Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 29 Nisan 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

24 Nisan geçti, iyi uykular...


Son 60 yıldır hep aynı senaryoları izliyoruz.
24 Nisan gelince tüyler uçuşuyor, büyük laflar ediliyor, üstünden kısa bir süre geçince herşey unutuluyor. Bizler uykuya dalıyoruz, Ermeniler ise bir kuyumcu titizliğiyle çalışmalarını sürdürüyorlar.
Bu yılki 24 Nisan biraz farklı geçti.
90 ıncı yıl olmasından dolayı mıdır, yoksa hemen birşeyler yapmazsak, giderek kaybedeceğimizi anlamaya başladığımızdan dolayı mıdır nedir daha bir hareketlendik. Uluslararası alanda Soykırım mücadelesinde çok gerilerde kaldığımızı gördük.
"Asıl Ermeniler bizi kesti" açıklamalarıyla, ceset sayımlarındaki hataları göstermekle bir yere varamayacağımızı anladık.
Anlamasına anladık ta, bu olayın üstesinden nasıl gelebileceğimizi henüz bilemiyoruz. Ankara'nın büyük bir planı olduğuna dair somut belirtiler yok.
Henüz "Biz arşivlerimizi açtık, hodri meydan sizde açın" yaklaşımındayız. Tabii Ermeniler'de saf değiller. Bunca yıl çalışmışlar ve soykırımı 15 ülke parlamentosuna kabul ettirmişler. Batı kamuoyunu inandırmışlar. Şimdi tekrar tartışmaya girerler mi?
Onlar da bizim gibi siperlerini derinleştiriyorlar ve içine giriyorlar. "Hayır, soykırım artık Uluslararası alanda kabul edilmiş bir gerçektir. Biz bu gerçeği tartışmayız. Gelin ön koşul olmadan, ikili ilişkileri konuşalım" diyorlar.
Ankara da pozisyonunu değiştirmiyor.
İkili ilişkileri geliştirmek için müzakereye başlama koşullarını (Ermenistanın soykırım iddiasından vazgeçmesi, sınırları tanıması, Azerbaycan'dan çekilip barış anlaşması imzalaması) aynen koruyor. Aslında bunca koşul koymak, bir yerde Ermenilere "Ben henüz sizinle müzakere masasına oturmak istemiyorum" demekten başka birşey değil.
Bende bundan dolayı, her iki tarafında sipere yattıklarına dikkat çekiyorum.

90 INCI YILIN BİLANÇOSU
24 Nisan olaylarının 90 ıncı yılının bir bilançosunu yaparsak, Ermenilerin beklediklerini elde edemediklerini, ancak birkaç önemli gol daha atabildiklerini görüyoruz.
Başkan Bush'a soykırım kelimesini telaffuz ettiremediler, ABD Kongresinden soykırım kararı çıkartamadılar, ancak Rus ve Polonya parlamentolarına soykırım'ı kabul ettirerek önemli puanlar kazandılar. Böylece soykırımı kabul eden parlamento sayısını 15'e yükselttiler.
100 üncü yıldönüme kadar, AB'nin tüm ülkeleri ve ABD kongresini de listelerine eklemeyi planladıkları apaçık ortaya.
Türkiye ise, ilk defa bu yıl uyanır gibi oldu.
Önemli olan, bundan sonrası...
Eğer eskisi gibi, 24 Nisan geçtikten sonra söylenenleri unutup yeniden uykuya dalarsak, çekin ipini gitsin. Demek ki, sadece kendi kendimize bağırıp çağıran bir ülke olduğumuz sonucu çıkacak. O zaman da, soykırım girdabından kendimizi kurtarmamız imkansızlaşacaktır.
Bakalım, göreceğiz.

* * *

RUM-PONTUS DEVLETİ NEREDEN ÇIKTI?
Hürriyet gazetesindeki bir habere göre, Genelkurmay Başkanlığı Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ile ilgili görüşlerini hazırlamış. Gazetede yazıldığı kadarıyla, Genelkurmayımız, Rum-Pontus İmparatorluğu kurulması tehlikesine dikkat çekiyormuş.
Ya haber eksik veya bizlerin bilmediği bir olayla karşı karşıyayız.
Rumlar Türkiye'de Pontus'u İmparatorluğu kurmak için mi uğraşıyorlar?
Nereden çıktı bu?
Faaliyetleri nedir?
Komplo teorisyenleri bu konuyu uzun yıllardır işlerler, hatta Karadeniz kıyılarında arsalar aldıkları söylentilerini dolaştırırlardı. Ancak şimdi, bunu bir de Genelkurmay gibi en ciddi kurumlarımızdan birinden duyunca şaşırdık.
Genelkurmay olmayan bir şeyi ciddiye almaz... Tam bir merak içindeyiz. Herhalde kamuoyuna açıklayacaklardır.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Başbakan'ın düşünme biçimi
MİLLİYET yazarları olarak Başbakan Erdoğan'la...
Çetin ALTAN
Ankara'nın arşivleri ve güveçte kuru fasulye...
Politik tatavalara aklınız mı takılıyor? Ense...
Melih AŞIK
Temel çöplüğü...
Akhisar'da sigara fabrikasının temeli 1977 yı...
Fikret BİLA
Erdoğan'ın üst kimlik yaklaşımı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt sorunu ba...
Hasan CEMAL
Erdoğan neye kararlı?
Milliyet yönetici ve yazarları olarak dün Baş...
Güneri CIVAOĞLU
Demokrasi proteini
İktidarın kaynağı, toplum onayı... Bu ise, "i...
Can DÜNDAR
Bir Başbakan'ın haletiruhiyesi
Dışarıda sıkıntılı bir bahar var. Başbakanlık...
Abbas GÜÇLÜ
AB, marjinal grupları birleştirdi
AB, bizi üye yapacak mı, yapmayacak mı? Daha ...
Hurşit GÜNEŞ
Derviş: Hayal kırıklığından yeniden başarıya
Kemal Derviş'in UNDP'nin başına geçeceğini pe...
Sami KOHEN
Çifte standart meselesi...
DÜNKÜ "Hürriyet"in "Paris kriterleri" manşeti...
Mehmet Y. YILMAZ
ABD Başkanı, Suudi prensle el ele yürüyünce...
Toplumlar arasındaki kültürel farklılıkların ...
Faik ÖZTRAK
Paradigma değişikliği için erken
Bu hafta TCMB, Bakanlar Kurulu'na ekonomi ile...
Hasan PULUR
Rus yarbayı ve sosyalist 2 Türk milletvekili...
"TÜRK'ün, Türk'e propagandası!" diye bir deyi...
Derya SAZAK
Üçüncü ses
"Ne isyan ne inkâr!.. Kürt sorununa demokrati...
Meral TAMER
Duyguların adamı bir Başbakan
Dün sabahın ilk saatlerini Ankara'da Ortadoğu...
Ece TEMELKURAN
Ustalar ve çırakları
Ben gidiyordum aslında. Sanki stajyerlerin is...
Güngör URAS
Halkımızın 307 milyar YTL tasarrufu var
Halkımızın 307 milyar YTL (eski para ile 307 ...
Serpil YILMAZ
Erdoğan işsizliği tarlada çözecek
Başbakanlık Konutu'ndaki Milliyet yazarları i...
M. Ali BİRAND
24 Nisan geçti, iyi uykular...
Son 60 yıldır hep aynı senaryoları izliyoruz...

© 2005 Milliyet