Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Mayıs 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baharı görmeden yaz geldi, geçti

Bizim Köşe / İsmail Sivri

O güzelim nisan yağmurlarıyla içimiz ferahlarken, bir gün sıcak bir gün soğuk geçen havalarda, biz yaşlılar çokluk şöyle deyip durduk:
"Baharı görmeden yaz geldi, geçti."
Uzmanlar, geçen haftaki yağışların, bu hafta boyunca tüm yurdumuzda etkili olacağını söyleyip şöyle diyorlar:
"Kurak bir nisan geçirdik."
Hiç sevindirici bir haber değil, daha kötüsü ise, yaz günlerinin eski yıllara göre daha da sıcak olacağıdır.
* * *
Eski kuşaklar, nisan yağmurları şifalıdır, derlerdi. Gerçekten, yüksek mineralli nisan yağmurlarıyla gökten bereket yağar. CNN Meteoroloji Editörü Bünyamin Sürmeli'nin, bizlere yaptığı öneri şudur:
"Gelin şemsiyelerinizi bırakın bir kenara, yağmurlar altında öyle yürüyün, yüksek mineralli nisan yağmurlarından bir nebze olsun faydalanın."
Sürmeli, ayrıca Haziran'a doğru, Basra Körfezi'nden esen rüzgarların Anadolu'yu kavuracağını söylüyor.
Çok sıcak ve kavurucu bir yaza girmeden önce, özlediğimiz bahar günlerini yaşar mıyız, dersiniz?
* * *
Eski yılların bahar günlerini yaşamayı öylesine özledim ki, kırlara çıkıp, elimdeki bastonu atarak koşmak, yeşil bir dünyada, gök ve denizlerin mavisiyle buluşmak istiyorum.
Yollar boyu, papatyalar, gelincikler, katır tırnakları, kır çiçekleriyle kucaklaşmak istiyorum. Çiçekler gibi söğüt ve kavak ağaçları, zeytinlikler, tepelerdeki çam ağaçları bizleri beklemiyorlar mı?
Toprağa ayak bastığınızda, çeşitli böceklerle karıncaları, çevrenizde uçan kelebek ve uğur böceklerini görürsünüz. Uzak ve yakınlardan, yayılan koyun kuzularla, at, inek ve danaların seslerini duyarsınız.
Esen rüzgarlar, çevrenizdeki bahçelerden gül, karanfil, menekşe ve hanımellerinin kokularını getirir. Bu kokulara rüzgarla dalların hışırtıları ve kuş sesleri karışmaz mı?
İçinizi ferahlatan bu güzellik içinde, çevrenin ve doğanın değerini daha iyi anlamaz mıyız? Doğayı yok edişimizi düşünmez miyiz?
Bu gezimizde, büyük kentlerin gürültülerinden kurtulur, kentlerdeki evlerimizin içinde bile duyulan korna sesleri duyulmaz olur.
* * *
Kırlarda dolaştığımda, uçan veya tarlalarda dolaşan, baharın müjdecisi, uzun bacaklı, kırmızı gagalı, siyah ve beyaz tüylü leylekleri görüp, torunlarıma göstermek isterim.
Çocukluğumuzda, baharlarda leylekler geldiğinde şöyle bağırırdık:
"Leylek leylek havada/yumartası tavada."
Böyle der, ama, yumurtalarına hiç dokunmazdık. Leylekler büyüklerimizin gibi çocukların da dostuydular. Tarlalarda, çiftçilerle birlikte dolaşıp, yiyecek ararlardı.
Çocukluğumun leyleklerini görmek istiyorum. Artık, isteseniz de, onları çok zor görebilirsiniz. Değişen iklim koşulları nedeniyle, tüm göçmen kuşlar gibi bizlere küstüler.
Baharların müjdecisi ve kışların gelişinin habercileri leylekler ve tüm göçmen kuşlarının ülkemize gelişleri azaldıkça azaldı. Bu bozduğumuz ekolojik dengenin bir göstergesidir.
Önümüzdeki yıllarda, insanoğlunun çevre ve doğayı yokeden tutum ve davranışlarına karşı çıkarak şöyle diyeceğiz:
- Doğa ile barışmalıyız.
Sizler ne dersiniz?

ege@milliyet.com.tr



EGE
Fırsat varken...
Oyuncak demek hayallerimiz demek
Baharı görmeden yaz geldi, geçti





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Deniz Sipahi
İsmail Sivri

© 2005 Milliyet