|
 |
|
|
Şimal yıldızları
Milli formanın yeni patronu LUCESCU olacakmış gelecekte... Ay - Yıldızlı ekip, hazirandaki hayati oyunlarda takılıp, 2006 Almanya finallerine gidemezse, Ersun Yanal'ın bileti kesilip, ulusal takımlarımızın kaderi Rumen hocaya verilecekmiş...
Eğer duyumlar doğruysa, hele hele Lucescu ile görüşülüp, bir ön anlaşma da yapıldıysa, bu durum Futbol Federasyonu'nun sonu olur kanaatimizce... Tüm federasyoncular tarafından biline ki, böyle bir değişiklik asla "yenilenme" değil, tam bir "geriye dönüş" yaratır ki, işte bu durumu kimseler hazmedemez... Ersun Yanal, takım hocalığından "milli takımlar bütünlüğüne" taşınırken düşünce, algılama ve değerlendirme yanlışları yapmış olabilir. Tüm iyi niyetli ve heyecan dolu duyguları içinde tertip, taktik ve isimler konusunda da kabahat işlemiş bulunabilir. Hatta Almanya finallerini kaybedersek milli formadan gönderilmeyi de hak edebilir. Ancak kabulu düşünülemez tek durum, milli formanın yabancı ellere tekrar teslimi meselesidir ki, işte bu izahı çok zor bir gerilim haline gelir.
Şu satırların sahibinin de içinde bulunduğu birbirinden saygın federasyoncular, bu uğurda ne savaşlar vermiştir geçmiş on yıllarda bir bilseniz... Yabancı hoca ve futbolcunun Türkiye'de çalışmalarını yasaklayan kararlarla başlayan "yenilenme ihtilali," Metin Türel, Tamer Güney, Gündüz Tekin Onay, Fatih Terim, Mustafa Denizli, Candan Tarhan, Şenol Güneş, Raşit Çetiner gibi "birinci nesil hocalar ve onların içinden Türk futbolunu eğitip, planlayanların" çıkmasını sağlamıştır. Tabii Coşkun Özarı hocamız bütün bu ustaları "milli takımların seyir defteri yazılırken" bir futbolcu veya "yardımcı teknik adam" olarak yönlendirmiş ve Ay - Yıldızlı forma işte böylesine bir "yoğun emek dünyasından" beslenerek, serpilip, yücelmiştir. Bütün bu zamanlara imzalarını atan ne kahraman yönetici isimler, şimdilerde birer köşede oturup, olan bitenlere hayretle bakmaktadırlar.
Şimdilerde yepyeni bir jenerasyon içinden Ziya Doğan'lar, Rıza Çalımbay'lar, Samet Aybaba'lar, Aykut Kocaman'lar birer "şimal yıldızı" gibi parlayarak geleceğe gülümsemektedirler. Üstelik Ersun Yanal konusu öyle kolay kapanacak bir mesele değildir ki şu anda... Hem düşüncelerini yenileyerek, hem de bilimsel hesaplarını ince ince yaparak, beklemektedir önümüzdeki Yunanistan ve Kazakistan oyunlarını... Sonuçlar ne olursa olsun "milli takımların başına asla bir yabancı düşünülemez ve yerlilerimizin tartışılmaz değerleri de bu şekilde asla horlanamaz"... Ayrıca bu yıl Beşiktaş'taki Del Bosque ile Rıza Çalımbay arasındaki "müthiş teknik farkları" dahi göremiyorsa bu federasyon, o zaman "kendi kuyularını kendileri kazmış olurlar" ...
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|