Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Samsun'dan marka çıkması zor görünüyor

MarkalaR TrendleR / FATOŞ KARAHASAN

Doğan Yayın Holding'in Anadolu'daki Avrupa toplantılarının bu ayki durağı olan Samsun'da, canlı, hareketli ve son derece katılımcı bir izleyici kitlesi vardı.
Samsun, yemyeşil, masmavi kıyı şeridiyle, temiz ve bakımlı merkeziyle düzenli ve güzel bir kent. Ancak, işadamı ve sanayicisi pek de mutlu değil, kendilerini hükümetin yalnız bıraktığından dert yanıyorlar. Kendilerine en zor gelen noktaysa, başta Bafra olmak üzere pek çok ilçeye teşvikler verilirken, Samsun'a hiç kimsenin sahip çıkmaması. Ayrıca, kendi ilçelerinin imza toplayarak başka bir ilin kütüğüne geçme taleplerine de çok içerliyorlar.
Samsun, kurtuluşumuzun sembolü. Kentin kanında bu gurur var. Atatürk müzesindeki fotoğraflar, heykeller, Ata'nın özel eşyaları etkileyici bir ortam yaratıyor. Bandırma vapurunun bir kopyası, kentin bakımlı ve tertemiz bir parkının kıyısında bir müze olarak duruyor. Gerçeği, Atatürk yaşarken sökülüp, satıldığı için, sonradan geminin planları yurtdışından getirilmiş ve kopya aslına uygun olarak tasarlanmış. Mustafa Kemal, kentin dokusunun bir parçası adeta.

Yanlış algının ağır faturası
Samsun biraz da anılarıyla yaşıyor. Yıllarca Karadeniz için önemli bir ticaret merkezi olan kent, bu özelliğini giderek yitirmiş olduğunu üzülerek fark ediyor. M. Ali Birand'ın sunduğu Manşet programındaki Samsunlu bir işadamının söylediği gibi, Atatürk'ün ve Kurtuluş Savaşı'nın en önemli kenti olmak belki de bir dezavantaj oluşturuyor. Kentin zengin, güçlü, kendine yeten bir merkez olarak algılanması sonucunda, kimse Samsun'un yardımına koşmuyor.
Son yıllarda, Bursa, Denizli, Kayseri, Konya gibi merkezlerin gerisinde kalarak, rekabetçi özelliğini yitiren Samsunlu iş dünyasının biraz da hatayı kendilerinde araması gerekiyor. Tanrı Samsun'a cömert davranmış. Deniziyle, yeşiliyle, üniversitesiyle ve tarihi itibarıyla kentin güçlü bir altyapısı var. Tarımda ve sanayide katma değer yaratmayı başaracak markalar çıkarmaması için hiç bir engeli yok. Önemli olan piyasaları doğru analiz etmek, kime neyin satılabileceğini öngörebilmek ve fark yaratabilecek ürünler sunabilmek.
Samsun, kısa bir süre sonra bir enerji merkezi olacağa benziyor. İşte o zaman şehrin rönesansı başlayabilir. Ancak, bunun için girişimcilik, birlikte hareket edebilme, uzun soluklu yatırımlara girecek enerji ve rekabet arzusu gerekli. Samsun'un markası olarak Samsunspor'u hatırlatan, pidenin hangi ilçeye ait olduğu konusunda uzun uzun tartışan Samsunlu iş dünyası, damarlarındaki asil kanı hatırlamak zorundalar. Girişimleri için destek ararken, küresel düşünmeliler. Marka yaratabilmek içinse herşeyden önce ne yapamadıklarını değil ne yapabileceklerini hayal etmeliler. Marka, uzun ince ve zor bir yol. Tutkular, hırslar ve kendine güvenen kuruluşların bulunmadığı yerlerde, markalar doğmuyor, yeşerseler bile uzun ömürlü ve sağlıklı bir yaşam süremiyorlar.

Doğan Yayın Holding, reklamda fark yaratıyor
Doğan Yayın Holding'in gelenekselleştirmek amacıyla başlattığı Reklam Seminerleri'nin ilki "Reklamda Fark Yaratmak" teması altında iki yüz Doğan Grubu reklam çalışanıyla 18 Nisan 2005 tarihinde gerçekleştirildi. Dünyadaki en son sektörel gelişmeleri aktarmak amacıyla düzenlenen seminere dünyanın en büyük medya kuruluşlarından üst düzey yetkililer katıldı.

İtalyanlar Türkler Gibi
İtalyan Mediaset Grubu'nun reklam pazarlama şirketi Publitalia '80'nin Uluslararası Pazarlama Direktörü Giuliana Allegrini "İtalyan Medyasında Fark Yaratmak" sunumunda İtalya'daki gazete okuma istatistiklerinin diğer Avrupa ülkelerinin çok altında olduğunu ama buna karşılık TV izlenme rakamlarının çok yüksek olduğunu ifade etti.

