Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Mayıs 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Başmüzakereci kim?

Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri

Hafta sonu İzmir'de bir dizi toplantıya katılan AB Türkiye Temsilcisi Kretschmer'in onuruna Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) tarafından verilen akşam yemeği ilginç konuşmalara sahne oldu. İzmir'in iş dünyası, medya, sivil toplum ve diplomasi çevrelerinden sınırlı sayıda temsilcinin katıldığı toplantıda, Büyükelçi Kretschmer çok duymak isteyeceğimiz şeyler söylemese de, konuşmasında verdiği ana mesaj çok önemliydi. Bu üslup ülkeler arasındaki ilişkilerde zaman zaman karşı tarafa mesaj verilmek istediğinde diplomasinin kullandığı bir yöntem. Büyükelçi Kopenhag kriterlerine tam olarak uyma ve bunları hayata geçirmenin müzakerelerin başlaması ve başarıyla sürdürülmesinin ön koşulu olduğunu vurguladı. 35 ayrı konuda açılacak dosyaların son ana, yani nihai katılım antlaşmasının imzalanmasına kadar açık kalacağını söyleyen temsilci, Türkiye'deki reform hareketlerinin hız kestiği yolundaki AB izlenimini açık bir biçimde dile getirdi. Kretschmer'in vurguladığı iki konu yargı reformu ve azınlık hakları ile ilgili uyum çalışmalarıydı.
* * *
Bir süredir AB ile ilişkilerde bir soğuma dikkat çekiyor. Başbakan'ın geçen gün Milliyet yazarlarını kabulünde dile getirdiği 17 Aralık'ta Brüksel'de yaşananlarla ilgili kırgınlık içeren duyguları bunda ne kadar etkili oluyor bilmiyorum ama 3 Ekim'e giden süreçte çalışmaların hızlanması gerektiği kesin. 1963 yılından bu yana geçen 42 yılda bu evliliğe talip olan taraf olarak çok sabrettik. Birliğe girmeyi biz istediğimize ve ilk kez böylesine olumlu bir karar elimizde olduğuna göre şimdi üzerimize düşen görevi hızla yapmak zorundayız.
* * *
Başmüzakerecinin henüz belirlenmemiş olması bir hata. Müzakere olgusu bir tür psikolojik savaş. Sabır, konuya hakimiyet, strateji geliştirme ve uygulama, taktik adımlar, yıldırma, samimi yaklaşım, yapıcılık, gerektiğinde masadan kalkabileceğini hissettirme, bu süreçte kullanılan yöntem ve teknikler. Bütün bunlara müzakere ekibinin başkanı ve üyeleri ile psikolojik ve teknik anlamda hazırlanması gerekiyor. Bu nedenle, müzakereci ve 35 dosya için oluşturulacak uzmanlar ordusunun bir an önce belirlenmesi ve kalan altı ay çok sıkı bir hazırlık yapmaları şart.
Ancak, AB ile 3 Ekim sonrasındaki takvim çerçevesinde yapacağımız müzakereler bir barış antlaşması müzakeresi veya bir mütareke değil. Müzakerenin ruhunda olan pazarlıklar burada çok küçük bir paya sahip. Daha çok Türkiye'nin mevzuatının Topluluk müktesebatına entegre edilmesi söz konusu olduğundan zaten pazarlık yapılacak fazla bir şey yok. Harfiyen uymak zorunda olduğumuz bir kurallar, ilkeler ve yasalar bütünü ile karşı karşıyayız. Sadece AB'nin veya bizim için çok hassas olduğunu düşündüğümüz bazı konularda diğer genişlemelerde bazı yeni katılan ülkelere uygulanan süreli ayrıcalıklar veya tavizlerin müzakeresi yapılabilecektir.İşte bu nedenle, dersimize iyi çalışmak ve ne vereceğimizi ne isteyeceğimizi çok iyi belirlemek zorundayız.

ege@milliyet.com.tr



EGE
Emeklilik hakkında her şey
Yol ortasında bir inşaat!
MMO'nun koltuk kampanyası
Rakamların dili
Başmüzakereci kim?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2005 Milliyet