Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rus yarbayı ve sosyalist 2 Türk milletvekili...


"TÜRK'ün, Türk'e propagandası!" diye bir deyim çıktı.
Bir açıdan doğru, eğer kendini anlatacaksan, git başkalarına anlat, Türk'ün Türk'e anlatacağı ne var ki!
Lakin "kazın ayağı her zaman öyle olmuyor" bazen, Türklerin de Türklere anlatacağı şeyler var.
Hele "Bazı Türkler!" kamuoyunu "Türkler, 1 milyon Ermeni'yi kesti, 30 bin Kürt'ü astı" gibi ipsiz sapsız laflarla, bazıları da "Evet, 1915 tehciri soykırımdır" diye ahkâm kesiyorsa, bu ağır bombardıman karşısında, Türklerin aklı karışıyorsa, bir şeyler söylemenin gereği yok mudur?
Bakın kimseye yalan söylüyor demiyoruz; iftira ediyor demiyoruz. Varsın söylesinler, ama biz de söyleyelim.
***
DİYELİM, Birinci Cihan Savaşı'nda isyan eden Ermenilere karşı tehcir uygulandı; Ermenilere işkence, zulüm yapıldı, öldürüldü.
Peki, Ermeniler ne yaptı?
Onların elleri tertemiz mi?
Onların yaptıklarını bizler yazsak, hemen yalan, iftira, uyduruyor derler. Hatta bunları söyleyeni "faşist" diye taşa tutarlar...
***
YA bir Rus yarbayının, Erzurum Kalesi Topçu Alay Kumandanı Toverdohleyof'un anlattıklarına ne dersiniz?
Yarbay, Ekim 1917 Rus İhtilali'nin başlangıcından 27 Şubat 1918'e kadar, Erzurum'daki katliamı anlatıyor.
Ruslarla birlikte, Erzurum'u işgal eden Ermeniler, Türk ordusunun gelmekte olduğunu görünce ne yaptılar?
***
RUS yarbayın anlattıklarından birkaç bölüm...
"Ermeniler, Rus subaylarını aldatarak katliam yapıp Türk askerlerinin korkusundan firar ettiler."
*
"Ahali (Türkler) evvelce yakalanarak bir yere doldurulduktan sonra birer birer katledilmiştir. Bir gece katledilenlerin yekûnü 3000'i bulmuştur; bunun yine kendileri kamal-i iftiharla söylediler."
*
"Bir Ermeni, bir Kürt'ü öldürmek için kurşunla vurmuş, yaralı Kürt sırtüstü düşmüş, ölmemiş. Ermeni, can çekişen Kürt'ün ağzına elindeki sopayı sokmak istemiş. Biçare Kürt can acısından dişleri kenetli olduğundan sokamamış, bunun üzerine çizmesinin nalçalı topuğuyla, tekmeleye tekmeleye öldürmüş."
*
"12 Şubat'ta Erzurum tren istasyonunda, Müslümanlardan on kişiden fazlasını kurşuna dizen Ermeniler, Türkleri kurtarmak isteyen Rus subaylarını tehdit etmişlerdir."
*
"Rus yarbay, sebepsiz yere bir Türk'ü öldüren Ermeni'yi yakalayıp hapseder, Divan-ı Harp bu cinayetleri işleyenleri idam edecektir. Bu karar Ermeni'ye söylenince köpürmüş;
- Bir Türk için, bir Ermeni'nin asıldığı nerede görülmüş demiştir.
***
RUS yarbayın anlattıklarını olduğu gibi aktarmanın gereği yoktur.
Türkler, "1 milyon Ermeni'yi kestiler" diyen Orhan Pamuk gibileri, isterlerse bu belgeleri gidip okuyabilirler.
Bizim demek istediğimiz şudur...
Soykırım yoktur, Ziya Gökalp'in dediği gibi "mukatele" vardır. Bu Arapça kelimenin sözlük anlamı da şudur:
"Birbirini öldürme vuruşma, savaş, kavga"
***
FRANSA'da "soykırım olmamıştır" demeyi yasaklatmak ve bunu söyleyenlerin suçlu olmalarını isteyen Fransız Sosyalist Partisi, acaba, 1918 yılında Stockholm'deki "Uluslararası Sosyalist Konferansı"na İstanbul'dan çekilen aşağıdaki telgrafı arşivden bulabilir mi?
"Rus ordusunun geri çekildiği her tarafa, Ermeni çeteleri girerek, her nev'i öldürmek işkence ve yazı ile belirtilmesi imkânsız ırza girişimde bulunmakta, yolları üzerinde gördükleri kadın, çocuk ve ihtiyarları öldürmektedirler. (...) Bu barbarca öldürtme fiillerine son verilmesi için, Rus ordusunun müdahalesini yalvararak istemektedirler."
Bu telgrafın altında iki imza vardır: İstanbul Milletvekili "sosyalist" Salah Cimcoz, İzmir Milletvekili "sosyalist" Nesim Mazelyah...
Herhalde Fransız Sosyalist Partisi, bu iki "sosyalist" Türk'ün, bu telgrafının da Fransa'da yayımlanmasını yasaklatacaktır.

