|
Erkekleri konuşturmak kolay mı?
Bir röportaj bir insanın çözüldüğü anı görmek için güzeldir. Onu göstermek için... Bir erkeğin çözülüşü bir kadınınkinden çok daha görkemlidir
Arkadaşlarım dergi çıkarıyor. Adı, İkidebir. Zira dergi, iki ayda bir görünecek raflarda. Ama görünmek için de çok debelenmeyecek çünkü "gürültülü" ve "gürültücü" bir dergi değil. Aslına bakılırsa bir tasarım dergisi ama tam da öyle değil. Serin bir tavır dergisi İkidebir. Şöhrete pabuç bırakmayan, çok satayım diye göbeğini çatlatmayan, sokakla ilgili derdi olan, her kapağında mutlaka birinin dil çıkardığı bir dergi. Neyse... Mesele şu ki ben de röportaj yapıyorum bu dergi için; yıllar sonra, tekrar. Naçizane iyi yaptığım bir işti eskiden, yapmıyordum epeydir. İkidebir vesilesiyle yine girdim "röportaj" alemine. Aynı vesileyle röportaj üzerine düşündüm. Röportajın ne olduğu ve ne olabileceği üzerine...
İki kişilik bir ilişki
İkidebir'in geçen sayısında Teoman'la konuştum. Çıkacak yeni sayısında da TV8'de "Dikkat! Şahan Çıkabilir!" programını yapan Şahan Gökbakar'la. Galiba da böyle gidecek; galiba ben hep erkekleri konuşturacağım. Çünkü sanki böylesi daha heyecanlı. Zira erkekler, yetiştirilişleri, belki de doğaları gereği kendi içlerine ilişkin cümle kurmaya o kadar da yatkın değildir. Erkekleri konuşturmak, beraber kendi içlerine doğru inmek kadınlara nazaran daha zordur. Kadınlar, eğer karşılarındakine güvenirlerse kolay konuşurlar. Güven sağlamanın en önemli bölümü ise dinlemektir. Herkes röportaj yapmayı soru sormakla ilgili sanır. Oysa röportaj yapmanın asıl sırrı dinlemektedir! İyi bir dinleyici olmayan kimse röportaj yapamaz. Kadınlarla iyi bir röportaj yaptığınızın işareti ise en geç yarım saat içinde ikinizin de ayaklarınızı altınıza alıp gülüp ağlamaya başlamanızdır. Kadınlarla hakikatler böyle konuşulur ancak. Her neyse...
Sakin sorular
İyi bir röportaj, sadece, soru sorduğunuz insanın daha önce hiç görülmemiş bir yanını gösterebilmek değildir. İyi röportaj, bana sorarsanız, soru sorduğunuz insanın kendisinin de daha önce görmediği bir yanını ortaya çıkartmaktır. Ya da ben öyle olunca seviyorum.
O anda, ilk kez o anda kurulmuş cümleler, konuşanı kekeleten, kendisinin bile öngörmediği şeyleri söyleten röportaj iyidir. Gerisi, herkesin yapabileceği bir şeydir.
Konuştuğunuz kişinin (adamın) sesi, başlangıçtaki sesiyse röportaj bittiğinde, geçmiş olsun! Siz o adamı konuşturamamışsınız demektir. Sesi yükselmiyorsa, birden ayağa kalkıp anlattığı şeye heyecanlanıp sinirlenmiyorsa, birden öne eğilip kollarını oynatmaya başlamıyorsa, yani ilk kurulan sahne hiç bozulmuyor, konuşma boyunca iki kişi de dönüşmüyorsa ortada gerçek bir konuşma yoktur aslında. Sırlardan biri, bütün bunlar olurken dinlemeye ve sakin kalmaya dikkat etmektir kesinlikle.
"İleride kameraları karşıma alıp..."
Şahan, İkidebir'in mayıs sayısı için düzgün düzgün konuşurken, sakin sakin, akıllı akıllı anlatırken, soruların akıntısına kapılıp ayağa kalktı sonunda:
"- Ben lisede hep şöyle derdim: 'İleride çok ünlü olacağım. Çok para kazanacağım. Elli beş yaşında da bütün kameraları karşıma alıp...
- Bir konuşma yapacaksın.
- Arkadaşlar bakın, bu iğrenç ortamınızda, iğrenç televizyonunuzda, iğrenç insanlarla senelerce muhatap oldum. Ben çok fazla para kazandım. Sırf .ötümle sizi güldürdüğüm için. Bana para verdiniz. Ben şu andan itibaren sizin pislik yumağınız içinden çıkıyorum. Ben sizin bok çukurunuzdaki pembe boktum, o yüzden bana para verdiniz. Ben şimdi buradan çıkıyorum. Bir daha da beni çekmeyin, programımı da yarıda bırakıyorum. Haydi gidin şimdi!' Böyle bir konuşma. Gidecekler onlar, ben o kazandığım paralarla bir okul açacağım, insanlara güzel şeyler anlatmaya çalışacağım. Doğaçlama üzerine değişik teknikler, çocuklarla onu çalışacağım. Bütün çocuklara bir bilgisayar, bir araba, bir kat vereceğim. Çocuklar dersi kapalı devre izleyebilecekler, isterlerse derse gelebilecekler. Böyle bir kompleks hayalim var. Yani ben bu piyasaya gireceğim. Kimseye de renk vermeyeceğim. Ondan sonra da çekip çıkacağım bu ortamdan. Ama baktım ki bu ortamın içinde böyle bir söyleme gerek yok!
- Yoksa yer mi yok?
- Yer de yok gerek de yok. Sen yaptığın işle oraya oturuyorsun zaten. Bu hazzı şu yaptığın işle şu anda hissettim. O tatmini hissettim."
Bir röportaj bir insanın çözüldüğü anı görmek için güzeldir. Onu göstermek için... Bir adamın çözülüşü bir kadınınkinden çok daha görkemlidir. Bir kadının çözülüşü bir erkeğin çözülüşünden daha zengindir her zaman... n
ecetem@hotmail.com
|
|