Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Mayıs 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Premier Lig


Hiç kimse babasının hayrına bu takımlara bu kadar puan vermez. Fenerbahçe ve Trabzonspor öylesine bir maç oynadı ki, kıran kıranaydı.
Oyunun tamamına baktığımızda bu kadar tempoya rağmen çok fazla gol pozisyonu çıkmadı. Ama oyuncular herhalde üç gün kendilerine gelemeyecektir. Omuz omuza mücadele, bir yerde, bir havada itişmeler, hakikaten de ligimizde ender görülecek güzellikteydi.
Maça iki takım da kontrollü başladı. Fenerbahçe ideale yakın bir kadro ile sahaya çıkmıştı. Şenol Güneş de önce rakibini durdurmayı, oyunun devamında ise skora göre değişikliklere gitmeyi düşünmüştü, kamp yaptıkları otelde. Nitekim de öyle oldu. Gol yedikten hemen sonra orta sahadaki bir oyuncuyu çıkarıp Yattara'yı da aldı. Bu risk Fenerbahçe'nin forvet oyuncularının kontratakta etkisiz kalmasından ve önde oynayan Alex, Nobre, Anelka ve Tuncay'ın topu tutamamasından dolayı avantaja dönüştü.
Trabzonspor'un ikinci yarının başından itibaren kurduğu baskı golün geleceğini göstermişti. O anda, hatta hatta Yattara'nın girmesinden sonra Daum'un kenar oyuncularının yerlerini değiştirmesini beklerdim. Deniz'i sağa, Serkan'ı sola alıp, Yattara tehlikesini bir şekilde engellerdim. İkinci yarının başındaki yoğun baskı sırasında da son 15 dakikadaki değişiklikleri yapmış olsa kontrataklarla skoru değiştirebilirdi.
Fenerbahçe için en büyük şans tam demoralize olmuşken, penaltı golünü bulmasıydı. Ardından savunmaya çekildiği anda bu kez kaleye çabuk inebilen oyuncuları ile 75 dakika bulamadığı fırsatları son 15 dakikada yakaladı. Fenerbahçe'nin attığı ilk golün başlangıcı faul ise karar penaltı olmalıydı. Alex'in ortasında ise Luciano ofsayttı. Ama verilen penaltı da yüzde yüz doğruydu.

rdilmen@milliyet.com.tr




SPOR
Fener'in yükü azaldı!
Türk dinamizmi
Bombardıman
Yeni rota Keita
'Şansla ama hak ederek kazandık'
İndi, bindi krizi
'Yılın hakemi!'
Kemal Ulusu pes etmiyor
Kaçan balık büyük: 1-1
Ankara patladı! 4-1
Sivas-Vestel tura çıkıyor
'Terzi korkak!'
Kayserispor hayata döndü: 1-0
Yarım asırlık zafer
A.Sebatspor düştü: 0-5
Düşenin dostu olmaz!
Bayern şampiyon
Loeb iyi gidiyor
Cannavaro'ya Thuram desteği
Yardımcı dışarı!
Tarihten yapraklar
Siz hakem olsaydınız
Kadıköy'den tabii ki çıkılmaz!
Haber turu...
Premier Lig
Başkent bunu özlemişti
Papila taşıyamadı
Otobana çıkış
At yarışları
Burak paniği
Allen Iverson böyle istedi





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Premier Lig
Hiç kimse babasının hayrına bu takımlara bu k...
Cemal ERSEN
Başkent bunu özlemişti
Çok uzun bir zamandır eksik olan bir şey vard...
Atilla GÖKÇE
Papila taşıyamadı
Ligimizdeki kalite yoksunluğundan yakınıp dur...
Erdoğan ŞENAY
Otobana çıkış
Ligin zirve kilitlerini açacak anahtar 90 dak...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet