Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Nisan 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İngiltere'de seçimleri ekonomi ya da dış politika belirleyecek


Önümüzdeki hafta İngiltere'de gerçekleşecek olan seçimler çok önemli. İşçi Partisi lideri Blair üçüncü kez başbakanlığa talip oluyor. Blair belki de İngiltere'nin en çok tartışılan İşçi lideri oldu. Kimileri onu ismini çarpıtarak Tory (Muhafazakar) Blair, kimileri de soyadını çarpıtarak Tony Blur (bulanık) diye adlandırdı.
İlk iki seçiminde büyük oy farkıyla iktidara gelen Blair, gerçekten İngiliz siyasal tarihine geçecek değişimleri gerçekleştirdi. Partisini Üçüncü Yol diye bilinen daha liberal bir noktaya çekti. Ekonomik alandaki müthiş bir gelişmenin önünü açtı. Refah devletini modernize etti. Ve Avrupa'da da etkili bir ses oldu. Blair, iyi bir hitabet yeteneğine ve çok kıvrak bir zekaya sahip, genç bir lider. Üstelik güler yüzlü bir kişi.
2001'den beri inişte olan İşçi Partisi, 2004 yılının ikinci yarısında kamuoyu yoklamalarında düzelme gösteriyordu. Ancak bu yıl doğrultu yine aşağıya gitmeye başlayınca, Blair kararını verdi ve erken seçim istedi.





Bu seçimlerin üç odağı var. Biri ekonomi, diğeri dış politika, bir diğeri de sağlık hizmetleri. Dış politikada muhafazakarlar hükümete destek verdiği için Blair'i açıkça eleştiremiyorlar. Ancak liberal demokratlar konuyu seçimin ana gündemi yapmaya kararlı.
Blair, ABD Başkanı Clinton döneminde izlediği ABD yanlısı dış politikayla hiç yıpranmamıştı. Çünkü Clinton'un dünya kamuoyunda itibarlı bir konumu vardı. Ancak aynı doğrultuyu Bush'la sürdürmeye çalışınca, özellikle Irak'ta savaşınca bir hayli itibar kaybetti. Çünkü Bush'un iddia ettiği kitle imha silahlarının hiçbirine Irak'ta rastlanamadı.
Blair dış politikada bir hayli itibar yitirse de ekonomik alanda hala çok başarılı görülüyor. Özellikle Maliye Bakanı (olasılıkla da müstakbel lider) Gordon Brown'un izlediği mali disiplin sayesinde Avrupa'nın en parlak ekonomik performanslarından biri elde edildi.
Brown'un ekonomik reformunu dayandırdığı beş nokta var: Uyumlu bir tüketici fiyat endeksinin hedeflenmesi, konut piyasasında arz ve talebi dengelemek, mortgage piyasasında sabit fiyatlara gidebilme, toplu sözleşmelerde yerel boyuta bakma, mali politikalardaki değişimi şeffaflaştırma. Bunlar da halkın Brown'a çok güvenmesini sağlıyor.

Paranızı kime emanet edersiniz?
Gordon Brown% 34
Michael Howard% 16
Charles Kennedy% 12
Tony Blair% 10


Bununla beraber, İngiliz halkı hâlâ Blair'i en güçlü lider olarak görüyor. Liberal - demokrat Kennedy'nin ikinci sırada gelmesi de ilginç.

Kiminle uzun yolculuk yapmak istersiniz?
Tony Blair% 28
Charles Kennedy % 27
Michael Howard% 16
Gordon Brown% 12


Sağlık konusuna gelince. İngilizlerin dünyaya örnek olmuş ulusal sağlık hizmeti hakkındaki görüşleri olumsuz; yüzde 60'ı paranın kötü harcandığı kanısında. Ancak kiminle düzelir sorusuna da halkın yüzde 42'si Blair, yüzde 30'u Howard diyor.
İngiltere'de dar bölgeli sistem olduğundan çoğu bölgenin geleneksel sahibi var. Yüzer gezer 80 seçim bölgesi ise sonucu belirliyor. Bu bölgelerde de daha fazla serbest meslek sahibi, ev sahibi, ya da yönetici bulunuyor. Göçmenler, özellikle Müslümanlar daha az. Bu nedenle Blair seçimleri kazanmak istiyorsa, az dozda muhafazakarlık yapması şart.
Paradoksa bakın: Seçimlerde ekonomik performans değerlendirilirse solcu İşçi Partisi iktidara gelecek, savaş karşıtlığı egemen olursa Muhafazakârlar kazanacak!

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anayasa, laiklik, siyaset
ANAYASA Mahkemesi Başkanı Sayın Mustafa Bumin...
Çetin ALTAN
Köyceğiz nisanında güneşli bir sakinlik...
Gök masmavi... Bir avuçluk bahçedeki tek port...
Melih AŞIK
Gediz cinayeti!
Tam 18 işçi... Geçen gün Kütahya'nın Gediz il...
Fikret BİLA
Bush'un açıklamasına CHP'nin eleştirisi
ABD Başkanı Bush, Ermenilerin "soykırım günü"...
Hasan CEMAL
Vücut kimyası!
Türkiye'nin vücut kimyası çok kolay bozuluyor...
Güneri CIVAOĞLU
Akıl oyunları
Kemal Derviş telefonda şöyle diyordu: "New Yo...
Can DÜNDAR
'Son buluşma'dan önceki gece öldü
1994 yılı nisan ayı...
Abbas GÜÇLÜ
Bir bardak suda fırtına
Üniversiteler sanki ısrarla siyasetin içine ç...
Hurşit GÜNEŞ
İngiltere'de seçimleri ekonomi ya da dış politika belirleyecek
Önümüzdeki hafta İngiltere'de gerçekleşecek o...
Nail GÜRELİ
Yasakçı zihniyet
Yine aynı tartışma: "Asker niye konuşuyor? Ko...
Sami KOHEN
Darısı başımıza...
ÖNCEKİ akşam İstanbul'daki Bulgar Başkonsolos...
Mehmet Y. YILMAZ
Dedemin yolculuğu "hicret" miydi, "tehcir" mi?
Geçmişe saplanıp kalmanın, geçmişteki acı ola...
Hasan PULUR
Behçet Necatigil'in şiir mirası...
1950'li yılların başı, Kabataş Lisesi'nde yat...
Meral TAMER
Haydi Valiler, kızları okutmak için yarışa!
Bir tarafta boş duran okullar ve yurtlar, diğ...
Ece TEMELKURAN
Kardeş değil, arkadaş
"Biz, Anayasa'da her 'Türk' kelimesinin geçti...
Osman ULAGAY
Ekonomi kaç vakte kadar dayanır?
Yazının başında hemen belirteyim ki son aylar...
Güngör URAS
'Havyar vergisi' ile 'döviz açığı' küçültülemez
Hükümet yatıyor, kalkıyor vergileri artırıyor...
M. Ali BİRAND
Türkiye artık tercihini yapmalı
Dün bu köşede , Komutanlarımızın kendilerini ...

© 2005 Milliyet