Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 30 Nisan 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Türkeş dizisini okudum'


Fotoğraf çekimi için Başbakanlık konutunun bahçesine çıktığımızda Sedat Ergin, Erdoğan'a "Türkeş-Ter-Petrosyan buluşması" dizisini okuyup okumadığını sordu:
"Okudum" dedi Başbakan...
O dönemki Devlet Başkanı Ter-Petrosyan'ın meselelere bugünkü Başkan Koçaryan'a göre daha ılımlı yaklaştığını ifade etti.
Bir şansın kaçırıldığını söyledi.
O şansın kaçırılmasının nedeni tam Türkeş'le Ter-Petrosyan el sıkıştıklarında başlayan saldırılar mıydı?
Yine önceki gün görüştüğümüz, dönemin Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin bu soruyu -sık sık Ege'de de karşılaştığımız- bir tespitle yanıtladı:
"Bu konuda ne zaman bir barış umudu doğsa, cephede mutlaka bir saldırı oldu ve yakınlaşma, yerini uzaklaşmaya bıraktı."
Çetin, "Türkeş'le Ter-Petrosyan arasındaki temasların her aşamasından haberdardım ve yakinen izliyordum" dedi.
Türkeş buluşmaya gitmeden önce Özal'a, Demirel'e ve kendisine haber vermiş. "Gitmem iyi olur mu?" diye sormuş. Sonra da isteği üzerine, kendisine Erivan'la ilişkilere dair bilgi verilmiş.
Dönüşte de devlete görüşmeleri rapor etmiş.
Özal öldüğünde, Demirel ve Çetin, cenazeye gelen Ter-Petrosyan ve Elçibey'i buluşturup uzlaşmaya zorlamışlar.
Yine olmamış.

Hem tarih hem siyaset
Şimdi çözüm umudu var mı?
Başbakan'la buluşacağımız sabah, bu köşede "Konunun aslen siyasetçileri ilgilendirdiğini, sadece tarihçilere bırakılamayacağını" yazmıştım.
Bu görüşümü kahvaltıda da dile getirdim.
Bunun üzerine Erdoğan, "soykırım" konusunda ortak komisyon kurulması önerisinde ısrar etmekle birlikte bunun siyasi ilişki için önkoşul olmadığını açıkladı:
"İkisi arasında Çin Seddi yok. İki çalışma paralel gidebilir" dedi.
Bu, Koçaryan'ın mektubundaki yaklaşımla uyumlu bir pozisyon...

Halaçoğlu: Herkes maaşlı
Dün arayan Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu da Başbakan'la aynı görüşteydi.
"Elbette sorunu çözecek olan tarihçiler değil" dedi;
"Biz işi çözecek olan siyasetçilere tarihsel belgeleri sunacağız. Onlar o bilgiye dayanarak çözüm üretecekler. Bilgi olmadan sadece siyasete bırakınca da sağlıklı çözüm çıkmıyor."
Halaçoğlu yazımdaki "maaşlı tarihçiler" tanımına alınmıştı:
"Kim maaşlı değil ki? Kimisi devletten alıyor, kimisi başka yerden" dedi.
"Türk'e Türk propagandası" yapıldığı eleştirilerini ise "Kamuoyumuzu kendi tarihi konusunda bilgilendirmek zorundayız" diye yanıtladı.
Genelde meselenin olumlu yönde geliştiği kanısındaydı.

Jest beklentisi
Erdoğan da aynı görüşte... Başbakan, Erivan'ın Kars Anlaşması'yla ilgili tezlerinde yumuşama olduğunu söyledi. Son mektuplaşma biraz da bu yumuşamanın eseri...
Şimdi Koçaryan'ın mektubunu "peşinen reddetmeyen" ve incelemeye alan Ankara, bir yandan Ermeni vakıfları meselesini, Akdamar Kilisesi'nin onarımını, hatta ruhban okulunun açılmasını gündeme alırken, Erivan'dan da -yurtdışındaki lobi faaliyetinin azaltılması gibi- iyi niyet jestleri bekliyor.
Ancak Türkiye açısından asıl önemlisi, konunun içeride tartışılmaya başlaması...
Günlerdir TV kanalları soykırıma "var" ya da "yok" diyen tarihçilerin tartışmalarına yer veriyor.
Erivan'da henüz rastlanmayan türden demokratik bir açılım sağlandı.
Bunca zaman sorunu görmezden gelen Türkiye 90 yıllık tabuyu 9 haftada yıktı. Kıyamet de kopmadı.
Bundan sonra çözüme gitmek çok daha kolay...

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Dicle'den cevap
DİCLE Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sayın Pr...
Çetin ALTAN
Akşamüstleri ve yıldızlı geceler...
Yapraklarıyla biçimlendirdiği yuvarlak kıyıla...
Melih AŞIK
Kıbrıs yakındır...
Kıbrıs hem yakın hem uzak bir parçamız... İst...
Fikret BİLA
Başbakan'ın siyaset-ticaret ilişkisine bakışı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milliyet yazar...
Hasan CEMAL
Erdoğan'la Kürt sözcüğü!
Başbakan Erdoğan'la Milliyet yazarları olarak...
Güneri CIVAOĞLU
Uzun 3.5 ay
Dün dünyanın en büyük 19 yatırım şirketinin C...
Can DÜNDAR
'Türkeş dizisini okudum'
Fotoğraf çekimi için Başbakanlık konutunun ba...
Abbas GÜÇLÜ
Kayseri, Erciyes ve Ürgüp
Kayseri artık Türkiye'nin en önemli kentlerin...
Semih İDİZ
Sokaktaki Ermeni ne düşünüyor?
Öyle anlaşılıyor ki Ermeni konusunu bir süre ...
Sami KOHEN
"Komşular" konuşuyor...
İSTANBUL'da dün "yüksek düzeyli memurlar"ın ö...
Mehmet Y. YILMAZ
Piri Reis, Amerika'yı keşfedebilir miydi?
Canımın çok sıkıldığı günlerde kendimi eğlend...
Hasan PULUR
Havyar ve jilet...
HANİ, zaferden sonra, Gazi Mustafa Kemal Paşa...
Derya SAZAK
ODTÜ ve 68 hareketi
Genç Bakış'ta çarşamba gecesi ODTÜ öğrenciler...
Meral TAMER
Kampanyamızı Başbakan da destekliyor
Milliyet'in okula gitmeyen kız çocukları için...
Tamer HEPER
Neyini tartışayım?
Açıklamaları dinliyorum, tüylerim diken diken...
Yaman TÖRÜNER
Gayrimenkul kredisi çeşitleri
Gayrimenkul kredisi (mortgage) sisteminde, ve...
Güngör URAS
Baba beni okula gönder
Milliyet gazetesi eğitim konusuna özel ilgi g...
M. Ali BİRAND
Atilla Koç, kendine özgü bir bakan
Yeni Turizm Bakanı ile tanıştım. Kısa süren b...

© 2005 Milliyet