Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Paradigma değişikliği için erken


Bu hafta TCMB, Bakanlar Kurulu'na ekonomi ile ilgili bir sunuş yaptı. Sunuş oldukça iyi hazırlanmış ve Türk ekonomisinin artan içsel dayanıklılığını anlatıyor. Burada iki saptama dikkat çekiyor. Cari açıktaki artış, tahminleri aşan büyümenin doğal sonucu olarak yorumlanırken, dünyada artan ticari ve finansal entegrasyonun eskisine oranla daha yüksek cari açıkların sürdürülebilirliğini sağladığının altı çiziliyor.
Her iki tespitin de hemen kabul edilmesi oldukça zor. Birinci tespitle ilgili olarak tahminlerin üzerindeki her hızlı büyüme, cari açığı, GSMH'ye oran olarak artırmayabilir. Örneğin Çin ekonomisi uzunca bir süredir tahminlerin üzerinde büyüyor ama cari işlemler hesabı fazla veriyor. Türkiye'de ise hem büyüme hem de dış açık hızla artıyor.
Bunun ardında son dönemdeki büyümeyi aşan iç talep artışı yatıyor. Bu birkaç nedenle olabilir. (a) Gelirler politikasındaki gevşeme, (b) Artan güvenle özel kesimin tasarruflarını azaltması ve tüketim ve yatırım artışını dış tasarruflarla destekleyebilmesi, (c) Üretim kapasitesinin artan talebe cevap verememesi veya (d)Yabancı malların yerli mallara oranla ucuzlaması nedeniyle talebin yabancı mallara yönelmesi. Türkiye'de son dönemdeki cari açık artışlarını daha çok (b) ve (d) faktörleri açıklıyor gibi.
Nitekim 2004 yılında kamu tasarrufunun DPT'nin 2005 yılı programında tahmin ettiği seviyede gerçekleştiği varsayımıyla özel tasarrufların GSMH'ye oranı 2004 yılında yüzde 24,7'den yüzde 21,4'e geriliyor. Diğer taraftan cari açıklarla DPT tarafından yayımlanan dolar cinsinden birim ücret endeksini aynı grafikte değerlendirdiğimizde, aralarında özellikle son dönemde çok yakın bir ilişki olduğu dikkati çekiyor. Bir başka ifadeyle bir birim malı üretmek için ödenen dolar cinsinden ücretteki artış da, en az büyüme kadar cari açık üzerinde etkili görünüyor.
Birim ücreti aşağı çeken yani rekabet gücünü artıran işgücü verimliliğinin son dönemde oldukça hızlı arttığı DİE verilerinden görülüyor. Rekabet gücünü sınırlayan faktörlerden, TL cinsinden reel ücret artışları son dönemde çok düşük kalırken, doların TL cinsinden değerindeki nominal gerilemenin yerli üretimin dolar cinsinden maliyetini artıran başlıca unsur olduğu anlaşılıyor. Artan iç talebin ithalata yönelmesine yol açan bu durum da cari açıktaki artışa katkıda bulunuyor. Bu durum, büyüme hızı yavaşlasa bile, dışarıdan borçlanma imkanı devam ettiği sürece cari açığın artmaya devam edebileceği riskine işaret ediyor.
Dünyadaki ticari- mali entegrasyonun ulaştığı seviyenin daha yüksek cari açıkların sürdürülmesine izin verdiği tespiti konusunda da ihtiyatlı olmak gerekiyor. Grafiğe baktığımızda son sekiz yılda gelişmekte olan ekonomilere yönelen uluslararası sermaye hareketlerinde Asya krizinden sonra önemli bir dalgalanma yaşandığı dikkati çekiyor.
2001 krizinden sonra gerçekleştirilen reformların ve AB'ye üyelik sürecinin ekonomide oyunun kurallarını gelişmiş ülkeler normlarına yaklaştırdığı şüphesiz. Bu da ekonominin dış gelişmelere karşı dayanıklılığını önemli ölçüde artırdı. Göstergeleri ve politikaları aynı olan iki ekonomiden daha olumlu beklentilere sahip olanın dengelerinin çok daha iyi bir yerde oluştuğu da genellikle doğrudur. Bunun da ötesinde dünyada son iki yılda yaşanan gelişmeler, sanayileşmiş ülkelerde dahi bazı paradigmaların sorgulanmasına yol açıyor. Ancak ben Türkiye'nin cari açık sorununa ve bunun sürdürülebilirliğine ilişkin paradigma değişikliği için henüz erken olduğunu düşünenlerin tarafındayım.

