasan PULUR
Behçet Necatigil'in şiir mirası...
1950'li yılların başı, Kabataş Lisesi'nde yat...
Meral TAMER
Haydi Valiler, kızları okutmak için yarışa!
Bir tarafta boş duran okullar ve yurtlar, diğ...
Ece TEMELKURAN
Kardeş değil, arkadaş
"Biz, Anayasa'da her 'Türk' kelimesinin geçti...
Osman ULAGAY
Ekonomi kaç vakte kadar dayanır?
Yazının başında hemen belirteyim ki son aylar...
Güngör URAS
'Havyar vergisi' ile 'döviz açığı' küçültülemez
Hükümet yatıyor, kalkıyor vergileri artırıyor...
M. Ali BİRAND
Türkiye artık tercihini yapmalı
Dün bu köşede , Komutanlarımızın kendilerini ...

© 2005 Milliyet