|
 |
|
|
'Dilenci mi, müzisyen mi?'
İlk albümleri yayımlanan The Caravan Band grubunun elemanları, "Sokakta, bizim yaptığımız müzikten haberi olmayanlara ulaşıyoruz. Onlar için sürpriz oluyor" diyor
Yasemin Bay
İki İsrailli, bir Ukraynalı ve bir Türk bir araya geldi. Ortaya bambaşka bir müzik sunan The Caravan Band isimli müzik grubu çıktı. Bir yıl önce kurulan grubun özelliği, sokaklarda müzik yapması. Onlar şu görmeye, alışmaya başladığımız sokak müzisyenlerinden. Özellikle metroyu mesken tutanlardan. The Caravan Band, Kelt ve Ortaçağ müziğini sunuyor dinleyiciye. İsrailli Yuli Grosbaum, Yael Roueff, Ukraynalı Oleg Lisov ve Nevin Yıldırım'dan oluşan grubun ilk albümü "One More Before The Road" Yay Müzik tarafından yayımlandı. Şarkılar birçok kültürün izlerini barındırıyor. En çok Kelt müziği dikkat çekiyor. Albümde bir de Klezmer müziği örneği yer alıyor. Klezmer müziği, 17. yüzyılın Doğu Avrupa'sında Yahudiler tarafından yaratılmış naif bir müzik türü.
Sokakta müzik yapmayı daha çok sevdiklerini vurgulayan Nevin Yıldırım, şunları söylüyor: "Nerede mümkün olursa orada müzik yapıyoruz. Barda ulaşacağınız kitle belli. Sokakta durum farklı. Her türden insana ulaşabiliyoruz. Sokaklarda, yaptığımız müzikten haberi olmayan insanlara ulaşıyoruz. Onlar için sürpriz oluyor."
6 ay metroda müzik yapan The Caravan Band, 3 aydır metroya inemiyor. Nedeni, grup üyelerinden çalışma izni istenmesi.
Yıldırım, "Grubun yabancı elemanlarından niye çalışma izni istendiğini anlayabilmiş değiliz. Bu bir iş değil. Biz maaş almıyoruz. Kültürel bir aktivite sunuyoruz. Dolayısıyla da yaptığımız, 'iş' olarak tanımlanamaz. Birçok insan yaptığımız işi adlandıramıyor. "Bunlar dilenci mi, yoksa müzisyen mi?" diye konuşuyorlar hatta. Ama alıştılar artık, bizi müzisyen olarak kabul ettiler" dedi. Grup üyeleri metroya inemeseler de sokakları boş bırakmamaya kararlı.
|
|
|

|