Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Mayıs 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Başbakanlık makamı, dava açarak korunmaz

Arif Sağ'ın karikatüre açtığı dava ile Erdoğan'ınki aynı kefeye konamaz. Çünkü Başbakanlık makamını korumak bizim de görevimiz, ama Sağ'ı uyarmak bize düşmez


Meğer Vakit gazetesi karikatüristi Kemal Güler aleyhine tazminat davası açan Başbakan Erdoğan değil, saz ustası ve halk müziği yorumcusu Arif Sağ'mış! Dün köşemde gerekli düzeltmeyi yaptım zaten.
Arif Sağ, toplumun tanıdığı bir isim. Bir dönem SHP'den milletvekili de olmuştu, ama Başbakanlık koltuğunda oturmuyor! Hal böyle olunca da Başbakan Erdoğan, "Vakit gazetesinin karikatüristi de ceza aldı. Aynı şekilde, fark yok. Dernekler falan neden onu kimse sahiplenmedi" derken, elmalarla armutları karıştırmış oluyor. Bendeniz Başbakan'ın böyle bir mantık hatasına düşeceğini tasavvur edemediğimden, tıpkı Musa Kart'ın kedili karikatürü ve Penguen'in Tayyipler Alemi gibi Vakit gazetesindeki karikatürü dava edenin de Erdoğan olduğunu düşünmüş ve kahvaltılı sohbetimizde kendisine hak vererek, Vakit'teki karikatürü bulup köşemde yayınlamayı vaat etmiştim.

Vakit'teki karikatür
Tabii sizler de diyebilirsiniz ki Vakit gazetesinde Başbakan'ı eleştiren bir karikatür yer alabilir mi? Orada da ben, mantık hatasına düşmüş oluyorum. Ama başbakanlık koltuğunda oturan ben değilim. Onlarca danışmanım yok. Evet, okurlarıma karşı büyük bir sorumluluğum var, ama yine de bir Başbakan'dan daha fazla mantık hatasına düşme lüksüm olduğuna kuşku yok.
Buyurun karikatür köşemde. Vakit gazetesi yetkilisinden aldığım bilgiye göre Sivas Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fikret Ünsal, Arif Sağ'ın Sivas olayları sırasında yanında bulunan silahı denize attığını söylediğini ileri sürmüş. Vakit, 12 Haziran 2003 günü Ünsal'ın bu sözlerini "O silahı neden denize attın?" başlığıyla 1. sayfa manşeti yapmış, Kemal Güler de manşet haberi desteklemek üzere yandaki karikatürü çizmiş.

1 çizersin, 100 olur
Dün Vakit gazetesindeki bu karikatür meselesini biraz araştırınca, Erdoğan'ın "Bu ayırımcılık niye? Onu neden sahiplenmediniz?" yollu siteminin de gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı. Anlaşılan bu konudaki medya takibi, eksik yapılmış. Zira Güler'i 20 bin YTL para cezasına çarptıran 25 şubat tarihli karar üzerine Hürriyet'ten Latif Demirci, Sabah'tan Salih Memecan ve gazetemizden Ercan Akyol gibi mizah dünyasının önde gelen isimleri Güler'e sahip çıkan demeçler vermişler, Arif Sağ'ı eleştirmişler.
Hatta mizaha dava açılmasının kendisine komik geldiğini belirten Demirci, bakın ne demiş: "Bir karikatüre ceza verirsiniz, ama 100 karikatür olarak geri döner!" Aynen öyle!

Kart'a cesaret ödülü
Başbakan'ın mizaha öfkesi, Demirci'nin dediği gibi "100 karikatür" olarak geri dönüyor. Üstelik Türkiye sınırlarını da aşarak... Ve maalesef Türkiye'yi ve Erdoğan'ı aşağılayarak... Başbakan karikatüristlere dava açmayı ısrarla sürdürmeseydi, Fransız mizah dergisinin internet sitesinde geçenlerde çıkan ve hem Türkiye'yi hem de kendisini müthiş aşağılayan karikatür çizilir miydi? Bu arada Musa Kart'ın yıllardır hak ettiği bir ödül de, Başbakan'ın mizaha tahammülsüzlüğü sayesinde geldi. Önceki günkü Milliyet'ten özetle aktarıyorum: "Dünyanın en büyük karikatür örgütü Karikatürist Hakları Birliği (CRN), Başbakan Erdoğan'ın kedi şeklindeki karikatürünü çizen Musa Kart'ı, Uluslararası Cesaret Ödülü'ne layık buldu. CRN Başkanı'ndan Kart'a gelen yazıda bu ödülü Türkiye'de yakın tarihte eserleri saldırıya uğramış ya da baskı altında kalmış tüm karikatüristler adına alması istendi."

Yeni davalar yolda
Erdoğan, Milliyet yazarlarıyla Başbakanlık'taki kahvaltılı toplantıda karikatüristleri bundan sonra da dava etmekteki kararlılığını şu sözlerle dile getirmişti:
"Başbakanlık bu noktada, çok daha önemle korunması gereken bir makamdır. Her topluluk liderleriyle vurulur, yıkılır. Eğer o liderleri koruma altına almazsanız, orayı çökertirsiniz. Yani milletler de kendi ülkelerinde o makamı korumalıdırlar. Eğer korumazlarsa o millet, o ülke ondan zarar görecek."
Başbakan'ın bu sözlerinin ışığında, bizim karikatüristlerin daha pek çok uluslararası ödüle hak kazanacaklarını tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok.

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk...
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
İçimizdeki İrlandalı
Çok ilginç tiplerdir "İçimizdeki İrlandalılar...
Fikret BİLA
Artık adam olacak çocuğu okutuyorlar
Milliyet Business ekinin Kayseri özel sayısı ...
Hasan CEMAL
Sabaha karşı!
Gece yarısından sonra saat üç suları. Canlı t...
Güneri CIVAOĞLU
Altın memeler
Mısır ve Kuşadası'nda dünkü patlamalar "terör...
Can DÜNDAR
Provokatörün dönüşü
"-Merhaba abi!"
Abbas GÜÇLÜ
Karma eğitimden vaz mı geçilecek?
Başbakan Erdoğan, Milliyet yazarları ile görü...
Semih İDİZ
Bizimki aile içi kavga
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün başlay...
Mehmet Y. YILMAZ
Ah bu şarkıların gözü kör olsun..
Geçenlerde katıldığım "alaturka" bir davette ...
Hasan PULUR
Adam gibi adamlar da hata yapar...
ARTIK yazabiliriz, okurların "Bu mu senin ada...
Derya SAZAK
Köprüçay'ı kurutmak
Doğa harikası Köprülü Kanyon'a can veren Köpr...
Meral TAMER
Başbakanlık makamı, dava açarak korunmaz
Meğer Vakit gazetesi karikatüristi Kemal Güle...
Ece TEMELKURAN
Erkekleri konuşturmak kolay mı?
Arkadaşlarım dergi çıkarıyor. Adı, İkidebir. ...
Tamer HEPER
Ağaçlar sökülemez
Büromun konumu itibariyle İstiklal Caddesi'nd...
Osman ULAGAY
Geçmişten bugüne 1 Mayıs'ı düşünürken
Aradan 28 yıl geçmiş. Bugün gene 1 Mayıs ve g...
Güngör URAS
Önce Köy Enstitüleri'ni, sonra köy okullarını kapattık
Milliyet gazetesinin, özellikle kızlarımızı h...
Serpil YILMAZ
Kilit adam cezaevinden mektup gönderdi
Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdür Vekili ...

© 2005 Milliyet