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Başbakan'ın düşünme biçimi
MİLLİYET yazarları olarak Başbakan Erdoğan'la...
Çetin ALTAN
Ankara'nın arşivleri ve güveçte kuru fasulye...
Politik tatavalara aklınız mı takılıyor? Ense...
Melih AŞIK
Temel çöplüğü...
Akhisar'da sigara fabrikasının temeli 1977 yı...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın üst kimlik yaklaşımı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt sorunu ba...
Hasan CEMAL
Erdoğan neye kararlı?
Milliyet yönetici ve yazarları olarak dün Baş...
Güneri CIVAOĞLU
Demokrasi proteini
İktidarın kaynağı, toplum onayı... Bu ise, "i...
Can DÜNDAR
Bir Başbakan'ın haletiruhiyesi
Dışarıda sıkıntılı bir bahar var. Başbakanlık...
Abbas GÜÇLÜ
AB, marjinal grupları birleştirdi
AB, bizi üye yapacak mı, yapmayacak mı? Daha ...
Hurşit GÜNEŞ
Derviş: Hayal kırıklığından yeniden başarıya
Kemal Derviş'in UNDP'nin başına geçeceğini pe...
Sami KOHEN
Çifte standart meselesi...
DÜNKÜ "Hürriyet"in "Paris kriterleri" manşeti...
Mehmet Y. YILMAZ
ABD Başkanı, Suudi prensle el ele yürüyünce...
Toplumlar arasındaki kültürel farklılıkların ...
Faik ÖZTRAK
Paradigma değişikliği için erken
Bu hafta TCMB, Bakanlar Kurulu'na ekonomi ile...
Hasan PULUR
Rus yarbayı ve sosyalist 2 Türk milletvekili...
"TÜRK'ün, Türk'e propagandası!" diye bir deyi...
Derya SAZAK
Üçüncü ses
"Ne isyan ne inkâr!.. Kürt sorununa demokrati...
Meral TAMER
Duyguların adamı bir Başbakan
Dün sabahın ilk saatlerini Ankara'da Ortadoğu...
Ece TEMELKURAN
Ustalar ve çırakları
Ben gidiyordum aslında. Sanki stajyerlerin is...
Güngör URAS
Halkımızın 307 milyar YTL tasarrufu var
Halkımızın 307 milyar YTL (eski para ile 307 ...
Serpil YILMAZ
Erdoğan işsizliği tarlada çözecek
Başbakanlık Konutu'ndaki Milliyet yazarları i...
M. Ali BİRAND
24 Nisan geçti, iyi uykular...
Son 60 yıldır hep aynı senaryoları izliyoruz...

© 2005 Milliyet