Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 01 Mayıs 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Önce Köy Enstitüleri'ni, sonra köy okullarını kapattık


Milliyet gazetesinin, özellikle kızlarımızı hedef alan "Baba Beni Okula Gönder Kampanyası", herhalde şu veya bu kadar kız ve erkek çocuğumuzun okula gitmesine yardımcı olacaktır. Ama daha da önemlisi, bu kampanya köy çocuklarının eğitim sorunlarının tartışılmasına ve uzun dönemde soruna çözüm arayışına katkıda bulunacaktır.
Biz köy çocuklarının eğitim sorunları diye bir sorunu olduğunu görmezden geliyoruz. Veya umursamıyoruz.
Köy çocukları kızıyla, erkeğiyle nasıl ve nerede eğitim görecek?
Önce "Köy Enstitüleri"ni kapattık. Sonra Cumhuriyet döneminde büyük çabalarla her köyde inşa edilen okulları kapattık. Köy çocukları için "taşımalı eğitim"i başlattık.

20 bin köy okulu boş
Verilen rakamlar doğru ise, bugün 20 bini aşkın köydeki okul binaları boş durumda.
Köyde okul, öğretmen demekti. Köyde okul, "İstiklal Marşı" demekti. Atatürk büstü, Atatürk resmi demekti. Bayrak demekti. Bayram demekti. Milli günlerin törenle kutlanması demekti.
Öğretmen, köyü aydınlatan Atatürkçü önder demekti. Çağdaşlığın temsilcisi demekti.
Şimdi 20 bini aşkın köyde bunlar yok. O köylerde öğretmenin boşluğunu cami hocaları dolduruyor. Cami hocaları da öğretmen kadar saygın kişiler. Ama cami hocasının kitabı Kuran'dır. Öğretmenin kitabı alfabedir. Onun yeri ayrı, bunun yeri ayrıdır.
Geçen hafta Köy Enstitüleri için TBMM'de kabul edilen kanunun 65. yıldönümü kutlandı. Köy Enstitüleri'ni tekrar kurmak imkansız. Ama Köy Enstitüleri'nin ne olduğunu hatırlayarak geçmişten ders almak gerekir.

20 yıllık planlarımız vardı
(1) Köy Enstitüleri, 1935 yılında Büyük Kurultay'da onaylanan "planlı sanayileşme" hareketine paralel "planlı köy kalkınması" arayışlarının ürünüdür.
(2) Köy Enstitüleri, İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'un gerçekleştirdiği "köy etütleri" sonucu ortaya çıkan köy çocuklarının eğitim ihtiyacını karşılamayı hedef alan "20 yıllık bir ana eğitim planı"na dayalı olarak oluşturulan eğitim kurumlarıdır. Bu planda, 1954 yılına kadar öğretmeni, ziraatçısı, koruyucu sağlık elemanı bulunmayan köyün kalmaması öngörülmüştü.

Köylerin çağdaşlaşması
(3) Çifteler ve Kızılçullu'da açılan "köy eğitmeni" kursları, 17 Nisan 1940'ta "Köy Enstitüleri"ne dönüştü. Zamanla sayıları 21'e çıkan enstitülerde köy kızları ve erkekleri, köy çocuklarını eğitecek, köylüye tarım, sağlık konularında yardımcı olabilecek, köylerin çağdaşlaşmasında önderlik edebilecek biçimde yetiştirildi.
(4) 1954 yılında Köy Enstitüleri kapatıldı. Yerlerine "İlköğretmen Okulları" açıldı.

Köyde okul da yok
Köy şartlarına yabancı, köy şartlarına uyum gösteremeyen köy öğretmenliğini zorunlu hizmet olarak gören genç öğretmenler, ne kadar iyi niyetli olur ise olsun köy çocuklarının eğitiminde başarılı olamadı. Köy halkıyla bütünleşemedi. Bütün bunlara rağmen her köyde bir okul var diye seviniyorduk... Şimdi köylerde okul da yok... Öğretmen de yok...
Taşımalı eğitim sistemi işlemiyor. Sistemin düzeltilmesi için ciddi çalışmalar yapılmıyor. "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası, bu konuların gündeme gelmesine, çözüm arayışlarına yardımcı olacak.

guras@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk...
Nasreddin Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
İçimizdeki İrlandalı
Çok ilginç tiplerdir "İçimizdeki İrlandalılar...
Fikret BİLA
Artık adam olacak çocuğu okutuyorlar
Milliyet Business ekinin Kayseri özel sayısı ...
Hasan CEMAL
Sabaha karşı!
Gece yarısından sonra saat üç suları. Canlı t...
Güneri CIVAOĞLU
Altın memeler
Mısır ve Kuşadası'nda dünkü patlamalar "terör...
Can DÜNDAR
Provokatörün dönüşü
"-Merhaba abi!"
Abbas GÜÇLÜ
Karma eğitimden vaz mı geçilecek?
Başbakan Erdoğan, Milliyet yazarları ile görü...
Semih İDİZ
Bizimki aile içi kavga
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün başlay...
Mehmet Y. YILMAZ
Ah bu şarkıların gözü kör olsun..
Geçenlerde katıldığım "alaturka" bir davette ...
Hasan PULUR
Adam gibi adamlar da hata yapar...
ARTIK yazabiliriz, okurların "Bu mu senin ada...
Derya SAZAK
Köprüçay'ı kurutmak
Doğa harikası Köprülü Kanyon'a can veren Köpr...
Meral TAMER
Başbakanlık makamı, dava açarak korunmaz
Meğer Vakit gazetesi karikatüristi Kemal Güle...
Ece TEMELKURAN
Erkekleri konuşturmak kolay mı?
Arkadaşlarım dergi çıkarıyor. Adı, İkidebir. ...
Tamer HEPER
Ağaçlar sökülemez
Büromun konumu itibariyle İstiklal Caddesi'nd...
Osman ULAGAY
Geçmişten bugüne 1 Mayıs'ı düşünürken
Aradan 28 yıl geçmiş. Bugün gene 1 Mayıs ve g...
Güngör URAS
Önce Köy Enstitüleri'ni, sonra köy okullarını kapattık
Milliyet gazetesinin, özellikle kızlarımızı h...
Serpil YILMAZ
Kilit adam cezaevinden mektup gönderdi
Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) Genel Müdür Vekili ...

© 2005 Milliyet