Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Laleli trenini kaçırmadı Macaristan'da marka oldu

İsmail Şahbaz, 80'li yılların sonunda İstanbul'a akın eden 'Romenlere' mal satarak iş hayatına atıldı. Eline ne geçerse tırlara yükleyip Laleli'den Doğu Bloku ülkelerine ihracat yapmaya gönderiyordu. Birikimini yatırıma çevirdi. Macaristan'da kurduğu Tempo Uno'yla, bu ülkedeki çorap ve iç çamaşırı sektöründe lider marka oldu

ŞULE YÜCEBIYIK

80'li yılların sonlarında İstanbul'a Doğu Avrupa ülkelerinden akın akın bavul turisti gelirdi. O dönemde halk arasında 'Romenler' olarak anılan Romanyalı, Polonyalı, Çek, Macar, Bulgar turistler, Laleli ve Beyazıt esnafını kelimenin tam manasıyla ihya etmişlerdi. Ancak 'esnaf' bu ticaretten elde ettiği birikimini daha büyük yatırımlara dönüştürüp, kendine bu ülkelerin pazarlarında yer edinemedi. Fırsatı değerlendirenler ise şimdi önemli işlere imza atıyorlar. İsmail Şahbaz ve Tempo Uno'nun öyküsü de "Laleli trenini" kaçırmayan bir girişimcinin öyküsü.
Doğu Bloku rüzgârı İstanbul'da esmeye başladığında İsmail Şahbaz, Bursa'da üniversitede okumasına rağmen kardeşleriyle birlikte Polonyalılar'la ticaret yapmaya başladı. "Çılgınlar gibi ihracat yapıyorduk. Elimize ne geçerse tırlara yükleyip gönderiyorduk. Toptancılardan aldığımız malları satıyorduk. Genellikle giyim üzerine çok talep geliyordu ama bir ara para kasası ve cansız manken bile satmıştık" diye anlatıyor o günleri Şahbaz.
İşler iyi gidiyordu ama bu değirmenin suyu bittiğinde de 'kalıcı' olmak gerekiyordu. Kardeşleriyle birlikte bu pazarları ziyaret etmeye karar verdiler. Romanya ve Polonya'dan sonra yolları Budapeşte'ye düştü. O sırada ortaklarının Macar bir eş bulması işlerini kolaylaştırdı. 1993 yılında bu ülkede yatırım yapmaya karar verdiler . Macaristan'da özellikle iç çamaşırı ve çorap konusunda ciddi bir açlık olduğunu anlayıp, bu sektörde uzmanlaşmaya karar verdiler. 1994 yılında kurdukları Tempo Uno, yılda 13 milyon çift çorap, bir o kadar da iç çamaşırını Türkiye'den ithal edip, Macaristan'da satmaya başladı. Talep büyüktü ama Türkiye'de mal bulmakta zorlanıyorlardı.
Bunun üzerine Şahbaz kardeşler üretim yapmaya karar verdiler. 1996'da İstanbul'da 13 bin metrekare üzerine kurulu 500 kişinin çalıştığı bir fabrika kurup, Macaristan'ın ihtiyacı olan çorap ve iç çamaşırını üretmeye başladılar.

İtalyanları kopyaladı
İsmail Şahbaz, 90'ların sonunda Macaristan pazarında herkesten önce markalaşması gerektiğini düşünerek, bu yönde çalışmaya başladı. Moni, Temşah, Paragraf gibi markalar yarattı. Ülkenin dört bir yanında Tempo Uno showroomları açtı, bayii sayısını artırdı.
"Burada en büyük rekabetimiz İtalyanlar'la oldu" diyor Şahbaz, "Tasarımlarıyla önce ilgi çektiler. Ama fiyatları yüksekti. Biz de o dönemde onların tasarımlarını kopyalayıp, fiyatları indirdik. Şimdi kendi dizayn ekibimiz var."


"Hâlâ fırsat var"
Tempo Uno'nun Macaristan'da 20'yi aşkın mağazası var. Bu mağazalarda tamamı Macar olmak üzere 50 kişi çalışıyor. Çorap ve iç çamaşırında pazarın yüzde 70'ine hâkim olan şirketin yıllık cirosu 10 milyon euro düzeyinde. Almanya ve Polonya'ya da ihracat yapıyorlar.
Şahbaz kardeşler, bu ülkede sadece tekstile değil gayrimenkul sektörüne yatırım yaptı. 1993'teki özelleştirme sürecinde aldıkları binalar, iş merkezleri bin kat değer kazandı. Halen ellerinde bulunan 10 bina, Macar devletine kiralanmış.
İsmail Şahbaz, Macaristan'da hâlâ yatırım için önemli fırsatlar olduğu düşüncesinde. "Özellikle inşaat, otomotiv, mobilya ve ev aksesuarları gibi pazarlar son derece bâkir. Macarlar, piyasa ekonomisine tam olarak geçiş yapamadılar bu nedenle sermaye birikimi az. Yatırımcıların şansı her alanda yüksek" diyor.

syuce@milliyet.com.tr

BUSINESS
 Hem Ziya Şark hem suşi, hem Ramsey hem Guccı
 Editörden
 O hâlâ öğretmen
 'Hayallerimi kaybettim'
 Samsun'dan marka çıkması zor görünüyor
 Laleli trenini kaçırmadı Macaristan'da marka oldu
 Aile şirketlerinde 'CEO' olamaz, 'işgüder' olur
 Babacan ile Gül'ün bir 'ABD anısı'
 Gayrimenkul ve iştirak istisnasında gerilimi bitti
 Avrupa'yı rölantiye aldı Ortadoğu'ya açılıyor
 Kebabın, 'sarhoş yemeği imajına' savaş açtı
 Avrupa, işyerlerine 'Bu sesi durdurun' diyecek
 Papa I. Paul Wolfowitz
 devBiz, henüz dev değil ama böyle giderse olacak
 kumaş pantolonlar 22, Jean'ler 10 santim düştü
 Arama motorlarının yerini bloglar alıyor





© 2005 Milliyet