Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Mayıs 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Trafik sorununu çözmek zorundayız


İstanbul'da yaşayıp da trafik sorunundan şikâyet etmeyen insanların da var olduğunu düşünürüm zaman zaman..
TEM'de trafiğin çok sıkışık olduğu günlerde bazen "alternatif" yollar da kullandığım oluyor. TEM boyunca yan yana sıralanmış ve çoğu gecekondulardan oluşan mahalleleri birbirine bağlayan bu "alternatif" yolda seyrederken gözlemlediğim bir "yaşam formu" var..
Sanki bazı insanlar yıllardır oturdukları yeri hiç terk etmemişler gibi gelir bana...
Oturdukları yerden hiç uzaklaşmadıkları için de İstanbul'un bir cehennemi andıran trafiğinde zaman kaybetmezler..

Nereden nereye..
Ama dediğim gibi, bu "bilgi" değil, "gözlem" ve bilgiye dayanmayan her şey gibi yanlış olma olasılığı yüksek...
Bazı "eski karayolcu" ve üniversitelerin ulaştırma ile ilgili kürsülerinde görev yapan öğretim üyelerinin bir araya gelerek oluşturdukları bir çalışma grubunun İstanbul'un trafik sorunu ile ilgili olarak hazırladığı bir raporu okudum geçenlerde. (TCK'nın kurucu genel müdürü Vecdi Diker'in adını taşıyor bu çalışma grubu.)
İstanbul'da 1950 yılında sadece 39 bin otomobil varmış. 2005 yılı başında ise otomobil sayısı 1 milyon 435 bin 125'e ulaşmış... Aynı tarih itibariyle İstanbul trafiğindeki araç sayısı, ticari araçlarla birlikte 2 milyon 50 bin 859 adet.
Şu anda İstanbul'da her bin kişiye 137 otomobil düşüyor. Avrupa'nın gelişmiş kentlerinde bu sayının 450 - 500 civarında olduğunu dikkate alırsak, ülkemizin gelişmesine paralel olarak İstanbul'daki araç sayısının yakın gelecekte bugünkü rakamı üçe katlayacağını söylemek mümkün.
Raporda sabah saatlerinde Boğaziçi Köprüsü ve çevre yollarındaki trafik uzunluğunun Ankara Asfaltı - Gişeler arasında üç şeritte 6 kilometreye ulaştığı da yazılı... Akşam ters yöndeki trafik ise üç şeritte 5 kilometreyi buluyor.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve çevre yollarındaki durum ise daha korkunç. Sabah Asya'dan Avrupa'ya dört şeritte 13 kilometre ve akşam ters yönde, dört şeritte 10 kilometre!

Transit trafik yok
İstanbul'da kitlesel ulaşım araçlarıyla taşınan yolcunun yüzde 91.8'i karayolunu kullanıyor. (Belediye otobüsleri, servis araçları, minibüs, dolmuş, taksi.) Bu da İstanbul yollarının neden bir türlü akmak bilmeyen trafiğe sahne olduğunu gösteren bir başka çarpıcı rakam.
Bir başka ilginç bilgi de çevre yolları üzerindeki trafiğin yüzde 85'inin kent içi ulaşımdan kaynaklanması. Köprü ve çevre yollarındaki trafiğin ancak yüzde 1 - 2'sinin transit trafik olduğu da tespit edilmiş ki bu da "Boğaz'ı transit geçen trafik için bir köprü daha yapalım"cıları üzecek bir bilgi..