Yükselen piyasalara giden özel kesim fonları
1997198,4
199884,8
199989,1
200060,8
200160,9
200275,8
2003149,5
2004196,6


Birim ücret endeksi ve 12 aylık cari açık
Cari açık (milyar dolar)Birim ücret
1999 IV1,3107,3
20004,9105,0
6,899,6
8,3100,4
9,8106,9
20018,096,4
3,570,8
0,263,4
-3,464,8
2002-3,274,0
-1,275,0
-0,269,9
1,573,4
20033,974,8
5,785,7
5,793,4
8,091,1
200410,497,5
12,391,3
14,094,2
15,4102,0


foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Başbakan'ın düşünme biçimi
MİLLİYET yazarları olarak Başbakan Erdoğan'la...
Çetin ALTAN
Ankara'nın arşivleri ve güveçte kuru fasulye...
Politik tatavalara aklınız mı takılıyor? Ense...
Melih AŞIK
Temel çöplüğü...
Akhisar'da sigara fabrikasının temeli 1977 yı...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın üst kimlik yaklaşımı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt sorunu ba...
Hasan CEMAL
Erdoğan neye kararlı?
Milliyet yönetici ve yazarları olarak dün Baş...
Güneri CIVAOĞLU
Demokrasi proteini
İktidarın kaynağı, toplum onayı... Bu ise, "i...
Can DÜNDAR
Bir Başbakan'ın haletiruhiyesi
Dışarıda sıkıntılı bir bahar var. Başbakanlık...
Abbas GÜÇLÜ
AB, marjinal grupları birleştirdi
AB, bizi üye yapacak mı, yapmayacak mı? Daha ...
Hurşit GÜNEŞ
Derviş: Hayal kırıklığından yeniden başarıya
Kemal Derviş'in UNDP'nin başına geçeceğini pe...
Sami KOHEN
Çifte standart meselesi...
DÜNKÜ "Hürriyet"in "Paris kriterleri" manşeti...
Mehmet Y. YILMAZ
ABD Başkanı, Suudi prensle el ele yürüyünce...
Toplumlar arasındaki kültürel farklılıkların ...
Faik ÖZTRAK
Paradigma değişikliği için erken
Bu hafta TCMB, Bakanlar Kurulu'na ekonomi ile...
Hasan PULUR
Rus yarbayı ve sosyalist 2 Türk milletvekili...
"TÜRK'ün, Türk'e propagandası!" diye bir deyi...
Derya SAZAK
Üçüncü ses
"Ne isyan ne inkâr!.. Kürt sorununa demokrati...
Meral TAMER
Duyguların adamı bir Başbakan
Dün sabahın ilk saatlerini Ankara'da Ortadoğu...
Ece TEMELKURAN
Ustalar ve çırakları
Ben gidiyordum aslında. Sanki stajyerlerin is...
Güngör URAS
Halkımızın 307 milyar YTL tasarrufu var
Halkımızın 307 milyar YTL (eski para ile 307 ...
Serpil YILMAZ
Erdoğan işsizliği tarlada çözecek
Başbakanlık Konutu'ndaki Milliyet yazarları i...
M. Ali BİRAND
24 Nisan geçti, iyi uykular...
Son 60 yıldır hep aynı senaryoları izliyoruz...

© 2005 Milliyet