Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Derviş: Hayal kırıklığından yeniden başarıya


Kemal Derviş'in UNDP'nin başına geçeceğini peşinen 20 Nisan tarihinde yazmıştık. Gerçi, bu yazıya Derviş itiraz etmişti. Ama onun nitelikleri ve birikiminin UNDP için biçilmiş kaftan olduğu yargımız kesindi. Üstelik şunu da biliyorduk: Derviş bu tür uluslararası mevkilerin gerektirdiği hazırlıkları iyi bilirdi. Bir şans görmeseydi adaylığını kamuoyuna taşıyarak kendini yıpratmazdı. Daha birçok adayın ismi geçerken, Derviş kadın adaydan bahsediyordu, ki ikisi finale kaldı.
Derviş Türk siyasetinde hayli zorlandı. Küçüklüğünden beri siyaset yapma aşkını son iki yılda CHP'de gördükleri ve yaşadıkları söndürüverdi. Keşke kendisini baştan uyaran dostları olsaydı. Oysa o parti içi mücadele adamı değildi. Zaten, partiyi adam etme hayalinden çok, birikimleriyle katkıda bulunma isteği vardı. Katkıları talep görmeyince, bir süre yeniden yapılanmayla ilgilendi, ama hayal kırıklığına uğradı. Genel başkan yardımcısı olarak da yurtdışında gerek CHP'ye, gerek Türkiye'ye önemli katkılarda bulunabilirdi. Yetki verilmedi. Buna rağmen çabaladı.
Derviş'in politikacılığı konusunda eleştirilerim var. CHP'ye geçerken itibarını zedeleyen bir üslup sergiledi. Sonra çok övdüğü Baykal'ın yardımcısı oldu, ama kısa sürede ayrıştı. Ve bunun gerekçelerini, belki de siyasi nezaketinden, açıklamadı. Mensup olduğu partinin temel zihniyetini sarsacak çıkışlarda bulundu. Oysa o ocaktan (grassroots) gelen biri olmadığından değişimi üstlenemezdi. Bütün bunlar bir yana, siyaset risk almayı ve uzun soluklu mücadeleyi gerektirir. Oysa Derviş risk almaktan çok, riskleri hesaplayan bir kişi. Ve daha çok fırsatları değerlendirmede usta.
Ondan liderlik bekleyenlere gelince... Anlamakta zorluk çekseler de, bazı insanlar özel yaşamlarına önem verirler. Derviş de bunlardan biri. Üstelik Derviş'i ben hep siyaset için biraz alafranga bulmuşumdur.
Gelelim Derviş'in meziyetlerine. Baştan özetleyelim: Türkiye, Derviş çapında kariyerleri çok az yetiştiriyor. Derviş'in birçok değerli niteliği var. Birincisi, kendisine ilişki kurmada yardımcı olan dört dili çok iyi bilmesi çok önemli. Hatta bazen şakayla, "Türkçeyi de iyi konuşuyor" derim. Dünyanın her yerinde dostları bulunur ve ülkemizde böylesi kişiler yok denecek kadar azdır. Derviş, bu kişilerle ilişkisini sürdürmeye özen gösterir. Gayet medeni bir kişidir. Dünyadaki önemli sorunlara egemendir, bilgilidir. Çok iyi bir iktisatçı olduğunu belirtmeye gerek yok. Nihayet, tartışmalı bir konunun özünü çok çabuk kavrayan bir zekÉya sahiptir.
Bana kalırsa Derviş, UNDP'nin başına gelen en başarılı yöneticilerden biri olacaktır. Çünkü UNDP'nin misyonuyla, Derviş'in birikimi ve yetenekleri tencere kapak gibi birbirine oturmaktadır. Derviş, hem BM içinde gayet sıcak ilişkiler kuracaktır, hem de çeşitli ülkelerle. Mutlaka birçok projeyi kafasında tasarlamıştır bile. Bunlara nasıl ve nereden başlayacağını da çok iyi bilir.
BM yetkililerini Kemal Derviş'i genel kurula önermeleri nedeniyle kutluyorum.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Başbakan'ın düşünme biçimi
MİLLİYET yazarları olarak Başbakan Erdoğan'la...
Çetin ALTAN
Ankara'nın arşivleri ve güveçte kuru fasulye...
Politik tatavalara aklınız mı takılıyor? Ense...
Melih AŞIK
Temel çöplüğü...
Akhisar'da sigara fabrikasının temeli 1977 yı...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın üst kimlik yaklaşımı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt sorunu ba...
Hasan CEMAL
Erdoğan neye kararlı?
Milliyet yönetici ve yazarları olarak dün Baş...
Güneri CIVAOĞLU
Demokrasi proteini
İktidarın kaynağı, toplum onayı... Bu ise, "i...
Can DÜNDAR
Bir Başbakan'ın haletiruhiyesi
Dışarıda sıkıntılı bir bahar var. Başbakanlık...
Abbas GÜÇLÜ
AB, marjinal grupları birleştirdi
AB, bizi üye yapacak mı, yapmayacak mı? Daha ...
Hurşit GÜNEŞ
Derviş: Hayal kırıklığından yeniden başarıya
Kemal Derviş'in UNDP'nin başına geçeceğini pe...
Sami KOHEN
Çifte standart meselesi...
DÜNKÜ "Hürriyet"in "Paris kriterleri" manşeti...
Mehmet Y. YILMAZ
ABD Başkanı, Suudi prensle el ele yürüyünce...
Toplumlar arasındaki kültürel farklılıkların ...
Faik ÖZTRAK
Paradigma değişikliği için erken
Bu hafta TCMB, Bakanlar Kurulu'na ekonomi ile...
Hasan PULUR
Rus yarbayı ve sosyalist 2 Türk milletvekili...
"TÜRK'ün, Türk'e propagandası!" diye bir deyi...
Derya SAZAK
Üçüncü ses
"Ne isyan ne inkâr!.. Kürt sorununa demokrati...
Meral TAMER
Duyguların adamı bir Başbakan
Dün sabahın ilk saatlerini Ankara'da Ortadoğu...
Ece TEMELKURAN
Ustalar ve çırakları
Ben gidiyordum aslında. Sanki stajyerlerin is...
Güngör URAS
Halkımızın 307 milyar YTL tasarrufu var
Halkımızın 307 milyar YTL (eski para ile 307 ...
Serpil YILMAZ
Erdoğan işsizliği tarlada çözecek
Başbakanlık Konutu'ndaki Milliyet yazarları i...
M. Ali BİRAND
24 Nisan geçti, iyi uykular...
Son 60 yıldır hep aynı senaryoları izliyoruz...

© 2005 Milliyet