3. köprü ne getirir?
Vecdi Diker Çalışma Grubu'nun raporu, trafiği rahatlatmak için bir üçüncü köprü geçişinin yapılmasının gerekli olduğunu söylüyor. Aynı zamanda raylı geçişe de izin veren bir üçüncü köprü!
Ancak yine aynı raporda daha önce yapılan iki köprünün kentsel gelişimi nasıl etkilediği de şöyle açıklanmış:
- Ekim 1973'te hizmete giren Boğaziçi Köprüsü kentteki mekânsal yapıyı en hızlı değiştiren unsur olmuş, birinci çevre yolu kent içi ulaşım ağının omurgası haline gelmiş.
- Temmuz 1988'de hizmete giren Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve çevre yolları, kenti kuzeyden çevreleyecek olan bir kuşak olarak düşünülmüşken bunda başarılı olunamamış ve kısa süre sonra yerleşmeler bu aksın kuzeyine sıçrayarak her iki yakada da kent kuzeye, orman ve su havzalarına doğru yayılmaya başlamış...
Rapor, ikinci çevre yolu civarındaki yapılaşmaların önemli bölümünün "kaçak yapılaşma" olduğuna da dikkat çekiyor.

Boşa geçen saatler
Uzmanların hazırladığı rapor bu. Eminim, "köprü karşıtı" başka uzmanlar da aynı verilerden yola çıkarak bir üçüncü köprüye ihtiyaç olmadığını söyleyeceklerdir.
Kim haklı, bilgim bunu ayırt etmeye yeterli değil. Bildiğim tek şey şu: Günde en az iki saatim İstanbul trafiğinde geçiyor ve bunu çözmek zorundayız.
Trafik sıkışıklıklarından yılda 350 milyon doları benzine harcadığımız yetmiyormuş gibi, 213 milyon saati (yıl / işgücü) sırf bu tıkanıklık yüzünden boşa harcıyoruz..

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Blair, ekonomi, sağ ve sol
İNGİLİZ seçimlerini Tony Blair kazandı! Muhaf...
Çetin ALTAN
Kapitalizmde "sömürü"den, "piyasaları genişletme" dönemine...
Evrensel kapitalizmin gözleri, yavaş yavaş Tü...
Melih AŞIK
Abesle iştigal...
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder"in iki gün...
Fikret BİLA
İngiltere üzerinden tebligat
Rum yönetiminin KKTC'de, Güney'den pasaport a...
Hasan CEMAL
Erdoğan'dan çok Gül'ün adı var
Konya nasıl bir kale ise Kayseri de öyle. Bir...
Güneri CIVAOĞLU
Türk diasporası
Almanya'da kayıtlı Ermeni sayısı 12 bin. Oy k...
Abbas GÜÇLÜ
Kars model kent olma yolunda
Türkiye, enteresan bir ülke. Kars'ta adeta şo...
Hurşit GÜNEŞ
Merkez kotasyon indirmeli mi?
Piyasalarda Merkez Bankası'nın (MB) faiz oran...
Sami KOHEN
Kuzey cephesinde yeni "bir şey" var...
IRAK'ta seçimlerin gerçekleşmesi ve yeni hükü...
Mehmet Y. YILMAZ
Trafik sorununu çözmek zorundayız
İstanbul'da yaşayıp da trafik sorunundan şikâ...
Faik ÖZTRAK
Yurtdışında yerleşiklerin DİBS iştahı
Konsolide bütçenin borç stokunun GSMH içindek...
Hasan PULUR
İsviçre savcısı ve saat kaçakçısı...
DÜNKÜ yazımızın sonunda, İsviçre'nin, bizim T...
Derya SAZAK
Blair ve yeni sol
İngiltere'de seçimin galibi, üçüncü kez Tony ...
Meral TAMER
Ambleme her tık, 1 kızın günlük harçlığı olsun
Dün sabahın ilk saatlerini Karslı genç kızlar...
Ece TEMELKURAN
Esin gürleyin efendiler!
İzlememiş olanlar, futbolla ilgili olmayanlar...
Güngör URAS
'Orjin'den 250 milyon dolarlık yatırım
Orjin Grup küçük bir konfeksiyon atölyesiydi....
Serpil YILMAZ
Şansölye'den "Win Win" (*)
Son bir yıl içinde ikinci kez bu alkışları du...
M. Ali BİRAND
Schroder, tek kelimeyle muhteşemdi
Türkiye'de birşeyler oluyor, ancak biz farkın...

© 2005 Milliyet