Cross Rating dönemi
Hachette Filipacchi Medias Grubu'ndan Interdeco Global Advertising'in Pazar Araştırma Direktörü Sonia Rossignol, Zenithoptimedia'yla gerçekleştirdikleri 'Cross Rating' çalışmasının dergi mecrasının diğer mecralarla olan etkileşimini gösterdiğini ve bu uygulamanın Fransa'dan önce ilk defa Doğan Grubu çalışanları ile paylaşıldığını belirtti.

Heineken'den ürün yerleştirme dersi
Yaklaşık 170 ülkede pazarlanan bir markaysanız, iletişiminiz için sürekli ortak payda aramak zorundasınız. Bunun için, spor, müzik ve eğlence dünyasında sizi temsil edebilecek ortaklar bulmanız gerekir.
Heineken, tam da böyle yapıyor ve kendisini özellikle eğlence dünyasındaki trendlerle birlikte sunmaya çalışıyor. Son dönemdeki başarılı uygulamalardan birisi, "Be Cool" filmi sponsorluğu. "Cool" (havalı, serinkanlı, çekici, biraz da artist) denince akla gelen ilk isimlerden Uma Thurman ve danslarıyla efsaneleşen Travolta'yla özdeşleşmeyi seçen marka, dünyanın her yerindeki izleyicilerine erişebilecek bir projeye imza atmış. Sinema filmini destekleyen bir de reklam filmi hazırlayarak bütünsel bir çözüm oluşturmuş. Yıldızlar ve Heineken'in birlikte yarattıkları havalı dünyanın marka kimliğine katkıda bulunacağı kesin.

Elinize sağlık
Ali Saydam harika bir kitap yazmış. Deneyimlerini ve bilgisini, poz yapmadan, bunaltmadan, ama vakaların derinliğine inerek öyküleriyle paylaşıyor. Okurunu, samimi, sıcak, akıcı bir üslupla yakalıyor, onu iş yaşamının içine çekmeyi başarıyor. Aklını ve gönlünü açıyor. Yaşam öyküsüyle birleştirdiği, algı yönetimi derslerini bir solukta okutuyor. (Algılama Yönetimi / Rota Yayınları)
Arkadaşımız Eylem Türk, "Biz muhabirler, hiçbir şeyden yılmayız" demişti bir konuşmamızda. Gerçekten de Eylem, adı gibidir, hiç yılmaz ve çok çalışır. Yazılarındaki emeğe saygı duymuş, kendisine vakit ayıran ustaların anlattıklarını bir araya getirmiş. Ders kitabı niteliğinde bir çalışma ortaya çıkmış. Ali Bey'in deEylem'in de ellerine sağlık. (Nasıl Marka Oldular? / Neden Kitabevi)

Mey'in ilanları süper PR çalışması da
Sahte rakı krizinin hala pek aşılmadığı bir gerçek. İnsanlar pisi pisine can vermekten korkuyorlar şüphesiz. Ancak, rakıcıların sonsuza kadar rakıdan uzak durmayacakları kesin. Bunu bilen Mey, şişe toplama ve imha mesajlarını yaygın bir biçimde iletmeye çalıştıktan sonra, ikinci basamağa geçti. Bir yandan dikkati Binboa Votka'ya çekerek, öte yandan şarap ve likör yatırımlarıyla ilgili tanıtım çalışmaları yaparak, kurumun gücünü algılatmaya çalışıyor. Öte yandan, peynir, kavun ilanlarıyla hayatın küçük zevklerini anımsatıyor. İlanlar süper, PR çalışmaları da.

karahasanf@e-kolay.net

BUSINESS
 Hem Ziya Şark hem suşi, hem Ramsey hem Guccı
 Editörden
 O hâlâ öğretmen
 'Hayallerimi kaybettim'
 Samsun'dan marka çıkması zor görünüyor
 Laleli trenini kaçırmadı Macaristan'da marka oldu
 Aile şirketlerinde 'CEO' olamaz, 'işgüder' olur
 Babacan ile Gül'ün bir 'ABD anısı'
 Gayrimenkul ve iştirak istisnasında gerilimi bitti
 Avrupa'yı rölantiye aldı Ortadoğu'ya açılıyor
 Kebabın, 'sarhoş yemeği imajına' savaş açtı
 Avrupa, işyerlerine 'Bu sesi durdurun' diyecek
 Papa I. Paul Wolfowitz
 devBiz, henüz dev değil ama böyle giderse olacak
 kumaş pantolonlar 22, Jean'ler 10 santim düştü
 Arama motorlarının yerini bloglar alıyor





© 2005 Milliyet