|
 |
|
|
Baba beni okula gönder
Milliyet gazetesi eğitim konusuna özel ilgi gösteren bir yayın organıdır. Bugüne kadar çocuklarımıza daha iyi eğitim imkânı sağlama arayışında, okul, yurt kampanyaları gerçekleştirdik.
'Baba beni okula gönder' kampanyamız ile okula gitmemiş çocuklarımızın sayısını azaltmayı özellikle ailelerin genç kızlarımızı okula göndermelerini sağlamayı hedef aldık.
Milliyet gazetesi ve çalışanları bunu tek başlarına gerçekleştiremez. Eğitimin önemine inanan Milliyet okuyucularının çabaları bu hedefe ulaşmada itici güç olacaktır. Milliyet'in kampanyası bu gücü ortaya çıkarmayı, hedefe yöneltmeyi sağlayacaktır.
Eğitim sorunu çok yönlü bir sorun. (1) Önce altyapı tamamlanacak. Altyapı okuldur. Yurttur. (2) Sonra iyi öğretmen olacak. Öğretmenlik bilgi beceri ve fedakârlık isteyen bir meslektir. (3) Ülke ve yöre şartlarına, öğrencilerin özelliklerine uygun, eğitim programları hazırlanacak. Şehirde, köyde, batıda, doğuda aynı program ile öğrenci yetiştirilemez.
Eğitim önemsenmiyor
Bunlar yetmiyor. Bunlar tamamlandıktan sonra esas sorun başlıyor. (1) Aileler çocuklarını eğitmenin gereğine inanacak. (2) Ailelerin maddi güçleri çocuklarını okula göndermeye ve eğitim süresince okulda tutmaya imkan verecek.
Gelelim eğitmek istediğimiz çocuklarımızın durumuna. (1) Çocuklarımıza okulu, eğitimi sevdireceğiz. Çocuk okulun, eğitimin, gelecekteki yaşamına bir katkı sağlayacağına inanacak.
Sayın okuyucularım düşününüz: (1) Anne ve baba okuma yazma bilmiyor, maddi güçleri yok, çok sayıda çocukları var... Bunlar çocuklarını okula gönderir mi? (2) Anne ve baba büyük fedakarlık ile çocuğunu okula gönderdi. Beş sınıf bir odada ders görüyor. Çocuk dört yılda okuma yazmayı öğrenemiyor. Bunu görenler çocuklarını okula gönderir mi? (3) Anne ve baba büyük fedakarlık ile çocuğunu okula gönderiyor. Okutuyor. Okumak, eğitim iş bulmaya yardım sağlamıyor. Okumuş, eğitim görmüş genç işsiz... Okulda geçen süreyi kaybedilmiş yıllar sanıyor. Anne ve baba bunları görünce çocuklarını okula gönderir mi?
Çağımız bilgi çağı
Tabii ki önemli olan (1) Türkiye'de yaşayanların tamamının en az okuma yazma bilmesi. (2) Çocuklarımızın tamamının ilköğretim görmesi. (3) Okullarımızın eğitim düzeyinin yükseltilmesi.
Çünkü çağımız bilgi çağı. Beyninin sadece yüzde 5'lik bölümünü kullanamayan insan işe yaramıyor. İnsanlarımızı beyinlerinin en az yüzde 50'sini kullanacak şekilde eğitmeye mecburuz. Bu yazının altında Devlet İstatistik Enstitüsü'nün nüfus ve eğitim istatistiklerinin özeti var. Ortalama eğitim süremiz erkeklerde 7.01 yıl, kadınlarda 4.96 yıl. İlköğretimde okuma çağındaki kızlarımızın yüzde 9.79'u, erkeklerimizin yüzde 6.43'ü okula gitmiyor.
Milliyet'in bu kampanyasının hedefi öncelikle ilköğretim okullarına gitmeyenlerin sayısını azaltmak. Geliniz bu önemli konuya hep birlikte sahip çıkalım. Bu bir günde olacak iş değil. Uzun soluklu bir iş. Ama bir ucundan tutup, bir şekilde yola çıkmak gerekiyor.
Eğitim durumumuz
| Yetişkin okuryazarlık oranı (%) | | Toplam | 88.3 | | Erkek | 95.7 | | Kadın | 81.1 | |
| İlköğretimde net okullaşma oranı (%) | | Toplam | 91.95 | | Erkek | 93.57 | | Kadın | 90.21 | |
| Ortaöğretimde net okullaşma oranı (%) | | Toplam | 46.47 | | Erkek | 50.24 | | Kadın | 42.41 | |
| Ortalama eğitim görülen yıl sayısı (yıl) | | Toplam | 5.97 | | Erkek | 7.01 | | Kadın | 4.96 | |
guras@milliyet.com.tr
|
|
|

|